Terör örgütü elebaşı Apo'nun yeniden yargılanması kararını veren AİHM, bugün de Türkiye'deki başörtüsü yasağına ilişkin kararını açıklayacak. AKP iktidarı ise başörtüsü yasağının üniversitelerde devamı için AİHM'de savunma yapacak!!!
*Başörtüsü yasağını savunacak
AİHM, Abdullah Öcalan'la ilgili kararının ardından Türkiye'deki 'başörtüsü' tartışmalarını etkileyebilecek bir karar verecek. AİHM'de bir çeşit temyiz mahkemesi olarak görev yapan Büyük Daire, başörtüsü taktığı için okuduğu üniversiteden ilişiği kesilen Leyla Şahin davasına ilişkin 'kritik' bir duruşma yapacak. Halkın başörtüsü yasağını ortadan kaldırması için iktidara taşıdığı AKP hükümeti ise duruşmada başörtüsü yasağı lehine savunma yapacak.
*AİHM'nin Türkiye stratejisi
Büyük Daire'nin kararı ise şimdiden belli... Mahkeme, Türkiye'de üniversitelerde uygulanan başörtüsü yasağını haklı bulacak. Bu karar aslında bir siyasi mahkeme olan AİHM'nin duruşunu da açığa vuruyor. AİHM, başörtüsü konusunda olduğu gibi Türk halkını birleştirip bütünleştirecek davalarda, 'menfi yönde yani devlet lehinde karar' alıyor; teröristbaşı Öcalan'ın yargılanmasında olduğu gibi Türkiye'yi bölecek meselelerde ise sanık lehine bir tutum sergiliyor.
*AİHM'de başörtüsü karşıtı
Başörtüsü yasağı nedeniyle okuduğu İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden 1998 yılından ayrılmak zorunda kalan Leyla Şahin'in, aynı yıl AİHM'e yaptığı başvuru üzerine açılan dava, 29 Haziran 2004'te tamamlanmıştı. Davaya bakan AİHM, Şahin'in öne sürdüğünün aksine 'başörtüsü yasağı'nın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne ilişkin 9'uncu Maddesini ihlal etmediğini oybirliğiyle kararlaştırmıştı. Aynı mahkeme, 30 bin kişinin katili Öcalan lehine karar almıştı. Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Erimhan, İstanbul İl Bşakanı Fuat Şengül ve Fatih İlçe Başkanı Rafet Sakoğlu, AİHM'nin teröristbaşı Apo hakkında verdiği karar üzerine Şehit Aileleri Dayanışma ve Sosyal Yardımlaşma Derneği'ni (ŞAD-DER) ziyaret ederek, Genel Başkan Şencan Bayramoğlu, Başkan Yardımcısı Ali Ergür ve Genel Sekreter Halil Gürhan ile görüştüler. Hedef Apo'yu serbest bıraktırmakAhmet Erimhan ve Fuat Şengül, burada yaptıkları ortak basın açıklamasında AİHM'nin aldığı kararın hedefinin Türkiye'yi bölmek olduğunu ifade ettiler. AİHM'nin "Apo'yu yeniden yargılayın" emrinin Türkiye'nin coğrafi ve millet bütünlüğü açısından bir kavşak noktası olduğunu belirten Erihman ve Şengül şöyle devam ettiler: "Türkiye'nin bu karara direnmemesi, AİHM'e teslim olması bu ülkeyi böler, bu ülkeyi parçalar. Çünkü Batı'ya aklını ve kalbini teslim etmiş, hangi aydın ve siyasetçi neyi söylerse söylesin bu basit bir 'hukuk kararı' değildir. Bu bir siyasal karardır. En önemlisi bu karar 'Apo'yu yeniden yargılayın' temelinde ve arka planında Türkiye'nin geleceğini yargılama kararıdır. Dolayısıyla kimi çevrelerin ifade ettiği gibi 'Apo yargılansın, nasıl olsa aynı mahkûmiyeti alır' demek bir yalan ve aldatmacadır. Çünkü bu bir süreçtir. Apo'yu yeniden yargılayarak Avrupa, ne zaman sona ereceğini kendisinin bileceği bir Demokles'in Kılıcını elinde tutacak, bazen ekonomik istikrar, bazen turizm, bazen güvenlik, bazen de 'AB bir medeniyet projesidir' diyerek, Apo'yu serbest bıraktıracaktır. Bunun nasıl olacağının adını da zaten aynı adres çoktan ortaya koymuştur. Apo'nun affedilmesine dönük olarak çeşitli Avrupa organlarından çıkmış 10'larca karar vardır. Hatta Avrupa ne PKK'yı, ne de Apo'yu terör örgütü ve terörist olarak görmemiştir. Şimdi bu zincire AİHM ile bir altın halka eklenmektedir."AKP iktidarının tutumundaki vahametBu yolun sonunun Apo'nun affı ve siyasal bir aktöre dönüştürülmesi olduğunu söyleyen Erimhan ve Şengül, meselenin daha vahim tarafının mevcut iktidarın tutumu olduğunu belirterek şöyle dediler: " 'Bu karar yargının hükmüdür, ne yapalım?' diyen hükümet aslında bugün bu sonucu görmüş, bu yalana hazırlanmış bir hükümettir. AB uyum paketleri ve Anayasa'nın 90. Maddesini Mayıs 2004'te değiştirerek, AİHM'ni Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülemeyecek bir 'norm' haline getiren bu iktidar değil midir? Bu gün hükümetin AB sevdası nedeniyle ortaya çıkan 90. Madde nedeniyle bu ülkenin elleri bağlanmış, geleceği teslim alınmamış mıdır? Bu şartlar altında bu ülkenin şehidine, askerine, doğusundan batısına insanına, bugününe, geleceğine sahip bir milli iktidar ihtiyacı her zamankinden daha güncel ve daha kaçınılmazdır. Bugün Apo'yu teslim edecek Türkiye, yarın ülkesini de aynı adrese teslim edecektir. Hepimiz biliyoruz ki bu ülke yargısı, Apo'yu Avrupa'nın rüyasında dahi göremeyeceği bir şeffaflık ve hukuksal düzen içinde yargılamıştır. Aynı AB ülkelerinin konu kendileri için terörizm olursa, hukuku nasıl askıya aldıklarını çok iyi biliyoruz. Mesela İngiltere'de terör yargılaması için gözaltına alma süresi 'sınırsızdır.' Bu şartlar altında bizden neyin talep edildiğini bilmezden gelmek ancak ayri-millî bir iktidarın icraatı olur."Çözüm, AB'ye 'hayır!' demekten geçiyorAİHM'nin kararı ile ilgili işin samimiyet testinin acı da olsa "iktidarın bugün Apo'yu terörist olarak görüp görmemesi"nde yattığını söyleyen Erimhan ve Şengül, basın açıklamasını şöyle bitirdiler: "Hatırlatalım ki AB, Apo'yu terörist olarak görmüyor. Bu şartlar altında şehitlerimizin bedduasını almak istemiyorsak AB'ye 'hayır!' demeliyiz. Çünkü bütün bu yalana teslim anlayışı, şehidimizi, gazimizi ve onların en yakınlarını kavuran ateşi, AB yakmaktadır. Bu işin ilacı, elimizin tersiyle AB'ye 'evine dön marş marş' demektir. Herkes emin olmalı ki medeniyetler kurmuş bu millet Batısız, AB'siz, binlerce yıl yaşadığı gibi bugün de yaşayabilir. AB ile yaşayamayacağımız ise her halde ve bu şartlarda bütün çıplaklığıyla ortadadır, açıktır."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.