Çevrendeki şaşkınların sözüne aldırış etme... Onlar mutlaka önünde baş eğecektir. Yeter ki, sen, özüne ilahi varlıktan bir kırıntı olsun, yerleştirmesin! hilesin... işte o zaman elbette sana şöyle diyecekler :- "Allah'a kasem ederiz ki, Allah. seni bizden üstün kıldı..." (12/91) O rahmet denizine daldıktan sonra elde ettiğin herşey; teker teker, birer hazinedir... Anlattıklarımız, o daldığın denizin bir damlası dahi sayılmaz...Rüya tabiri ilmi dahil, bütün bilgilerin hazine anahtarı sana teslim edilir... O zaman kim ne derse desin, sen kendini bilirsin... Artık haline aşinasın... Beka makamına erdiğin için, halinden memnun insanların tavrım takınırsın... Artık başka isteyeceğin bir şey de olmadığı için şu duayı yapmaya başlarsın :- "Rabbim, bana mülk verdin... Bana rüyaların tabirim de bellettin... Yerin ve semaların yaratacısı sensin... Dünya ve ahirette benim de sahibim sensin... Beni müslüman olarak oldur... Ve beni salihlere kat..." (12/101)Cenab-ı Hak cümlemize işin sözünü değil, halini nasib eylesin... Çünkü bu yolda söz değil hal ararlar... Çünkü bu yolda nice yolcular, işi sözle bitirmek istediği için helak oldular... Allah korusun. Amin!... Bu dünya hayatı, aldatıcı ve kandırıcı bir seraptan ibarettir. Buna kanmak ve aldanmak saadet alameti sayılır mı?... Elbette sayılmaz... Cenab-ı Hak, bizi ayıktırmak ve bu durumu anlatmak için şöyle buyurdu:- "Siz. ahiret hayatından geçip dünya hayatına razımı oldunuz?..." (9/38)Bu ilahî kelamın anlatmak istediği manayı anlamak için, hiç kalb kulağını açmadın mı?... Neden açmazsın ki?... Açmayı düşünmüyor musun?...Sonra bu aleme dalıp giderken ve kalbine, Hak kelamına karşı perde gererken, şu ilahî kelamın tehdidi seni hiç mi korkutmuyor?... Dinle, ne buyruyor; anlamaya çalış:- "Bu dünyada ama olan, ahirette dahi ama olur..." (17/72)Kalb gözünü aç... Hak Taala'nın bizi ayıktırmak için, gönderdiği Ayet i Kerimelerin ışığı altında yolları bulmaya bak. .- "İnsanların hesap verme zamanı yaklaştı; halbuki onlar gaflette..." (21/1)Bu Ayet-i Kerimedeki son tehdit seni sarsmıyor mu?... Neden anlattığı manayı anlamaya yanaşmaz oluyorsun...Burası bir ekim yeridir. Burada ekilen, orada; yani öbür alemde biçilecek. Dünyada olduğu gibi, önce ekim işi; biçilmesi sonraya... Ahiret işilerinin bazılarından örnek al... Allah saklasın; sonra öbür alemde herkes sevap devşilirken, sen eli boşlardan olursun... Sanırım ki, şu Ayet-i Kerime sana bu mevzuda bireyler anlatmak için yeter:- "Ahiret ekinini isteyenin işine bereket veririz... Artını dünya ekinini isteyene de veririz; ama ahirette birşey beklemesin... Orada artık nasibi yoktur..." (42/10)Bu Ayet-i Kerimenin ihtarı sana birşey hatırlatmıyor mu?...Düşün ki, buradan öbür aleme göndereceğin bir iyilik için, on kattan yedi yüz kata kadar sevap al acarsın. Düşün ve ayık...
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.