Akıncı: Rumlarla çözüm zor!
7-11 Kasım'da Mont Pelerin'de yapılan zirvede kararlaştırılan 1 haftalık aranın ardından 20-21 Kasım'da devam edecek görüşmelere katılmak için İsviçre'ye gitmeden önce açıklamalarda bulunan KKTC lideri Akıncı, "Rum tarafından gelen haberler, 20 Kasım sabahı karşılaşacağımız tutumla ilgili bende endişeler yaratmış bulunmaktadır" dedi.
19.11.2016 00:00:00
KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, İsviçre'nin Mont Pelerin kasabasında 7-11 Kasım'da yapılan zirvede iyi niyetli ve yapıcı hareket ettiklerini belirterek, şimdi olumlu adım atma sırasının Rum tarafında olduğunu belirtti.
Akıncı, İsviçre'ye gitmek üzere İstanbul'a hareket etmeden önce, Ercan Havaalanı'nda basına açıklamalarda bulundu. 20-21 Kasım'da kaldığımız yerden devam etmek üzere Mont Pelerin'de olacağız" diyen Cumhurbaşkanı sözlerini şöyle sürdürdü: "Varılan mutabakat gereği, bir haftalık aranın ardından, iki gün devam edecek zirvede görüşme formatı ve konu sıralamalarında bir değişiklik yoktur. Mont Pelerin zirvesinde Kıbrıs Türk tarafı olarak yaratıcı öneri ve olumlu yaklaşımlarla çözüm sürecine yaptığımız katkı, tüm taraflarca net bir şekilde görüldü ve son derece olumlu bir şekilde dile getirildi. Şimdi sıra, Kıbrıs Rum tarafının da olumlu adım atmasına gelmiştir. Bir haftalık aranın Sayın Anastisiadis'in Kıbrıs Rum tarafının artık güncelliğini ve günümüz gerçekleri karşısında inandırıcılığını yitiren geleneksel çizgisini, gerçekçi, akılcı makuliyet ve hakkaniyet çerçevesinde güncellemesi için yeterli olup olmadığını 20 Kasım'da masaya oturduğumuzda göreceğiz. Beklentimiz, gerçekçi, akılcı, makul ve adil bir yaklaşımdır."
Rumlar umut vermiyor
"1 haftalık aranın sonucunu 20 Kasım sabahı göreceğiz" şeklinde konuşan Akıncı, halka her zaman gerçekleri söylediğini, şimdi de bunu yaptığını; dönüşte de aynısını yapacağının altını çizdi. Akıncı açıklamalarına şu şekilde devam etti: "Bu çerçevede belirtmem gerekir ki, bu bir haftalık arada, Kıbrıs Rum tarafı ile Yunanistan'dan gelen haberler bende, maalesef 20 Kasım sabahı karşılaşacağımız tutumla ilgili endişeler yaratmış bulunmaktadır. Gelen haberler, beşli, ya da onların tanımı ile çok taraflı toplantının, 2016 sonu hedefi ile uyumlu olarak birkaç hafta sonrasına değil, daha ileri bir tarihe, yani 2017'ye atılması arzusunu açığa vurmaktadır. 5'li konferansa sadece güvenlik ve garanti konularını bırakmayı ve üstelik daha konferans toplanmadan şimdiden arzu ettikleri sonucun peşinen kabul edilmesini beklemektedirler. Böyle bir müzakere süreci olmaz. Mont Pelerin'deki iki günlük çalışma olumlu sonuç verirse, 3-4 hafta içinde 5'li konferansa gidilmeli, Bürgenstock tipi bir formatta, tüm başlıklarda, artık sayısı azalmış bulunan çözüm bekleyen konular paralel olarak ele alınmalı ve sonuçlandırılmalıdır. 4 başlıkta kalan bazı konular, toprakla haritanın son şekli ve güvenlik-garanti konuları farklı masalarda bu çerçevede görüşülüp bitirilmelidir. Bunun dışındaki yaklaşımlar, bizi çözüme götüremez. Elde edilen ilerlemelerin somut bir sonuca, bir çözüme dönüşmesi, en başta tarafların vardıkları mutabakatlara uygun çalışmalarına bağlıdır. Varılan mutabakatların dışına çıkılıp yeni senaryolar, yeni dayatmalar yapılması Kıbrıs'ı çözüme değil, çözümsüzlüğe mahkum eder."
Akıncı, İsviçre'ye gitmek üzere İstanbul'a hareket etmeden önce, Ercan Havaalanı'nda basına açıklamalarda bulundu. 20-21 Kasım'da kaldığımız yerden devam etmek üzere Mont Pelerin'de olacağız" diyen Cumhurbaşkanı sözlerini şöyle sürdürdü: "Varılan mutabakat gereği, bir haftalık aranın ardından, iki gün devam edecek zirvede görüşme formatı ve konu sıralamalarında bir değişiklik yoktur. Mont Pelerin zirvesinde Kıbrıs Türk tarafı olarak yaratıcı öneri ve olumlu yaklaşımlarla çözüm sürecine yaptığımız katkı, tüm taraflarca net bir şekilde görüldü ve son derece olumlu bir şekilde dile getirildi. Şimdi sıra, Kıbrıs Rum tarafının da olumlu adım atmasına gelmiştir. Bir haftalık aranın Sayın Anastisiadis'in Kıbrıs Rum tarafının artık güncelliğini ve günümüz gerçekleri karşısında inandırıcılığını yitiren geleneksel çizgisini, gerçekçi, akılcı makuliyet ve hakkaniyet çerçevesinde güncellemesi için yeterli olup olmadığını 20 Kasım'da masaya oturduğumuzda göreceğiz. Beklentimiz, gerçekçi, akılcı, makul ve adil bir yaklaşımdır."
Rumlar umut vermiyor
"1 haftalık aranın sonucunu 20 Kasım sabahı göreceğiz" şeklinde konuşan Akıncı, halka her zaman gerçekleri söylediğini, şimdi de bunu yaptığını; dönüşte de aynısını yapacağının altını çizdi. Akıncı açıklamalarına şu şekilde devam etti: "Bu çerçevede belirtmem gerekir ki, bu bir haftalık arada, Kıbrıs Rum tarafı ile Yunanistan'dan gelen haberler bende, maalesef 20 Kasım sabahı karşılaşacağımız tutumla ilgili endişeler yaratmış bulunmaktadır. Gelen haberler, beşli, ya da onların tanımı ile çok taraflı toplantının, 2016 sonu hedefi ile uyumlu olarak birkaç hafta sonrasına değil, daha ileri bir tarihe, yani 2017'ye atılması arzusunu açığa vurmaktadır. 5'li konferansa sadece güvenlik ve garanti konularını bırakmayı ve üstelik daha konferans toplanmadan şimdiden arzu ettikleri sonucun peşinen kabul edilmesini beklemektedirler. Böyle bir müzakere süreci olmaz. Mont Pelerin'deki iki günlük çalışma olumlu sonuç verirse, 3-4 hafta içinde 5'li konferansa gidilmeli, Bürgenstock tipi bir formatta, tüm başlıklarda, artık sayısı azalmış bulunan çözüm bekleyen konular paralel olarak ele alınmalı ve sonuçlandırılmalıdır. 4 başlıkta kalan bazı konular, toprakla haritanın son şekli ve güvenlik-garanti konuları farklı masalarda bu çerçevede görüşülüp bitirilmelidir. Bunun dışındaki yaklaşımlar, bizi çözüme götüremez. Elde edilen ilerlemelerin somut bir sonuca, bir çözüme dönüşmesi, en başta tarafların vardıkları mutabakatlara uygun çalışmalarına bağlıdır. Varılan mutabakatların dışına çıkılıp yeni senaryolar, yeni dayatmalar yapılması Kıbrıs'ı çözüme değil, çözümsüzlüğe mahkum eder."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.