ABD PKK konusunda göz boyamaya devam ediyor. Nitekim PKK'ya yönelik ortak operasyon haberi de bu amaca yönelik. Semih Ýdiz analiz ediyor Washington Post gazetesi yazarı Robert Novak'ın, ABD'nin Türkiye ile PKK'ya karşı bir operasyon hazırlığında olduğuna ilişkin haberi farklı senaryoları gündeme getiriyor. Her şeyden önce bu haber gerçekten sızdırıldı mı, yoksa belli bir oyun planının parçası mı, belli değil.Novak, bu haberi kendisine bir Kongre üyesinin sızdırdığını, böyle bir operasyona engel olduğu için de memnun olduğunu söylemiş. Peki bu sözler yukarıdaki sorumuzu yanıtlıyor mu? Bize göre bu sorunun yanıtı hâlâ havada. Haberle ilgili bizdeki yorumlar genelde ilk seçenek üzerinde yoğunlaştı. Yani, ABD Kongresi'nin bazı üyeleri, bu operasyona karşı oldukları için bunu sızdırdılar. Böylece ortak operasyonun gerçekleşmesi suya düştü. Senaryo mu kurgulandı?Ancak diğer bir görüşe göre, özellikle teröristlerin elinde Amerikan silahlarının bulunmasından sonra PKK konusunda iyice mahcup olan Washington yönetimi, çıkış yolu olarak böyle bir senaryoyu kurguladı.Buna göre Pentagon'un üçüncü en kıdemlı şahsiyeti ve eski Ankara Büyükelçisi Eric Edelman, "sızacağını bile bile" Kongre üyelerine bu konuda bir brifing verdi. Güdülen amaç ise Ankara'ya, "Size tam yardım edecektik ki, birileri oyunu bozdu" diyebilmekti.Bu elbette ki "komplo teorisi" sınıfına giren bir açıklamadır. Ancak, Novak'ın haberine göre, Edelman, Kongre üyelerine "Türkiye'ye yardım ettiğimiz ortaya çıkarsa bunu reddedeceğiz" türünden bir şeyler de söylemiş. Bu gerçekten söylendiyse o zaman ortam "komplo teorileri" için zaten müsait bir hale getirilmiş oluyor.Ortada bir şeyler dönüyorİşin diğer ucunda da tabii ki Ankara var. Türkiye ile "ortak operasyon" hazırlanıyorsa bu konudaki bilgilerin herhalde Ankara'da da olması gerekiyor. Oysa, Ankara'daki hava pek böyle değil. Bununla ilgili soruları yanıtlayan Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Ergin Saygun'un "(Haberi) okudum, ama gerçekten öyle mi?" diyerek konuya temkinli yaklaşması ise kuşkuları körükler nitelikte. Bu işin gerçeğini de herhalde yakın bir tarihte öğrenemeyeceğiz. Fakat, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü'nün, Washington Post haberini ne doğrulaması, ne de yalanlaması, aksine topu Pentagon'a atması, yine de "bir şeylerin döndüğünü" ortaya koyuyor. Bugüne kadar yaşananlar ise Türkiye'nin Kuzey Irak'a girmesini istemeyen ABD'nin oyalama taktiğiyle zamana karşı oynadığını gösteriyor. Hal böyle olunca, Novak'ın haberinin Ankara'da "kuşku"yla karşılanması da kaçınılmaz oluyor. Çaresizliğin ifadesiIrak'taki gelişmeler ABD açısından kontrol edilemez hale geldi. Son olarak Washington'un Irak ordusuna verdiği 190 bin silahın akıbetinin bilinmemesi ise ayrı bir skandal.Ne yapacağını, bu işten nasıl sıyrılacağını bilemeyen Bush yönetiminin, bir yandan "müttefiki" Türkiye'yi hoş tutmaya, diğer yandan ise işbirliği yaptığı Kürtleri kızdırmamaya çalıştığı ortada. Hal böyle olunca, yukarıda sözünü ettiğimiz türden yollara tevessül etmesi akıllara o kadar da mantıksız gelmiyor. Kısacası, Novak'ın haberini büyük bir açmaz karşısında giderek büyüyen bir çaresizliğin ifadesi olarak kabul etmek de mümkün.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.