Papa, Avrupa Parlamentosu derken, Fener Rum Patriği Bartholomeos da, Türkiye'de Ordodoks ve diğer Hristiyan azınlıkların kısıtlamalara maruz kaldıklarını öne sürdü.
Fener Rum Patriği Bartholomeos, Türkiye'de Ordodoks ve diğer Hristiyan azınlıkların din özgürlüğü bağlamında kısıtlamalara maruz kaldıklarını öne sürdü ve bu tür sorunların Avrupa Birliği sürecinde çözülmesini beklediklerini söyledi. Bartholomeos, İtalyan gazetelerinden La Repubblica'da yer alan demecinde, "Din özgürlüğü konusunda, bize ve diğer azınlıklara yönelik kısıtlamalar var. Azınlıklar olarak, ülke nüfusunun yüzde 0,01'i kadarız. Ortodoksların sayısı sadece 5 bin civarında. Bazı ayrımcılıklar nedeniyle mağduruz" dedi.
"Ankara'ya pek çok mektup gönderdim, ama neredeyse hiçbir zaman asla bir cevap alamadım" diyen Bartholomeos, sözlerini şöyle sürdürdü: "Din adamlarını yetiştirecek bir ilahiyat akademisinden mahrum olan tek kilise biziz. Kilisenin mülkiyet hakkı tanınmadığı için mallarımıza el konuldu. 17 yüzyıldır burada olan ekümenik patrikhanenin tüzel kişiliği tanınmıyor. Bunlar, kabul edilemez. Laik ve demokratik bir ülke, insan haklarını ve din özgürlüğünü herkes için tanımak zorundadır. Ayrımcılık yapmak, Avrupa ailesine dahil olma biçimindeki meşru arzuyla da bağdaştırılamaz".
Fener Rum Patriği Bartholomeos, Türkiye'de Ordodoks ve diğer Hristiyan azınlıkların din özgürlüğü bağlamında kısıtlamalara maruz kaldıklarını öne sürdü ve bu tür sorunların Avrupa Birliği sürecinde çözülmesini beklediklerini söyledi. Bartholomeos, İtalyan gazetelerinden La Repubblica'da yer alan demecinde, "Din özgürlüğü konusunda, bize ve diğer azınlıklara yönelik kısıtlamalar var. Azınlıklar olarak, ülke nüfusunun yüzde 0,01'i kadarız. Ortodoksların sayısı sadece 5 bin civarında. Bazı ayrımcılıklar nedeniyle mağduruz" dedi.
"Ankara'ya pek çok mektup gönderdim, ama neredeyse hiçbir zaman asla bir cevap alamadım" diyen Bartholomeos, sözlerini şöyle sürdürdü: "Din adamlarını yetiştirecek bir ilahiyat akademisinden mahrum olan tek kilise biziz. Kilisenin mülkiyet hakkı tanınmadığı için mallarımıza el konuldu. 17 yüzyıldır burada olan ekümenik patrikhanenin tüzel kişiliği tanınmıyor. Bunlar, kabul edilemez. Laik ve demokratik bir ülke, insan haklarını ve din özgürlüğünü herkes için tanımak zorundadır. Ayrımcılık yapmak, Avrupa ailesine dahil olma biçimindeki meşru arzuyla da bağdaştırılamaz".
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.

































































































