Son kalaycı direniyor
Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde çocukluk yıllarında kalaycılık mesleğini öğrenen 85 yaşındaki Ahmet Gürz, unutulmaya yüz tutan mesleğini yaşatmaya çalışıyor
15.02.2016 00:00:00
Düziçi ilçesinde mesleğe evine kurduğu ocakla devam eden Gürz, kalaycılık işine 15 yaşında ustası Ali Tatar'ın yanında başladı. Gürz, 65 yılını geride bıraktığı mesleğini, makineleşmenin gelişmesiyle çok fazla gelir elde edemese de aldığı siparişle geçimini sağlıyor.
Gürz, kalaycılığın Düziçi'nde son temsilcisi olduğunu söyledi. Gürz, mesleğe ilk başladığında yaya olarak köy köy gezerek kalay yaptığını şimdi ise evine kurduğu ocakla işine devam etmeye çalıştığını belirtti. Mesleğe başladığı dönemde ilçede 15'e yakın kalaycı ustasının bulunduğunu belirten Gürz, "Bu mesleğe çıraklıktan yetişerek başladım. Kalaycılık bir zamanlar çok önemli bir meslekti. Şimdi bu mesleği yaşatmak için çalışıyorum" dedi.
Gürz, teknolojinin gelişmesiyle çelik ve plastikten yapılan kapların yaygınlaştığını, bakır kapların kullanımının azaldığını aktardı. Kalay için getirilen kapları kostik ve tuz ruhu ile temizlediklerini anlatan Gürz, "Kum ile ovalayarak kalay yapılacak hale getiriyoruz. Alüminyum, plastik, çelik, teflon ve cam kapların kullanımı arttıkça, bakır kaplarını kalaylatmak için gelenler de azaldı. Makine yapımı kaplar bizi bitirdi" diye konuştu.
Bakır kapların insana hiçbir zararının olmadığını dile getiren Gürz, şöyle devam etti:
"Kalaylanmış kapların gıda sektöründe kullanılabilecek en hijyenik ürünlerden olduğunu düşünüyorum. Şimdiki insanlar çelik teflonla yapılan kapların fiyatı uygun olduğu için şu an o kaplar rağbet görüyor halbuki bu kaplar insanları resmen zehirliyor, hiçbir yararı yok. Şuan bizim kap turistik mekanlarda, bazı lokantalarda kullanılıyor. Eskiden bizim kaplar hemen hemen bütün evlerde kullanılırdı işleri yetiştiremezdik şimdi işler çok kısıtlandı bende az da olsa gelen işle geçinip gidiyorum. Kalaylı kapların kullanıldığı dönemde bu kadar hastalık yoktu. Bakır kapları yapanların kalmaması mesleğimizin unutulmasında önemli rol oynadı."
Gürz, kalaycılığın Düziçi'nde son temsilcisi olduğunu söyledi. Gürz, mesleğe ilk başladığında yaya olarak köy köy gezerek kalay yaptığını şimdi ise evine kurduğu ocakla işine devam etmeye çalıştığını belirtti. Mesleğe başladığı dönemde ilçede 15'e yakın kalaycı ustasının bulunduğunu belirten Gürz, "Bu mesleğe çıraklıktan yetişerek başladım. Kalaycılık bir zamanlar çok önemli bir meslekti. Şimdi bu mesleği yaşatmak için çalışıyorum" dedi.
Gürz, teknolojinin gelişmesiyle çelik ve plastikten yapılan kapların yaygınlaştığını, bakır kapların kullanımının azaldığını aktardı. Kalay için getirilen kapları kostik ve tuz ruhu ile temizlediklerini anlatan Gürz, "Kum ile ovalayarak kalay yapılacak hale getiriyoruz. Alüminyum, plastik, çelik, teflon ve cam kapların kullanımı arttıkça, bakır kaplarını kalaylatmak için gelenler de azaldı. Makine yapımı kaplar bizi bitirdi" diye konuştu.
Bakır kapların insana hiçbir zararının olmadığını dile getiren Gürz, şöyle devam etti:
"Kalaylanmış kapların gıda sektöründe kullanılabilecek en hijyenik ürünlerden olduğunu düşünüyorum. Şimdiki insanlar çelik teflonla yapılan kapların fiyatı uygun olduğu için şu an o kaplar rağbet görüyor halbuki bu kaplar insanları resmen zehirliyor, hiçbir yararı yok. Şuan bizim kap turistik mekanlarda, bazı lokantalarda kullanılıyor. Eskiden bizim kaplar hemen hemen bütün evlerde kullanılırdı işleri yetiştiremezdik şimdi işler çok kısıtlandı bende az da olsa gelen işle geçinip gidiyorum. Kalaylı kapların kullanıldığı dönemde bu kadar hastalık yoktu. Bakır kapları yapanların kalmaması mesleğimizin unutulmasında önemli rol oynadı."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.