ABD, AB ve Fransa'dan Rusya'yı hedef alan sert açıklamalar
Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, Rus muhalif Aleksey Navalnıy'ın hapiste iken hayatını kaybetmesi durumunda bunun Moskova'ya karşı sonuçları olacağını söyledi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da uluslararası toplumun Rusya'ya karşı kırmızı çizgilerini net bir şekilde çizmesi gerektiğini belirtti





Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, Rus muhalif Aleksey Navalnıy'ın hapiste iken hayatını kaybetmesi durumunda bunun Moskova'ya karşı sonuçları olacağını söyledi.
CNN'de yayımlanan "State of the Union" programına konuşan Sullivan, ABD-Rusya ilişkilerini ve Navalnıy'ın durumunu değerlendirdi.
Sullivan, Rus muhalif Navalnıy'ın bozulan sağlık durumuna ilişkin gelişmeleri endişeyle izlediklerini belirterek, "Bay Navalnıy'ın hapisteyken başına geleceklerden kendilerinin sorumlu olduğunu Rus hükümetine ilettik ve Rusya uluslararası toplum tarafından sorumlu tutulacaktır." değerlendirmesinde bulundu.
"Eğer Bay Navalnıy ölürse bunun sonuçlarının olacağını kendilerine söyledik." diyen Sullivan, Moskova'ya karşı ne gibi adımlar atacaklarını şu anda kamuoyu önünde tartışmayacağını ancak böyle bir durumun gerçekleşmesi halinde bunun net bir şekilde ortaya konacağını ifade etti.
Cezaevinde açlık grevine başladığı belirtilen Navalnıy'ın böbrek yetmezliği sorunuyla karşı karşıya kaldığı yönündeki haberler Amerikan medyasına yansımıştı.
ABD yönetimi, daha önceki pek çok açıklamasında da Navalnıy'ın sağlığından Rus hükümetinin sorumlu olduğunu dile getirmiş ve bu konuda gereken adımları atacağı mesajını vermişti.
AB'den açıklama
Avrupa Birliği (AB), cezaevindeki Rus muhalif Aleksey Navalnıy'ın sağlık durumunun kötüleştiğini belirtti, Rus makamlarının, Navalnıy'ın güvendiği doktorlarca tedavisine izin vermesini istedi.
AB adına açıklama yapan AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Navalnıy'ın sağlık durumundan endişe duyduklarını ifade etti.
Borrell, "Rus makamlarına Navalnıy'ın güvendiği sağlık profesyonellerine erişimine acilen izin vermesi çağrısında bulunuyoruz. Rum makamları, Navalnıy'ın cezaevindeki güvenliği ve sağlığından sorumludur." ifadesini kullandı.
Navalnıy'ın serbest bırakılması için AB'nin çağrılarını yineleyen Borrell, Rus muhalifin tutukluluğunun Rusya'nın muhalefete, sivil topluma ve özgür seslere daha az alan tanımasının bir örneğini teşkil ettiğini belirtti.
Borrell, konunun pazartesi günü yapılacak AB dışişleri bakanları toplantısında tekrar ele alınacağını kaydetti.
Rus muhalif Aleksey Navalnıy, bulunduğu hapishanede tıbbi yardım talebinin reddedilmesini gerekçe göstererek açlık grevine başladığını duyurmuştu.
Moskova Şehir Mahkemesi, 2 Şubat'ta Navalnıy'ın geçmişte yolsuzluk davası sonucunda verilen 3,5 yıllık ertelenmiş hapis cezasını, evde geçirdiği cezayı da hesaplayarak 2,5 yıllık hapis cezasına çevirmiş, Navalnıy cezaevine konulmuştu.
Macron da Rusya'yı hedef aldı
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, uluslararası toplumun Rusya'ya karşı kırmızı çizgilerini net bir şekilde çizmesi gerektiğini belirtti.
Macron, Amerikan CBS kanalında Margaret Brennan'a verdiği mülakatta son dönemde gerilen Batı-Rusya ilişkilerini değerlendirdi.
Ukrayna'nın doğusunda ve Kırım'da artan gerginliğe işaret eden Macron, Rusya'yı caydırmak için sadece yaptırımların yeterli olmayabileceğini kaydetti.
Macron, "Rusya'ya ilişkin kırmızı çizgilerimizi net bir şekilde çizmeliyiz. Güvenilir olmanın tek yolu bu. Yaptırımlar tek başına yeterli değil, ancak yaptırımlar bir paketin parçasıdır." ifadesini kullandı. Macron, yapıcı diyalogu tercih ettiğini, ancak bunun için önce güvenilirliğe sahip olmaları gerektiğini bildirdi.
ABD Başkanı Joe Biden ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasındaki muhtemel bir görüşmeyi desteklediğini de ifade eden Macron, diyalogu her zaman önemsediğini belirtti.
2013'te dönemin ABD Başkanı Barack Obama'nın Suriye'de kimyasal silah kullanılmaması konusundaki kırmızı çizgisinin Beşşar Esed tarafından çiğnenmesinin ardından uluslararası toplumun seyirci kaldığını vurgulayan Macron, bunun Putin'i güçlendirdiğini savundu.
Macron ayrıca, Moskova'nın başta ABD olmak üzere demokratik ülkelerin seçimlerine müdahale girişimlerini kesinlikle tasdik etmediklerinin altını çizdi.
ABD yönetimi, 2020 başkanlık seçimlerine müdahale girişiminde bulunduğu gerekçesiyle Rusya'ya bir dizi yaptırım uygulamış ve siber saldırılarla ilintili 10 Rus diplomatı ABD'den sınır dışı etmişti.