Milli gelirden, memleketin toplam gelirinden yeterince pay alamayan kesimler, dullar, yetimler, yoksullar, kimsesizler, evsizler-barksızlar biraz daha sabretsinler, dertlere biraz daha dirensinler ve çilelere biraz daha katlansınlar, refaha erişecekleri, ışığa kavuşacakları günler adım adım yaklaşmaktadır!
Emekliler dahi çok sabırsızlanıyor, çok sızlanıyorlar, yöneticilerin iki ayaklarını bir pabuca koyup duruyorlar, ne gerek var, koskoca yıl boyunca günler mi tükenmiş sanki!
Koca koca, büyük büyük şirketlerin geçen yıla ait olan vergi borçlarının sıfırlanmasına şunun şurasında bir şey kalmamış.
Yeni yılın başında, teşvik alacak devasa şirketlerin tespiti ve alacaklarının sağ-salim teslim edilmesi de hızla sürüyor.
Geçilen ve geçilmeyen köprülerden, uçulan ve uçulmayan havaalanlarından ve dahi aynı kategorideki hastanelerden ötürü terettüp eden mali külfetlerin ne kadarı kullananlara, ne kadarı kullanmayanlara ve ne kadarı da hazineye düştüğü meselesi de elbette iktidar yetkililerini çokça meşgul ediyor.
Geçenler, uçanlar zaten peşinen ödeme yapıyorlar, onda bir sıkıntı yok ama, hayatında o köprüden geçmemiş, hayatında o uçakla uçmamış olan milyonlarca vatandaşın hissesine borçtan ne kadar düşecek?
Bütün bunlar ciddi ciddi hesap işleri elbette!
Ankara'da ikamet eden yazar-çizer, gazeteci-televizyoncu takımının gözlemlerine göre devlet Ankara'da resmen kiracı imiş.
Bakanlıkların çoğunun oturduğu binalardan, çeşitli devlet kurumlarına kadar neredeyse bütün kurumlar ve birimler, yandaş müteahhitlerin devasa binalarında kiracı olarak faaliyet gösteriyorlarmış.
Kiracı devlet olunca, üçün-beşin hesabını yapmadan katrilyon TL'ler havalarda uçuşuyormuş, özellikle araç kiralamalarındaki ödemeler duyanın dudaklarını uçuklatıyormuş.
Bütün bunların yan ısıra üç maaşlılar var, beş maaşlılar, yönetim kurumlarından aldıklarının, huzur hakkı olarak aldıklarının yeniden ayarlanmaları darken, görüldüğü üzere yöneticilerimizin işleri hayli fazla.
Şimdi, koskoca hem de çeyrek asırlık iktidar kadroları bu kadar önemli taksimat ve ayarlama-uyarlama işlerini bıraksınlar da, yetimin yoksulun, dulun kimsesizin ve bir de emeklinin derdi ile mi uğraşsınlar?
Yukarıda bir kısmından söz ettiğimiz talandan artakalanlardan elbette onların da payına kimi parçacıklar düşecektir!
- ‘İnen hak aşkına…’ / 30.12.2025
- Yoksulun halini onlar ne bilsin? / 26.12.2025
- Özetin özeti… Hayatın özeti… / 24.12.2025
- Üç aylar iklimi derman olsa derdimize / 22.12.2025
- Var mı bir gören? / 16.12.2025
- Ey insan! / 14.12.2025
- Negatif büyüme! / 12.12.2025
- Ezber bozan parti: BTP / 11.12.2025
- Her kime dokunsan ağlayası var / 04.12.2025





























































































