logo
13 OCAK 2026

Türkiye Avrupa’nın en ucuz ülkesi

26.06.2023 00:00:00

Türkiye İstatistik Kurumu'nun son verilerine göre, Türkiye'nin tüketim mal ve hizmetleri fiyat düzeyi endeksi 40 olarak açıklandı. Bu veri, Türkiye'de 27 Avrupa Birliği (AB) ülkesindeki 100 Euro karşılığı satın alınan aynı mal ve hizmet sepetinin, Türkiye'de sadece 40 Euro karşılığı Türk Lirası ile satın alınabileceğini göstermektedir.

Fiyat düzeyi endeksi ne anlama gelir? 

Fiyat düzeyi endeksi, bir ülkenin ulusal para biriminin döviz kurlarıyla karşılaştırmalı olarak alım gücünü ölçen bir göstergedir. Eğer bir ülkenin fiyat düzeyi endeksi 100'den büyükse, o ülke karşılaştırıldığı ülke grubu ortalamasına göre "pahalı" kabul edilir. Ancak, Türkiye'nin fiyat düzeyi endeksi 40 olarak belirlenmesi, ülkemizi "ucuz" bir ülke konumuna getirmiştir.

Bu durum, Türkiye'yi yabancı ziyaretçiler için cazip bir turistik ve ekonomik destinasyon haline getirirken, yerli halk için zorlu bir ekonomik gerçeklik yaratmaktadır. Türkiye'deki çalışanlar, düşük ücretler nedeniyle geçim sıkıntısı çekerken, Türk lirasının sürekli değer kaybetmesiyle birlikte yabancı turistler ülkemizdeki avantajlı fiyatları değerlendirebilmektedir.

Tüketim malzemelerinde en ucuz, teknolojik ürünlerde en pahalı

Türkiye'nin tüketim mal ve hizmetleri grubuna ayrıntılı bir bakıldığında, kişisel ulaşım araçları endeksinin 144 olduğu görülmektedir. Bu durum, Türkiye'deki kişisel ulaşım araçlarının fiyatlarının AB ülkeleri ortalamasının üzerinde olduğunu göstermektedir. Diğer taraftan, giyim endeksi 36 olarak saptanmış ve Türkiye, giyim fiyatları açısından listenin en düşük endeksine sahip ülke olarak belirlenmiştir. Lokanta ve oteller grubunda ise Türkiye'nin endeks değeri 52 olarak tespit edilmiştir. 

Bu veriler, Türkiye'nin tüketim mal ve hizmetlerinin genel olarak uygun fiyatlı olduğunu göstermektedir. Ancak, bu durumun yerli vatandaşlar için dezavantajlı bir etki yarattığı da göz ardı edilmemelidir. Türkiye'de çalışanlar, düşük ücretler ve yüksek enflasyon nedeniyle geçim sıkıntısı yaşamakta ve hayat pahalılığıyla mücadele etmektedir. 

Özellikle sabit gelirli vatandaşlarımız ekonomik bir kıskaca sıkışmış durumdadır. Güya endeks değeri 36 olan giyim, 52 olan lokanta otel giderlerinde en ucuz ülke olmamıza rağmen, geniş halk kitleleri temel ihtiyaç giderlerini karşılamakta zorlanmaktadır. Bu yetmiyormuş gibi, 144 olan endeks değeri ile AB ülkelerine göre çok pahalı olan kişisel ulaşım araçlarını satın almak ise artık vatandaşlarımız için hayal ötesi olmuştur.

Topyekûn boğaz tokluğuna çalışmak 

Özellikle emeğin sudan ucuz olduğu ve vatandaşın her gün daha da fakirleştirildiği Türkiye'de, özellikle sabit gelirliler, basit ifade ile boğaz tokluğuna çalışmak zorunda bırakılmıştır. Artık büyük halk kitleleri için temel ihtiyaçların haricinde bir harcama yapmak ihtimal dışı kalmıştır. 

Ucube bir hal almış ekonomik tabloda emekte en ucuz, teknolojide en pahalı olmamız mevcut iktidarın vatandaşa dayatmasıdır, bilinçli tercihidir. 

Vatandaşın emeği üzerine hesaplar

Türkiye'nin Avrupa'nın en ucuz ülkesi olarak konumlandırılması, birçok yabancı turistin ülkemizi tercih etmesine ve turizm sektörünün büyümesine katkıda bulunmaktadır. Ve tüm ekonomik beklenti en ucuz olarak, yok pahasına satılan vatandaşın emeğine, üretimine yüklenmiştir. Böylece ekonomik tablo yabancılar için cennet, vatandaşımız için cehennem halini almıştır.

Yerli üretim de yerli tüketim de artırılmalıdır 

Bu bağlamda, Türkiye'nin ekonomik dengelerini koruyarak ve yerli üretimi destekleyerek daha sürdürülebilir bir ekonomik büyüme ve kalkınma sağlayabilmesi önemlidir. Ekonomik politikaların, yerli iş gücünün refahını artırmaya yönelik tedbirler içermesi gerekmektedir. Aynı zamanda, enflasyonun kontrol altına alınması ve yerli üretimin teşvik edilmesiyle fiyat istikrarı sağlanmalıdır.

Ekonomik politikaların insanların yaşam standartlarını iyileştirmeye odaklanması gerekmektedir. 

Türkiye'nin ekonomik açıdan daha güçlü bir konuma gelmesi için hem yerli tüketicinin hem de ihracatın desteklendiği büyüme stratejileri geliştirilmelidir. 

Bu stratejilerin tamamının devreye girmesi için ekonomiye bütüncül bir bakış açısı ile bakılması şarttır. 

Dünyada uygulanan ekonomi modellerinin içerisinde hem tüketimin hem üretimin desteklendiği tek model Milli Ekonomi Modelidir. Her iki kesimin desteklenmesi ile ancak özlenen refah düzeyine ulaşılabilir. Bu sayede Türkiye, sadece ucuz bir ülke olmanın ötesine geçerek katma değer yaratan, teknoloji odaklı ve rekabetçi bir ekonomiye dönüşebilir.

Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi / diğer yazıları
Oktay Kaynarca adli kontrolle serbest
Uyuşturucu operasyonunda iki tutuklama
Görüşmeler bir işe yaramadı
İsrail yine Suriye'ye saldırdı
Murat Çalık ameliyattan çıktı
Durumu ciddiyetini koruyor
'Emekliyi de Meclis'in itibarını da kurtaralım'
'Emekli maaşını asgari ücrete eşitleyelim'
İstanbul'da savcı hakime silahla ateş etti
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde korku dolu anlar
Kasım ayında devasa cari açık
Bir ayda yaklaşık 4 milyar dolar açık verildi
Bahçeli Grup Toplantısı'nda konuştu
'Trump'ın savunduğu küresel çeteleşmedir'
‘Bebek Otel’ soruşturması derinleşiyor
Oktay Kaynarca ve Emel Müftüoğlu gözaltına alındı
Bakan Yerlikaya açıkladı
İzmir'de 1 ton 625 kilo uyuşturucu hap ham maddesi ele geçirildi
ABD basınının iddiası:
"Trump, İran'a yönelik siber ve psikolojik saldırı seçeneklerini değerlendiriyor"
Türkiye etkilenecek mi?
Trump'tan İran'la ticaret yapan ülkelere yüzde 25 ek gümrük vergisi!
İşçiye bir, patrona ikiden de fazla!
İşsizlik Fonu talan ediliyor
İngiltere'den ilginç karar
ABD'yi caydırmak için Grönland'a asker gönderecekler
'Önce diplomasi, sonra askeri güç'
Haydut devletten İran açıklaması
Emperyalistler İran'da hayal kırıklığına uğradı
Abbas Arakçi: 'Durum tamamen kontrol altında'
Oktay Kaynarca adli kontrolle serbest
Uyuşturucu operasyonunda iki tutuklama
Görüşmeler bir işe yaramadı
İsrail yine Suriye'ye saldırdı
Murat Çalık ameliyattan çıktı
Durumu ciddiyetini koruyor
'Emekliyi de Meclis'in itibarını da kurtaralım'
'Emekli maaşını asgari ücrete eşitleyelim'
İstanbul'da savcı hakime silahla ateş etti
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde korku dolu anlar
Kasım ayında devasa cari açık
Bir ayda yaklaşık 4 milyar dolar açık verildi
Bahçeli Grup Toplantısı'nda konuştu
'Trump'ın savunduğu küresel çeteleşmedir'
‘Bebek Otel’ soruşturması derinleşiyor
Oktay Kaynarca ve Emel Müftüoğlu gözaltına alındı
Bakan Yerlikaya açıkladı
İzmir'de 1 ton 625 kilo uyuşturucu hap ham maddesi ele geçirildi
ABD basınının iddiası:
"Trump, İran'a yönelik siber ve psikolojik saldırı seçeneklerini değerlendiriyor"
Türkiye etkilenecek mi?
Trump'tan İran'la ticaret yapan ülkelere yüzde 25 ek gümrük vergisi!
İşçiye bir, patrona ikiden de fazla!
İşsizlik Fonu talan ediliyor
İngiltere'den ilginç karar
ABD'yi caydırmak için Grönland'a asker gönderecekler
'Önce diplomasi, sonra askeri güç'
Haydut devletten İran açıklaması
Emperyalistler İran'da hayal kırıklığına uğradı
Abbas Arakçi: 'Durum tamamen kontrol altında'
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.