Mukaddes topraklarda vefat eden Türk hacı adayı sayısı da 14'ü buldu
Türk hacı adaylarının kestiği kurbanlardan 30 bini, Türkiye'deki afetzede vatandaşlara verilecek. Bu arada, mukaddes topraklarda vefat eden Türk hacı adayı sayısı da 14'ü buldu.
Bu yıl Türkiye'den 89 bin kişi mübarek beldelere geliyor. Bunlardan 51 bin hacı adayı, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın organizasyonunda, 38 bin hacı adayı ise A grubu seyahat acentalarının uhdesinde hacı olacaklar. Türkiye'den ilk kafile 27 Ocak tarihinde Medine'ye geldi. Son kafile ise 16 Şubat'ta Mekke-i Mükerreme'de olacak. Her kafile takriben 250 kişiden oluşuyor. 219 kafileden 109'u hac öncesi, 110'u ise hacdan sonra Medine-i Münevvere'yi ziyaret edecekler.
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın İslam Kalkınma Bankası ile yaptığı anlaşmaya göre, Türk hacı adaylarının kestiği kurbanlardan 30 bini Türkiye'ye yollanacak. Bu etler, sosyal yardımlaşma vakıflarının tespit ettiği kişilere dağıtılacak. Bunlar öncelikle, sel ve zelzele afetlerinden zarar gören vatandaşlarımız olacak.
14 kişi vefat ettiMekke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere'de hayatını kaybederek defnedilen 14 Türk hacı adayının isimleri şunlar: Mehmet Karabacak - İstanbul, Zeytun Ayhan - İstanbul, Hasan Çınar - Adana, Hüseyin Kılıç - Adana, Abdülgani İnce - Diyarbakır, Sabahattin Ergen - Diyarbakır, Emine Ayrı - Diyarbakır, Osman Türkdönmez - Samsun, İzzet Çuhadar - Samsun, İsmail Hakkı Aydın - Erzincan, Adil Şeker - Fransa, Ayşe Sıddıka Demirata - İzmir, Tahir Polat- Erzurum ve Saadet Kanal - Gaziantep. Medine-i Münevvere'deki hacı adayları, Peygamberimiz Hazret-i Muhammed'in mübarek Ravza'sını defalarca ziyaret edip, 'Şefaat ya Resulallah' diye yalvardılar. Günlerini Hazret-i Osman, Hazret-i Fatıma, Cafer-i Sadık hazretleri gibi zirve şahsiyetlerin yattığı Baki Kabristanı'nı, Kuba Mescidi'ni, Uhud Şehitliği'nde yatan Hazret-i Hamza'yı ve Mus'ab bin Umeyr'i (radıyallahü anhüm), Kıbleteyn Camii'ni ve Hendek Savaşı'nın geçtiği alandaki Mescid-i Seba'yı (Yedi Mescidi) ziyaret ederek geçiriyorlar.
Mekke-i Mükerreme'ye vasıl olan müminler ise, mümkün mertebe namazlarını Mescid-i Haram'da kılmaya çalışıyor, büyük bir aşk ile Kabe-i Muazzama'yı tavaf ediyorlar. Kalan vakitlerinde Safa ve Merve tepelerini, Cebel-i Nur'u (Hira Dağını), Sevr Dağı'nı, içinde Hazret-i Hatice'nin yattığı Cennet-ül Mualla'yı ve Cin Mescidini dolaşıp dua ediyorlar.
Bu arada, Suudi Arabistan'da yayınlanan gazeteler, Türk televizyonlarındaki tartışma programlarını da alaycı bir üslupla okuyucularına aktararak, "Türkler, 'tavuk kurban olur mu' sorusuna fetva almış olmalılar. Şimdi de hacıların kestiği şükür kurbanlarını memleketlerinde kesmeye kalkışıyorlar" ifadelerine yer verdiler. Gazeteler Mısır ve Lübnan alimlerinin fetvalarına dayanarak, hacıların kurbanlarını sadece Mekke-i Mükerreme'de kesebileceklerini yazdılar. Bu arada TBMM'den bazı vekiller de hac farizasını eda etmek için mukaddes beldelere geldi.
Türk hacı adaylarının kestiği kurbanlardan 30 bini, Türkiye'deki afetzede vatandaşlara verilecek. Bu arada, mukaddes topraklarda vefat eden Türk hacı adayı sayısı da 14'ü buldu.
Bu yıl Türkiye'den 89 bin kişi mübarek beldelere geliyor. Bunlardan 51 bin hacı adayı, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın organizasyonunda, 38 bin hacı adayı ise A grubu seyahat acentalarının uhdesinde hacı olacaklar. Türkiye'den ilk kafile 27 Ocak tarihinde Medine'ye geldi. Son kafile ise 16 Şubat'ta Mekke-i Mükerreme'de olacak. Her kafile takriben 250 kişiden oluşuyor. 219 kafileden 109'u hac öncesi, 110'u ise hacdan sonra Medine-i Münevvere'yi ziyaret edecekler.
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın İslam Kalkınma Bankası ile yaptığı anlaşmaya göre, Türk hacı adaylarının kestiği kurbanlardan 30 bini Türkiye'ye yollanacak. Bu etler, sosyal yardımlaşma vakıflarının tespit ettiği kişilere dağıtılacak. Bunlar öncelikle, sel ve zelzele afetlerinden zarar gören vatandaşlarımız olacak.
14 kişi vefat ettiMekke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere'de hayatını kaybederek defnedilen 14 Türk hacı adayının isimleri şunlar: Mehmet Karabacak - İstanbul, Zeytun Ayhan - İstanbul, Hasan Çınar - Adana, Hüseyin Kılıç - Adana, Abdülgani İnce - Diyarbakır, Sabahattin Ergen - Diyarbakır, Emine Ayrı - Diyarbakır, Osman Türkdönmez - Samsun, İzzet Çuhadar - Samsun, İsmail Hakkı Aydın - Erzincan, Adil Şeker - Fransa, Ayşe Sıddıka Demirata - İzmir, Tahir Polat- Erzurum ve Saadet Kanal - Gaziantep. Medine-i Münevvere'deki hacı adayları, Peygamberimiz Hazret-i Muhammed'in mübarek Ravza'sını defalarca ziyaret edip, 'Şefaat ya Resulallah' diye yalvardılar. Günlerini Hazret-i Osman, Hazret-i Fatıma, Cafer-i Sadık hazretleri gibi zirve şahsiyetlerin yattığı Baki Kabristanı'nı, Kuba Mescidi'ni, Uhud Şehitliği'nde yatan Hazret-i Hamza'yı ve Mus'ab bin Umeyr'i (radıyallahü anhüm), Kıbleteyn Camii'ni ve Hendek Savaşı'nın geçtiği alandaki Mescid-i Seba'yı (Yedi Mescidi) ziyaret ederek geçiriyorlar.
Mekke-i Mükerreme'ye vasıl olan müminler ise, mümkün mertebe namazlarını Mescid-i Haram'da kılmaya çalışıyor, büyük bir aşk ile Kabe-i Muazzama'yı tavaf ediyorlar. Kalan vakitlerinde Safa ve Merve tepelerini, Cebel-i Nur'u (Hira Dağını), Sevr Dağı'nı, içinde Hazret-i Hatice'nin yattığı Cennet-ül Mualla'yı ve Cin Mescidini dolaşıp dua ediyorlar.
Bu arada, Suudi Arabistan'da yayınlanan gazeteler, Türk televizyonlarındaki tartışma programlarını da alaycı bir üslupla okuyucularına aktararak, "Türkler, 'tavuk kurban olur mu' sorusuna fetva almış olmalılar. Şimdi de hacıların kestiği şükür kurbanlarını memleketlerinde kesmeye kalkışıyorlar" ifadelerine yer verdiler. Gazeteler Mısır ve Lübnan alimlerinin fetvalarına dayanarak, hacıların kurbanlarını sadece Mekke-i Mükerreme'de kesebileceklerini yazdılar. Bu arada TBMM'den bazı vekiller de hac farizasını eda etmek için mukaddes beldelere geldi.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.