logo
07 ŞUBAT 2026

3’lü yönetim çözüm mü?

İsrail, Filistin topraklarında dünyanın tepkisizliğinden istifadeyle zulmüne ve vahşetine devam ederken, Türkiye'den Kudüs için "3'lü dini yönetim" teklifi geldi. Bu teklif, İslam dünyasının "Kudüs'ün tamamı Filistinlilerindir" duruşundan geri adım atmak anlamına geliyor

20.05.2021 05:00:00
3’lü yönetim çözüm mü?
3’lü yönetim çözüm mü?
MURAT ÇABAS / HABER ANALİZ

İsrail, Kadir Gecesi arefesi Mescid-i Aksa baskınıyla başladığı zulmüne, başta Gazze olmak üzere tüm Filistin topraklarında artırarak sürdürüyor. Son verilere göre, İsrail'in 10 Mayıs'tan bu yana abluka altındaki Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda 63'ü çocuk, 36'sı kadın olmak üzere 217 şehit oldu, 1500 kişi de yaralandı. Saldırılar sebebiyle yerinden edilen Filistinli sivil sayısı ise 60 bini aştı. 57 İslam ülkesinin temsilcilerinin bulunduğu İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ise herhangi bir çözüm üretmek yerine, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nden (BMGK) karar çıkmazsa, konunun BM'ye taşınacağını açıklayarak, çözümsüzlük içinde olduğunu açıkça göstermiş oldu. Yaşanan vahşet karşısında, İsrail ile askeri, istihbari, ticari onlarca ikili anlaşması olan ve bunları iptal etmeyen Türkiye'den, konuyla alakalı ilginç teklifler gelmeye devam ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3 gün önce Papa Fransuva ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, Kudüs için 3'lü yönetim teklifinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı açıklamada şunları söylemişti: "Kudüs'ün üç dinin temsilciler tarafından yönetilmesi günümüz şartların en tutarlı yol olacaktır. Aksi takdirde bu kadim şehirde barışı sağlamak kolay görünmüyor. Yahudilerin Mescid-i Aksa'ya saldırıları fitili ateşlenen bomba etkisi yaratmaktadır. Bu tehdidin önüne geçmenin en hızlı yolu teklif ettiğimiz şekilde yeni bir yönetim statüsüne kazandırmaktır." Ramazan ayında Türkiye'deki azınlık temsilcileriyle iftar sofralarında bir araya gelerek dinlerarası diyalog görüntüsü veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sefer Kudüs'le ilgili önerisinde yine dinlerarası diyalog kokan "3'lü dini yönetim" vurgusu yapması dikkatlerden kaçmadı. Halbuki bugüne kadar İslam dünyasının Kudüs'le ilgili ortak görüşü, İsrail'in Kudüs'te işgalci olduğu ve doğusuyla, batısıyla Kudüs'ün tamamının Filistinlilere ait olduğu gerçeğiydi. İslam ülkelerinin tamamı bu gerçeğin savunucusu olması ve buna göre çözümler üretmesi gerekirken, Türkiye'nin Kudüs için 3'lü yönetim önerisinde bulunması, bu konuda büyük bir taviz verilmesi anlamına geliyor.

Çavuşoğlu teklifi BM'ye iletecek

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun, "Barış Gücü ve Kudüs'ün üç dinin temsilcisi tarafından yönetilmesi" teklifini bugün yapılacak BM Genel Kurulu'na sunması bekleniyor. ABD'nin New York şehrinde toplanacak olan ve BM Genel Kurulu Başkanı Volkan Bozkır'ın başkanlık edeceği BM Genel Kurulu'nda, Çavuşoğlu'nun, İsrail'in işgal politikasına ve saldırılarına dikkat çekerek BM'ye elini taşın altına koyması çağrısı yapacağı belirtildi. BM bünyesinde kurulması teklif edilen Barış Gücü'nün, eğer kabul edilse bile bir çözüm olmayacağı açık. Çünkü Sırpların Serebrenitza katliamında BM Barış Gücü'nün fonksiyonu ve desteği dikkate alındığında, böyle bir adım Filistin'deki katliamlara engel olmayacağı gibi İsrail'in ekmeğine de yağ sürecektir. Ayrıca Kudüs'ün tamamının İsrail'in başkenti olduğunu ilan eden ABD'nin böyle bir Barış Gücü ve 3'lü yönetim teklifini kabul etmesi asla mümkün gözükmüyor. BM'de sadece ABD'nin vetosu bile böyle bir kararın çıkmasını engelleyebiliyor.



BMGK'dan sonuç çıkmadı

Bu arada İsrail-Filistin gerginliğini ve İsrail'in Gazze'ye yönelik hava saldırılarını görüşmek için 3 kez toplanan BM Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) herhangi bir karar çıkmayınca ve ABD, Konseyin ortak bir açıklama yapmasına engel olunca, önceki gün Konsey 4'üncü kez toplandı. Kapalı gerçekleştirilen oturumdan sonra, diplomatik kaynaklardan elde edilen bilgiye göre, Fransa'nın, Tunus ile birlikte BM Güvenlik Konseyi'ne "ateşkes ve insani yardım erişimi" talep eden bir karar tasarısını getireceği belirtildi. Elbette ki bunca yıkım ve katliamdan sonra sadece ateşkes ilan edilmesi yeterli olmayacaktır. İsrail işgal ettiği topraklardan çekilmediği ve yapmış olduğu katliamların tazminatını ödemediği müddetçe sadece ateşkes, İsrail'in her fırsatta yeni katliamlar yapmasına sebep olacaktır. Konseyin Mayıs ayı dönem başkanı Çin'in BM Daimi Temsilcisi Zhang Jun toplantının ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, "Çatışmalara, şiddete son verilmeli, siviller korunmalı" dedi. BM Güvenlik Konseyi'nin 4'üncü toplantısı da temsilcilerin dilek ve temennilerinden öteye geçmedi.

Ateşkes iddiaları yalanlandı

Bu arada ateşkes anlaşması iddialarıyla ilgili Filisitn tarafından bir açıklama geldi. Hamas, İsrail ile perşembe günü ateşkes yapmayı kabul ettikleri yönündeki iddiaları yalanladı. Hamas Siyasi Büro Üyesi İzzet er-Raşak, Twitter hesabından Gazze Şeridi'ndeki saldırıların durdurulması için herhangi bir anlaşmaya varılmadığını ve zaman belirlenmediğini belirtti. "Bazı düşman yayın organlarında yer alan Hamas'ın Perşembe günü ateşkes yapmayı kabul ettiği yönündeki haberler doğru değil" ifadelerine yer veren Raşak, arabulucuların çaba ve temaslarının ciddi şekilde sürdüğünü vurguladı.Mısır yönetiminin Gazze Şeridi'nde yaşanan gerilimi sona erdirmek için Hamas ve İsrail'e Perşembe gününden itibaren yürürlüğe girecek ateşkes önerdiği bildirilmişti. İsrail'in Kanal 12 televizyonunda yer alan haberde, tarafların kabul etmesi halinde Mısır'ın önerdiği ateşkesin Perşembe yerel saatle 06.00'da uygulanmaya başlanmasının planlandığı belirtilmişti. Gazze Şeridi'nin kontrolünü elinden bulunduran Hamas'ın ateşkes önerisini kabul ettiği, İsrail'den ise henüz yanıt gelmediği ifade edilmişti. Öte yandan Haaretz gazetesine konuşan ve adı açıklanmayan İsrailli bazı kaynaklar, Gazze'ye saldırıların birkaç gün içinde sonlandırılmasını beklediklerini dile getirmişti.



BTP lideri Hüseyin Baş'tan üç önemli çözüm

Mescid-i Aksa, Filistin ve genel anlamda Ortadoğu'da yaşanan sorunlara çözüm bulunması amacıyla geçtiğimiz günlerde çok önemli açıklamalarda bulunan Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş, "Bizler hem hükümet olarak hem millet olarak ne yapıyoruz, sadece kınıyoruz, lanet okuyoruz. İsrail ile ilişkilerimizi hükümet olarak devlet olarak çok sıkı noktalarda ilerletmeye devam ediyoruz, ticaretlerimizi geliştirmeye devam ediyoruz. Sokakta İsrail'i kınıyoruz ama masada İsrail'le işbirliği yapıyoruz. Bu samimiyete de sığmaz. Müslümanlığa da sığmaz" ifadelerini kullanmıştı. BTP lideri Baş, şunları söylemişti: "İsrail'in, kendi inanışları çerçevesinde Süleyman Mabedini inşa etmek ve bölgede bir büyük İsrail oluşturmak hedefi var. Şimdi buna topyekün olarak Büyük Ortadoğu Projesi diyoruz. Büyük Ortadoğu Projesi'nin Eş Başkanlığı'nı yürütenler bu konuda bir çözüm üretecekler! Bu olmaz. Böyle bir çözüm zaten ortaya çıkmaz. Bu konuda İslam dünyasının çok net ve keskin adımlar atması gerekiyor. Bunu da merhum Genel Başkanımız Sayın Prof. Dr. Haydar Baş ortaya koymuştu. Babam ne demişti: Mescid-i Aksa'yı İslam'ın başkenti ilan edin.
Şimdi bizim burada Filistin'i desteklememiz ve 'İsrail'i ticari olarak, siyasi olarak politik olarak, sosyolojik olarak tanımıyoruz' dememiz lazım. İsrail'e 'Ben, seni tanımıyorum' dediğin zaman zaten devlet olarak hiçbir hükmü kalmıyor. Bunu dünyada 30 tane devlet yapsın, bakın ne hale geliyor İsrail." Birlik ve beraberliğin önemine vurgu yapan BTP Lideri nihai çözüm için de şunları söyledi: "İsrail'e verilebilecek en etkili karşılık, İslam dünyası olarak birbirimizi yemekten vazgeçerek bir bilek bir yürek olmamızdır. Bu da yine Prof. Dr. Haydar Baş'ın, 'Tevhid'in Merkezi Ehl-i Beyt'tir' anlayışına uygun olarak kardeş olmaktır."

Erzincan'da 4,9 büyüklüğünde deprem

Erzincan'ın Kemah ilçesinde 4,9 büyüklüğünde deprem meydana geldi

 

06.02.2026 14:38:00 / Güncelleme: 06.02.2026 15:04:20
Anadolu Ajansı
Erzincan'da 4,9 büyüklüğünde deprem
Erzincan'da 4,9 büyüklüğünde deprem

Erzincan'ın Kemah ilçesinde saat 14.16'da 4,9 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Kemah ilçesi olan 4,9 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin 4,52 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.

Vali Hamza Aydoğdu, sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada, "Erzincan Kemah'ta meydana gelen 4,9 şiddetindeki depremde çok şükür herhangi bir can ve mal kaybı yoktur. Rabbim milletimizi, Erzincanlı hemşehrilerimizi her türlü afetten ve beladan muhafaza eylesin. Geçmiş olsun Erzincan" ifadelerini kullandı.

Kapalıçarşı'da döviz firmalarına 'siber' operasyonu: 48 gözaltı

Siber dolandırıcılık eylemlerinin gelirleri Kapalıçarşı'da döviz firmalarına aktarıldı: 48 gözaltı

06.02.2026 10:32:00
İhlas Haber Ajansı
Kapalıçarşı'da döviz firmalarına 'siber' operasyonu: 48 gözaltı
Kapalıçarşı'da döviz firmalarına 'siber' operasyonu: 48 gözaltı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, siber dolandırıcılık eylemleri sonucu elde edilen suç gelirlerinin Kapalıçarşı'da faaliyet gösteren döviz firmalarına aktarıldığı tespit edildi.

MASAK tarafından yapılan analizlerde, bu gelirlerin altın alım-satımı yapılmış gibi gösterilerek muhasebeleştirildiği ve yaklaşık 313 milyon TL tutarındaki suç gelirinin yasal finansal sisteme dahil edildiği belirlendi. Soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonlar ile 48 şüpheli yakalandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Forex yatırım dolandırıcılığı ile BİMCELL, PTTCELL, İZBAN ve benzeri firmaların internet siteleri birebir kopyalanarak gerçekleştirilen siber dolandırıcılık eylemleri sonucu elde edilen suç gelirlerinin paravan şirketler ve gerçek kişiler adına açılmış hesaplar aracılığıyla Kapalıçarşı'da faaliyet gösteren döviz firmalarına aktarıldığı tespit edildi.

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından yapılan analizlerde, bu gelirlerin altın alım-satımı yapılmış gibi gösterilerek muhasebeleştirildiği ve bu yöntemle yaklaşık 313 milyon TL tutarındaki suç gelirinin yasal finansal sisteme dahil edildiği belirlendi.

Şüphelilerin 120 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu

Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Aklama Suçları Birimi ekipleriyle koordineli şekilde yürütülen soruşturmada, suça iştirak ettiği değerlendirilen bir döviz bürosu ile şüphelilerin suç tarihinden itibaren edindikleri 9 mesken, 4 daire, 14 arsa, 2 depo, 11 otomobil ve 6 motosiklet olmak üzere yaklaşık 120 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu.

İstanbul merkezli olarak Ankara, Antalya, Bolu, Bursa, İzmir, Kocaeli, Mersin, Osmaniye, Sakarya, Siirt ve Yalova'da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 59 şüpheli şahsa yönelik işlem gerçekleştirildi. Düzenlenen operasyonlar ile 48 kişi yakalanırken, diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Bursa'da 13 yabancı uyruklu şahıs yakalandı

Bursa Emniyet Müdürlüğü ekipleri, göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında Mudanya ilçesinde faaliyet gösteren bir iş yerine operasyon düzenledi

06.02.2026 10:26:00
İhlas Haber Ajansı
Bursa'da 13 yabancı uyruklu şahıs yakalandı
Bursa'da 13 yabancı uyruklu şahıs yakalandı
Bursa Emniyet Müdürlüğü ekipleri, göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında Mudanya ilçesinde faaliyet gösteren bir iş yerine operasyon düzenledi.

Yapılan denetimlerde, iş yerinde çalıştırılan yabancı uyruklu şahıslardan 11'inin kimliksiz, 2'sinin ise çalışma izninin bulunmadığı belirlendi.



Kaçak olarak çalıştırıldığı tespit edilen toplam 13 yabancı uyruklu şahıs, deport edilmek üzere gerekli işlemlerin yapılması amacıyla İl Göç İdaresi Müdürlüğü'ne sevk edildi.

Öte yandan, yabancı uyruklu şahısları temin ederek çalıştırdığı belirlenen şüphelilerden 1 kişi yakalanarak adli makamlara sevk edilirken, diğer şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

Siber dolandırıcılar gençleri böyle avlıyor


 
Hukukçular, dijital platformlardaki kolay para kazanma ilanlarına karşı gençleri uyarırken; suça konu olan banka hesapları ve GSM hatları nedeniyle gençlerin telafisi güç hukuki sorumluluklarla karşılaşabileceğine dikkati çekiyor.

05.02.2026 23:18:00
Haber Merkezi/aa
Siber dolandırıcılar gençleri böyle avlıyor
Siber dolandırıcılar gençleri böyle avlıyor

Hukukçular, dijital platformlardaki kolay para kazanma ilanlarına karşı gençleri uyarırken; suça konu olan banka hesapları ve GSM hatları nedeniyle gençlerin telafisi güç hukuki sorumluluklarla karşılaşabileceğine dikkati çekiyor.
Siber suç örgütleri genellikle 'hesabım blokeli, senin hesabını kısa süreliğine kullanabilir miyiz?' ya da 'yaptığım iş tamamen yasal, sadece vergi ödememek için senin hesabını aracı kılıyoruz' gibi yalanlarla güven telkin ediyor. Özellikle e-ticaret sitelerindeki ödeme engellerini aşma bahanesiyle aracı arayan veya 'burs vereceğiz' vaadiyle gençlerin kimlik ve banka bilgilerini ele geçiren şüpheliler, bu yöntemlerle masum kişileri suç zincirinin bir parçası haline getiriyor.

Siber suç dosyalarına göre, Türkiye'de ve dünyada en sık karşılaşılan yöntemlerin başında sahte SMS ve e-postalarla yapılan "kimlik avı" (phishing) ve kendini kamu görevlisi olarak tanıtarak gerçekleştirilen "sosyal mühendislik" faaliyetleri geliyor. Son dönemde yapay zeka destekli "Deepfake" teknolojisiyle ünlülerin taklit edildiği yatırım vaatleri, "video beğen, para kazan" şeklinde sunulan görev tuzakları ve sistemleri kilitleyen fidye yazılımları (Ransomware) ciddi tehdit oluşturuyor.

Ayrıca evden çalışma vaadiyle alınan kaporalar, müstehcen içerikli şantajlar, kripto para üzerinden kurulan "ponzi şemaları" ve "Google reklamları" üzerinden yönlendirilen sahte siteler de siber suç organizasyonlarının en yaygın yöntemleri olarak dikkati çekiyor. Uzmanlar, banka hesaplarını veya GSM hatlarını başkalarına kullandıran ve bu işlemin yasa dışı olduğunu fark eden vatandaşların vakit kaybetmeden adli süreç başlatmaları konusunda uyarıyor.

Kentsel dönüşümde merak edilenler

Riskli binalarda yıllardır uzlaşma sağlanamıyordu. Artık tek bir malik talebiyle toplantı başlıyor, kararlar yüzde 50+1 salt çoğunlukla alınıyor, itiraz edenlerin payı satılabiliyor. Deprem öncesi son şans mı, yoksa mülkiyet alarmı mı?

05.02.2026 15:48:00
Eyüp Kabil
Kentsel dönüşümde merak edilenler
Kentsel dönüşümde merak edilenler
Türkiye'de kentsel dönüşüm çalışmaları, deprem riski ve şehirlerin dirençli hale getirilmesi hedefiyle hız kesmeden devam ediyor. Özellikle dün Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle süreçte önemli adımlar atıldı.

Karar alma süreci hızlandı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından hazırlanan yeni düzenleme, riskli yapıların yıkım ve yenileme işlemlerini hızlandırmayı amaçlıyor. Daha önce 2/3 çoğunluk gereken birçok karar için artık salt çoğunluk (%50+1) yeterli hale getirildi. En çarpıcı yenilik ise şu: Riskli bir binada tek bir malik bile talepte bulunursa, toplantı ve karar süreci başlatılabiliyor.

Toplantı usulleri netleştirildi, davetler 15 gün askıda tutuluyor ve kararlar salt çoğunlukla alınıyor. Bu değişiklik, yıllardır uzlaşma sağlanamayan binalarda dönüşümü kolaylaştırmayı hedefliyor.

"Yık ya da sat" uygulaması

Karara itiraz eden maliklerin arsa payları, diğer hak sahiplerine satılabiliyor. Eğer diğer malikler satın almazsa, bu hisseleri Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, TOKİ veya ilgili idareler satın alabilecek. Bina yıkıldıktan sonra arsa haline gelen parsellerde devlet alım önceliğine sahip olacak. Riskli yapı şerhi kaldırılmayacak, yerine "6306 sayılı Kanun kapsamında" ibaresi tapuya işlenecek, böylece hak kayıplarının önüne geçilmesi amaçlanıyor.

Bu düzenleme, süreci hızlandırırken bazı kesimlerde mülkiyet hakları konusunda endişe yarattı. Bakanlık ise uygulamanın daha şeffaf ve hızlı dönüşüm için gerekli olduğunu vurguluyor.

Kira yardımı rakamları güncellendi

2026 yılı için kentsel dönüşüm kapsamında verilen kira yardımı tutarları, illerin yaşam maliyeti ve nüfus yoğunluğuna göre yeniden belirlendi.  Buna göre İstanbul'da aylık 9.000 TL - 10.500 TL, diğer büyükşehirlerde 7.500 TL - 8.500 TL oldu.

Başvurular Kentsel Dönüşüm Başkanlığı üzerinden yapılabiliyor ve destek, dönüşüm sürecindeki vatandaşlara önemli bir nefes aldırıyor.

Afet odaklı dönüşüm vurgusu

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Erdal Eren, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde yaptığı açıklamada "Afet odaklı kentsel dönüşüm ertelenemez bir gerçek" dedi. Yaklaşık 6-7 milyon riskli konutun yenilenmesi gerektiğini belirten Eren, arsa maliyetlerinin düşürülmesi, uzun vadeli finansman modelleri ve nitelikli iş gücü sorununun çözümü için acil reform çağrısında bulundu.

Bakan Murat Kurum ise "Türkiye modeli" ile kentsel dönüşümün sadece bina yenilemek değil, iklim değişikliğiyle mücadele eden, dirençli şehirler inşa etmek olduğunu vurguluyor. Okmeydanı gibi büyük projelerde kura çekimleri devam ederken, İstanbul'da her iki kentsel dönüşümden birinin gerçekleştiği belirtiliyor.

Vatandaşlar ne yapmalı?

Son yönetmelikle birlikte riskli binalarda uzlaşma sağlanamasa bile dönüşümün önü açılıyor. Ancak süreçte hak kayıplarını önlemek için maliklerin toplantılara katılımı, profesyonel danışmanlık alması ve güncel yönetmelikleri takip etmesi kritik önem taşıyor.

Depreme dayanıklı şehirler hedefiyle 2026, kentsel dönüşümde yeni bir dönemin başlangıcı olmaya aday. Riskli binada yaşayan vatandaşların en kısa sürede risk tespitini yaptırması ve haklarını öğrenmesi öneriliyor.

Bu acıya yürek dayanmaz

Kocaeli'nde okul çıkışında servis aracının altında kalarak hayatını kaybeden 1. sınıf öğrencisi, memleketi Zonguldak'ta gözyaşları içinde son yolculuğuna uğurlandı

05.02.2026 14:54:00
İhlas Haber Ajansı
Bu acıya yürek dayanmaz
Bu acıya yürek dayanmaz
Kaza, dün Gebze ilçesi Beylikbağı Cumhuriyet Mahallesi'ndeki Bilgi İlkokulu önünde meydana geldi. Okul çıkışı kendisini eve götürecek olan servise binmek için yolun karşısına geçmeye çalışan 7 yaşındaki Elanur Tabakoğlu'na, 41 P 3597 plakalı servis minibüsü çarptı. Yaşanan kazanın ardından olay yerine gelen sağlık ekipleri, ağır yaralanan küçük Elanur'un kaza yerinde hayatını kaybettiğini belirledi.

"Kendi servisinin peşinden koşarken başka bir servis aracı ezmiş"

Olayın ardından konuşan Basat köyü Muhtarı Hasan Kuzucu, "Çocuk 1'inci sınıfa gidiyor. Her gün okulun bahçesine giren servis o gün girmiyor. Çocuk da yanlışlıkla başka bir arabaya biniyor. Durumu fark edince arabadan inip kendi servisinin peşinden koşmaya başlıyor. O esnada geri manevra yapan başka bir servis aracı Elanur'u eziyor. Kendi bırakıp gitmiyor biraz uzaktaymış unutuyor yani onu okulda" diye konuştu.

Tabutunu taşıyan babası güçlükle ayakta durabildi

Otopsi işlemlerinin ardından küçük Elanur'un cenazesi, memleketi Zonguldak'ın Çaycuma ilçesine bağlı Basat köyüne getirildi. Köydeki Merkez Ulu Camii'nde düzenlenen cenaze töreninde feryatlar yükseldi. Acılı baba Fatih Tabakoğlu, evladının tabutu başında güçlükle ayakta dururken, yakınları ve köylüler tarafından teselli edilmeye çalışıldı. Öğle namazını müteakiben kılınan cenaze namazının ardından minik Elanur'un cenazesi, dualar eşliğinde aile kabristanlığına defnedildi.

Sürücü gözaltında

Kazaya karışan servis şoförü polis ekipleri tarafından gözaltına alınırken, olayla ilgili başlatılan adli soruşturmanın devam ettiği bildirildi.

Antalya Valisi Şahin: 'Otobüs kazasında rapor henüz çıkmadı'

Antalya Valisi Hulusi Şahin, yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu 10 kişinin hayatını kaybettiği kazaya ilişkin, "Henüz rapor çıkmadı. Cumhuriyet savcılarımız tüm detaylarıyla olayı inceliyor. Neticeyi sizlerle paylaşacağız" dedi

05.02.2026 14:36:00 / Güncelleme: 05.02.2026 14:39:40
İHA
Antalya Valisi Şahin: 'Otobüs kazasında rapor henüz çıkmadı'
Antalya Valisi Şahin: 'Otobüs kazasında rapor henüz çıkmadı'
Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Valiliği Hükümet Konağı'nda gerçekleştirilen "Antalya'nın Huzuru Güvenlik ve Asayiş Bilgilendirme Toplantısı"nda ocak ayına ilişkin güvenlik, asayiş, narkotik, kaçakçılık, göç, trafik ve siber suçlarla mücadele verilerini paylaştı. Vali Şahin, ocak ayında il genelinde toplam 8 bin 534 asayiş olayının meydana geldiğini, bu olayların yüzde 99,3'ünün aydınlatıldığını belirtti. Şahin, olayların 2 bin 804'ünün kişilere, bin 176'sının malvarlığına, 108'inin millete ve devlete, bin 485'inin topluma karşı işlendiğini, 2 bin 961 olayın ise takibi gereken suçlar kapsamında yer aldığını ifade etti. Şahin, çeşitli suçlardan 5 bin 50 aranan şahsın yakalandığını, bunlardan bin 15'inin tutuklandığını kaydetti.

Antalya genelinde 3 bin 307 uygulama yapıldı

Ocak ayında 513'ü şok uygulama olmak üzere toplam 3 bin 307 uygulama gerçekleştirildiğini belirten Vali Şahin, bu uygulamalarda 1 milyon 236 bin 324 şahıs ile 886 bin 976 aracın sorgulandığını açıkladı. Yapılan uygulamalarda 535 tabanca, 5 uzun namlulu silah, 81 av tüfeği, 27 kurusıkı tabanca, 5 bin 392 fişek, 175 av tüfeği fişeği ve 38 kesici alet ele geçirildiğini belirten Vali Şahin, ayrıca 19 çalıntı otomobil, 37 çalıntı motosiklet, 2 çalıntı kamyonet ve 2 çalıntı elektrikli bisiklet bulunduğunu, 2 milyon 419 bin 447 TL değerinde ziynet eşyası ile 2 milyon 500 bin TL nakit paraya el konulduğunu aktardı.



Kaçakçılık ve organize suçlara yönelik 135 operasyon

Kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele kapsamında 135 operasyon düzenlendiğini açıklayan Vali Şahin, 260 şüpheliye işlem yapıldığını, 49 kişinin tutuklandığını, 33 kişi hakkında adli kontrol kararı verildiğini, 178 kişinin ise serbest bırakıldığını söyledi. Şahin, organize suçlar, mali suçlar ve kaçakçılık kapsamında yürütülen operasyonlarda 459 tabanca, 8 milyon 228 bin 950 kaçak makaron, 1 milyon 101 bin 620 doldurulmuş makaron, 7 bin 613 paket kaçak sigara, 2 ton 182 kilogram kaçak tütün, 3 bin 650 litre kaçak alkol, 26 bin 223 adet kaçak eşya, 2 bin 350 litre kaçak motorin, 14 kaçak cep telefonu, 23 sahte belge ve 71 kaçak tarihi eserin ele geçirildiğini kaydetti.

900 uyuşturucu operasyonunda 110 tutuklama

Uyuşturucuyla mücadele kapsamında ocak ayında 900 narkotik operasyonu gerçekleştirildiğini belirten Vali Şahin, 984 şüpheli hakkında işlem yapıldığını, 110 kişinin tutuklandığını söyledi. Operasyonlarda 30 kilo 465 gram skunk, 16 kilo 576 gram esrar, 10 kilo 367 gram kokain, 6 kilo 556 gram eroin, 2 kilo 529 gram metamfetamin, 60 bin 118 sentetik ecza ve 15 bin 161 ecstasy başta olmak üzere çok sayıda uyuşturucu madde ele geçirildiğini belirten Şahin, ayrıca NARVAS Projesi kapsamında 349 ihbar üzerine bin 90 uygulama yapıldığını açıkladı.

13 bin 103 yabancı uyruklu şahıs sorgulandı

Göçmen kaçakçılığına yönelik 13 operasyonda 15 organizatör hakkında işlem yapıldığını belirten Vali Şahin, 4 bin 924'ü Mobil Göç Noktalarında, 8 bin 179'u merkez ve ilçelerde olmak üzere toplam 13 bin 103 yabancı uyruklu şahsın sorgulandığını ifade etti. Bu kapsamda 61 Suriye uyruklu şahsın gönüllü geri dönüşle sınır dışı edildiğini, 82 yabancı uyruklu şahsın ise geri gönderme merkezine teslim edildiğini belirten Şahin, Antalya'da 110 bin 96 yabancının oturma ve çalışma izinli olarak ikamet ettiğini söyledi.

Trafikte 342 bin 190 sürücü denetlendi

Ocak ayında 342 bin 190 sürücünün denetlendiğini, 74 bin 577 kişiye idari para cezası uygulandığını ve 3 bin 490 aracın trafikten men edildiğini açıklayan Vali Şahin, bin 742 trafik kazasında 3 kişinin hayatını kaybettiğini, bin 58 kişinin yaralandığını belirtti.

Siber suçlar ve sahil güvenlik verileri

Siber suçlarla mücadelede 9 operasyonda 50 şüphelinin yakalandığını, 17 kişinin tutuklandığını, 26 kişi hakkında adli kontrol kararı verildiğini kaydeden Vali Şahin, Sahil Güvenlik Komutanlığı unsurlarınca 396 gemi ve teknenin kontrol edildiğini, 42'sine işlem yapıldığını söyledi.

Otobüs kazası ve bebek iddiaları hakkında açıklama

Tekirdağ'dan Antalya'ya gitmek üzere yola çıkan yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu 10 kişinin hayatını kaybettiği kazaya ilişkin konuşan Vali Şahin, "Henüz rapor çıkmadı. Cumhuriyet savcılarımız tüm detaylarıyla olayı inceliyor. Neticeyi sizlerle paylaşacağız" dedi.

Sosyal medyada 2 aylık bebeğin Antalya'da hayatını kaybettiği iddialarına da değinen Şahin, "Biz onunla ilgili emniyetimiz ve jandarmamızla koordine ettik. Böyle bir bilgi Antalya Emniyeti ve jandarmasında yok. En azından bizim şehrimizde değil. Bizim şehrimizde olmadığını arkadaşlar değerlendiriyorlar ama inceleriz, sonucuna göre hareket ederiz" dedi.
Toplantıya Antalya İl Emniyet Müdürü Sabit Akın Zaimoğlu, İl Jandarma Komutanı Ahmet Kavukcu ve Sahil Güvenlik Komutanı Tolga Coşkun da katıldı.

MSB: 'Şam-SDG mutabakatından memnunuz'

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu. MSB kaynakları, 30 Ocak'ta Suriye hükümeti ile SDG arasında entegrasyona yönelik yeni bir anlaşmanın imzalanmasının memnuniyetle karşılandığını bildirdi

 

05.02.2026 12:30:00
Anadolu Ajansı
MSB: 'Şam-SDG mutabakatından memnunuz'
MSB: 'Şam-SDG mutabakatından memnunuz'

Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.

Aktürk, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde, hayatını kaybeden vatandaşlara, silah ve mesai arkadaşları ile 3 Şubat'ta Hakkari'de rahatsızlanarak şehit olan Bakım Astsubay Kıdemli Başçavuş Talat Okur'a Allah'tan rahmet diledi.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin, beka ve güvenliğe yönelen risk ve tehdit unsurları ile mücadelesini sınır ve ötesinde kararlılıkla sürdürdüğünü vurgulayan Aktürk, "Devam eden operasyon ve arama-tarama faaliyetleri kapsamında hafta içerisinde 5 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, harekat bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmaları sürdürülmüştür. Münbiç'te imha edilen 2 kilometre tünel ile birlikte Suriye Harekat Alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 755 kilometreye ulaşmıştır." ifadelerini kullandı.

Aktürk, kademeli güvenlik sistemi ve teknoloji destekli tedbirlerle yasa dışı geçiş ile kaçakçılıkla mücadelenin aralıksız devam ettiğinin altını çizdi.

Bu kapsamda yapılan çalışmalara ilişkin bilgi veren Aktürk, şunlar söyledi:

"Hudutlarımızda hafta boyunca, 16'sı terör örgütü mensubu olmak üzere, 125 şahıs yakalanmış, 1 Ocak'tan bugüne kadar yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 644 olmuş, hafta içerisinde engellenen 1486 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 5 bin 890'a ulaşmıştır. Yine, bu hafta içerisinde, Hakkari ve Van hudut hatlarında yapılan arama-tarama faaliyetlerinde toplam 77 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir."

Bölgesel ve küresel barışa katkılar

Aktürk, ikili iş birlikleri, bölgesel inisiyatifler ve çok uluslu görevler kapsamında birçok coğrafyada başarıyla görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerinin, bölgesel ve küresel barış için öncü bir rol oynamaya devam ettiğini belirtti.

NATO Müşterek Kuvvet Komutanlığınca, 8-20 Şubat tarihleri arasında Almanya'da icra edilecek, NATO'nun 2026 yılının en geniş kapsamlı tatbikatı olan Steadfast Dart 2026'ya, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, kara ve deniz unsurlarından oluşan yaklaşık 2 bin kişilik bir kuvvet ile katılacağını aktaran Aktürk, şunları kaydetti:

"Bu kapsamda, tatbikata iştirak etmek ve müteakiben 13 ülkede çeşitli faaliyetlere katılmak üzere 20 Ocak'ta Foça'dan intikale başlayan ve 30-31 Ocak'ta Rota/İspanya'ya liman ziyareti yapan Anadolu Türk Deniz Görev Kuvvetimiz halihazırda Atlas Okyanusu'nda Almanya'ya seyrine devam etmektedir. Tatbikata katılacak kara unsurlarımızın bir kısmı ile diğer araç ve personelimizin deniz yoluyla intikali 26 Ocak'ta Tekirdağ Limanı'ndan başlamış olup, unsurlarımızın 7-8 Şubat'ta Emden/Almanya'ya ulaşması, Ayrıca, 573 kişilik kara unsurumuzun, 7 Şubat'ta Çorlu Havalimanı'nda yapılacak töreni müteakip A-400M askeri nakliye uçaklarımız ile tatbikat bölgesine intikal etmesi planlanmaktadır. Tatbikat ile Türk Silahlı Kuvvetlerimiz yaklaşık 2 bin personelden oluşan bir kuvveti sınırlarından 6 bin 450 kilometre (3 bin 480 deniz mili) mesafeye konuşlandıracak, müteakiben de ilişkilendirilmiş tatbikatlar ile muharip kabiliyetlerini test edecektir. Böyle büyük bir kuvveti Avrupa'nın kuzeyine kadar konuşlandırabilme ve müteakiben muharebe edebilme kabiliyeti Türk Silahlı Kuvvetlerimizin NATO içerisindeki gücünü bir kez daha ortaya koymaktadır."

"Beklentimiz, İsrail'in ateşkese uyması"

Aktürk, kalıcı ateşkesin tesis edilmesini ve Gazze'nin yeniden istikrara kavuşturulması beklenen bir dönemde İsrail'in 31 Ocak'ta Gazze'de gerçekleştirdiği ve çok sayıda masum insanın hayatını kaybetmesine yol açan saldırılarını kınadıklarını ifade etti.

İsrail tarafından Lübnan'a yapılan saldırıların da istikrara ve kalıcı barışın sağlanmasına engel olduğuna işaret eden Aktürk, "Beklentimiz, İsrail'in Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıyla kabul edilen Barış Planı'na riayet etmesi, ateşkese uyması ve insani yardımların Gazze'ye ulaştırılmasına izin vermesidir." dedi.

Eğitim ve tatbikatlar

Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, operasyon ile görevlerinin yanı sıra, çok boyutlu tehdit ortamına uyum sağlamak, yüksek hazırlık seviyesini muhafaza etmek amacıyla eğitim ve tatbikat faaliyetlerinin kesintisiz olarak sürdürdüğünü belirtti.

Bu kapsamda, Kars'ta icra edilen ve Kış-2026 Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü'nün 13 Şubat'ta yapılacağını dile getiren Aktürk, şunları kaydetti:

"26 Ocak-9 Şubat tarihleri arasında düzenlenen Dynamic Front Atış Destek Koordinasyon Tatbikatı'na katılım sağlanmaktadır. Söz konusu tatbikatın Romanya'da devam eden Bilgisayar Destekli Komuta Yeri Safhası bugün tamamlanacak, Fiili Atışlı/Atışsız Arazi Safhası ise 6-9 Şubat tarihleri arasında Almanya, Romanya, Polonya ve İspanya'da eş zamanlı olarak icra edilecektir. Suudi Arabistan'daki Zafer Mızrakları Tatbikatı bugün, Almanya'da düzenlenen Dynamic Mirage-2026 Tatbikatı 13 Şubat'ta, Katar'da gerçekleştirilen İbrar-6 Kıyı Savunma Özel Tatbikatı ise 14 Şubat'ta tamamlanacaktır. 2-6 Şubat tarihleri arasında Ankara'da düzenlenen Arama Kurtarma Tatbikatı (I)-2026'nın Seçkin Gözlemci Günü yarın icra edilecektir. Türk ve Pakistan deniz kuvvetleri arasında müşterek çalışabilirliği sağlamak ve askeri alandaki iş birliğini geliştirmek maksadıyla Turgutreis-13 Tatbikatı, 10 Şubat'ta Doğu Akdeniz'de gerçekleştirilecektir. Tatbikata katılacak Pakistan Deniz Kuvvetleri unsuru Khaibar tarafından ayrıca 9-10 Şubat'ta Aksaz'a liman ziyareti icra edilecektir. 21 Ocak'ta başlayan ve komuta ettiğimiz NATO Deniz Muhafızı 2026 yılı 1'inci Odak Harekatı Doğu Akdeniz'de devam etmektedir."

Aktürk, ayrıca, Somali Türk Görev Kuvveti Komutanlığında lojistik destek sağlamak ve Somali Federal Cumhuriyeti deniz yetki alanlarında araştırma faaliyeti gerçekleştirecek Çağrı Bey Sondaj Gemisine destek vermek amacıyla 30 Ocak-25 Şubat tarihleri arasında Aden Körfezi, Somali açıkları ve Arap Denizi'nde görev icra edecek TCG Sancaktar, TCG Gökova ve TCG Bafra'dan oluşan deniz unsurlarının, 6-7 Şubat'ta Cibuti'ye liman ziyareti yapacağını, 11 Şubat'ta ise Somali'ye ulaşacağı bildirdi.

Envantere yeni giren silah sistemleri

Aktürk, savunma sanayisinin her alanında yerli ve milli olarak geliştirilen stratejik, teknolojik ürünlerle Türk Silahlı Kuvvetlerinin imkan ile kabiliyetlerinin daha da arttırıldığını söyledi.

Bu kapsamda Kara Kuvvetleri Komutanlığınca muhtelif miktarda Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer (KBRN) Keşif aracı muayene ve kabul faaliyetlerinin tamamlanarak ilk defa envantere alındığını belirten Aktürk, Hassas Güdüm Kiti (HGK-84) Tedariki Projesi kapsamında Bakanlığa bağlı ASFAT tarafından TÜBİTAK SAGE iş birliğiyle geliştirilen muhtelif miktarda güdüm kitinin Hava Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildiğini aktardı.

Antalya'da düzenlenen "5'inci Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı"nda Askeri Deniz Platformları Ürün Grubu 2025 Yılı İhracatında birinci, toplam savunma ihracatında 7'nci olan Bakanlığa bağlı ASFAT'ı kutlayan Aktürk, şunları kaydetti:

"Hafta içerisinde başta Türk Silahlı Kuvvetlerimiz olmak üzere dost ve müttefik ülkeler ile uluslararası iş ortaklarına muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatını tamamlayan Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz tarafından, Mısır ile savunma sanayii alanındaki somut ve stratejik adımlarımızın bir yansıması olarak Mısır Savunma Bakanlığı ile imzalanan sözleşme kapsamında Mısır'da 155 milimetre Uzun Menzilli Topçu Mühimmat Fabrikası ile Fişek Üretim Tesislerinin kurulmasına yönelik sözleşme imzalanmış, Kurulumu yapılacak üretim tesislerinin yönetimi ve Mısır ile bölge coğrafyasında ihracat potansiyelinin artırılması maksadıyla MKE ile Mısır makamları arasında ortak şirket kurulmasına yönelik anlaşmaya varılmıştır. Yine Mısır'a MKE TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi ihracatı gerçekleştiren şirketimiz, 8-12 Şubat tarihleri arasında Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da düzenlenecek Dünya Savunma Fuarı'na katılacaktır. Ayrıca, Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda, ASELSAN tarafından üretilen ALP 100-G Alçak İrtifa Radar Sistemi ve Arayıcı Başlık Radarları ile Orta Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi SİPER-1 Bataryası envantere alınmıştır."

Somali'deki Hava Unsur Komutanlığının faaliyetlerine ilişkin yapılan açıklamada, "Somali'de konuşlu Somali-Türk Görev Kuvveti ile Hava Unsur Komutanlığı, askeri yardım, eğitim ve danışmanlık faaliyetleriyle Somali'nin terörle mücadele kapasitesinin geliştirilmesine katkı sunmayı sürdürmektedir. Somali'deki Hava Unsur Komutanlığımız yeni görevlendirmelerle güçlendirilmiştir. Yeni görevlendirilen unsurlarımız da Somali'nin terörle mücadelesine katkı sağlayacaktır." ifadeleri kullanıldı.

"Suriye hükümeti ile SDG arasındaki anlaşmayı memnuniyetle karşılıyoruz"

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları, 30 Ocak'ta Suriye hükümeti ile SDG arasında entegrasyona yönelik yeni bir anlaşmanın imzalanmasının memnuniyetle karşılandığını bildirdi.

Suriye'deki son duruma ilişkin gazetecilerin soruları üzerine ise şu açıklama yapıldı:

"30 Ocak'ta Suriye Hükümeti ile SDG arasında entegrasyona yönelik yeni bir anlaşmanın imzalanmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Süreci sahada yakından takip ediyoruz. Entegrasyonun, Suriye'nin üniter yapısını ve 'tek devlet, tek ordu' ilkesini güçlendirecek biçimde hayata geçirilmesinin önemini bir kez daha vurguluyor, planlanan tüm faaliyetlerin şeffaflık ve karşılıklı güven esasına dayalı olarak yürütülmesini bekliyoruz. Bölge halkının uzun süredir özlem duyduğu barış, huzur ve istikrar ortamının en kısa sürede tesis edilmesini temenni ediyoruz. Entegrasyon süreci kapsamında yapılacak görevlendirmelerin ise Suriye makamlarının devlet aklıyla yapacağı değerlendirmeler ve olumlu sonuçlanacak güvenlik soruşturmaları temelinde gerçekleştirileceğini değerlendiriyoruz."

"İyi niyet çerçevesinde mümkün olabileceğini savunuyoruz"

Yunan politikacıların Ege Denizi'nde kara sularını 12 mile çıkarma söylemleri konusunda Türkiye'nin tutumunun net olduğuna vurgu yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Türkiye olarak Ege'de, adil, hakkaniyetli ve uluslararası hukuk ilkelerine uygun bir deniz yetki paylaşımının ancak karşılıklı diyalog ve iyi niyet çerçevesinde mümkün olabileceğini savunuyoruz. Yunanistan'ın mevcut anlaşmazlıkları göz ardı eden ve Türk tarafının haklarını ihlal eden tek yanlı tasarrufları, iddiaları ve açıklamaları uluslararası hukuka aykırıdır ve kabul edilemez. Bu açıklamalar ülkemiz açısından hiçbir hukuki sonuç doğurmamaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri Mavi Vatan anlayışı doğrultusunda, ülkemizin deniz yetki alanlarında her türlü hak ve menfaatini korumaya yönelik görevini azim ve kararlılıkla sürdürmektedir."

Açıklamada, Türkiye ile Mısır arasındaki askeri çerçeve anlaşmasına ilişkin, "Söz konusu anlaşmayla belirlenen askeri işbirliği alanlarında bilgi ve uzmanlık teatisi yoluyla savunma işbirliğinin geliştirilmesi hedeflenmektedir." bilgisi aktarıldı.

Erzurum'da 23 kilo skunk ve 11 kilo metamfetamin ele geçirildi

Erzurum'da polisin düzenlediği operasyonda 23 kilogram skunk ve 11 kilogram metamfetamin maddesi ele geçirildi

05.02.2026 11:40:00
İhlas Haber Ajansı
Erzurum'da 23 kilo skunk ve 11 kilo metamfetamin ele geçirildi
Erzurum'da 23 kilo skunk ve 11 kilo metamfetamin ele geçirildi
Erzurum'da polisin düzenlediği operasyonda 23 kilogram skunk ve 11 kilogram metamfetamin maddesi ele geçirildi.

Edinilen bilgiye göre, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Erzurum Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince narkotik madde arama köpeği Hera ile yapılan çalışmalarda 23 kilo 250 gram skunk, 11 kilogram metamfetamin maddesi, 1 adet ruhsatsız tabanca, 15 adet fişek, 3 bin 915 TL ve 5 bin dolar suç unsuru para ele geçirildi.



Operasyonda gözaltına alınarak adli mercilere sevk edilen A.K. (44) ve S.K. (41) tutuklanarak Ceza İnfaz Kurumuna teslim edildi.

Emniyet Müdürlüğü'nce uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımı, satışı ve nakli ile ilgili mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi.

Adana'da 115 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi

Adana'da bir depoya yapılan baskında 115 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi

05.02.2026 10:56:00
İhlas Haber Ajansı
Adana'da 115 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi
Adana'da 115 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi
Adana'da bir depoya yapılan baskında 115 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi.

Adana Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Sarıçam ilçesine bağlı Kürkçüler Mahallesi'nde bir depoda kaçak akaryakıt olduğu bilgisine ulaştı. Ekipler söz konusu depoya operasyon düzenledi.



Depo içerisinde bulunan tankerlerde toplamda 115 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi. Konuyla ilgili 2 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.