Ülkemizdeki siyasi yelpazeyi hangi esasa göre tasnif edeceğiz. Şayet bu sınıflama sağ sol esasına göre yapılırsa, partileri tam tanımlamak mümkün olmayacaktır. Artık solun, sağdan; sağın da soldan farkı kalmamıştır. Her iki kesim de liberal ekonomik modelleri benimsemiş, üstelik sosyal ve dış politik yaklaşımları da birbirine benzemiştir. Solun ve sağın birlikteliği yani 'yelpazenin kapanması' ülkemizdeki siyasi sınıflamanın yeniden yapılmasını zaruri kılmaktadır. Bu sonuç aynı zamanda ülkemizdeki siyasi tıkanmışlığın da bir neticesidir. Sol ve sağ görüşler insanlığın önünü açacak sosyal, siyasal ve ekonomik modeller ortaya koyamamış; hüküm sürdüğü coğrafyalara huzur ve mutluluk verememiştir.
Ülkemizde iktidarı ile muhalefeti ile siyasi partilerin AB'ye taraf olmaları, uyum yasalarına imza atmaları mandacı mantığın neticesidir. Bunların karşısında ise bir tek BTP AB'ye karşı çıkmakta, siyaset sahnesinde devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün yılmaz savunuculuğunu yapmaktadır.
MHP de ulusal programın altına imza atarak, değişik manevralarla uyum yasalarına destek vererek AB'ye taraf oluşunu teyit etmiştir. Yani AB'nin ve IMF'nin ülkemiz aleyhine sonuç verecek olan istekleri karşısında boyun eğmiştir. Bu sebepten dolayı da ciddi bir taban kayması yaşamaktadır.
Ülkemizde siyasetin gündemini Bağımsız Türkiye Partisi belirlemektedir. BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş beyin görüş ve düşünceleri, diğer siyasiler tarafından sürekli çalınmaktadır. Hatta daha da ileriye 'uzan'anlar tarafından yapılan taklit, kötü bir tiyatro oyunculuğuna kadar gitmektedir.
BTP, Türkiye Cumhuriyeti Devletini kainat devleti yapacak; milleti aşa, işe kavuşturacak; toplumsal barış projesi ile devlet ile milleti; asker ile sivil tek bilek , tek yürek yapacak projelere sahiptir.
Siyaset bilimcilere göre BTP, Türk milletinin değerlerine sahip olmasıyla tam milliyetçi bir partidir. BTP milliyetçiliğin bir tekel değil, milletin malı olduğunu göstermiştir. Ülkücü taban ise süratle BTP saflarında yerini almaktadır.
BTP aynı zamanda gerçek Atatürkçü düşünceye sahiptir. Atatürkçülük bugüne kadar Avrupalı olma ideali olarak gösterilmiştir. Oysa BTP, Atatürkçülüğün muasır medeniyet seviyesine çıkmak olduğunu vurgulamakta ve hedefini TC devletini kainat devleti yapma idealine kilitlemektedir.
BTP aynı zamanda gerçek halkçı bir harekettir. Mağdurun, elsizin, dilsizin yanında yer almaktadır. BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş beye ait 'Milli Ekonomik Model'le, sosyal reform paketiyle bütün sosyal kurumlara ve şahıslara hak verilmektedir.
Ülkemizde din yoluyla bazı partiler dini ve dindarı sömürüp, hukuk dışı yollarla insanımızı refüze ederken, bazı partilerde dini ve dindarı sömürenleri gösterip, dini ve dindarı ezmek hakkımdır politikasını uygulamış ve böylece millet maalesef bütün haklarından mağdur edilmiştir. Bağımsız Türkiye Partisi ise, bu oyuna son demiştir. Dine ve dindara ancak hizmet edileceğini ve gerekli hakların istenmeden verileceğini ilan etmiştir.
Artık Türk siyasi hayatının parlayan güneşi olan BTP programı ile, mağdur olan, ezilen bütün dünya devletleri için de bir model olacaktır.
Türk milleti Prof. Dr. Haydar Baş bey gibi bir lidere sahip olduğu için ne kadar gururlansa azdır.
Ülkemizde iktidarı ile muhalefeti ile siyasi partilerin AB'ye taraf olmaları, uyum yasalarına imza atmaları mandacı mantığın neticesidir. Bunların karşısında ise bir tek BTP AB'ye karşı çıkmakta, siyaset sahnesinde devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün yılmaz savunuculuğunu yapmaktadır.
MHP de ulusal programın altına imza atarak, değişik manevralarla uyum yasalarına destek vererek AB'ye taraf oluşunu teyit etmiştir. Yani AB'nin ve IMF'nin ülkemiz aleyhine sonuç verecek olan istekleri karşısında boyun eğmiştir. Bu sebepten dolayı da ciddi bir taban kayması yaşamaktadır.
Ülkemizde siyasetin gündemini Bağımsız Türkiye Partisi belirlemektedir. BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş beyin görüş ve düşünceleri, diğer siyasiler tarafından sürekli çalınmaktadır. Hatta daha da ileriye 'uzan'anlar tarafından yapılan taklit, kötü bir tiyatro oyunculuğuna kadar gitmektedir.
BTP, Türkiye Cumhuriyeti Devletini kainat devleti yapacak; milleti aşa, işe kavuşturacak; toplumsal barış projesi ile devlet ile milleti; asker ile sivil tek bilek , tek yürek yapacak projelere sahiptir.
Siyaset bilimcilere göre BTP, Türk milletinin değerlerine sahip olmasıyla tam milliyetçi bir partidir. BTP milliyetçiliğin bir tekel değil, milletin malı olduğunu göstermiştir. Ülkücü taban ise süratle BTP saflarında yerini almaktadır.
BTP aynı zamanda gerçek Atatürkçü düşünceye sahiptir. Atatürkçülük bugüne kadar Avrupalı olma ideali olarak gösterilmiştir. Oysa BTP, Atatürkçülüğün muasır medeniyet seviyesine çıkmak olduğunu vurgulamakta ve hedefini TC devletini kainat devleti yapma idealine kilitlemektedir.
BTP aynı zamanda gerçek halkçı bir harekettir. Mağdurun, elsizin, dilsizin yanında yer almaktadır. BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş beye ait 'Milli Ekonomik Model'le, sosyal reform paketiyle bütün sosyal kurumlara ve şahıslara hak verilmektedir.
Ülkemizde din yoluyla bazı partiler dini ve dindarı sömürüp, hukuk dışı yollarla insanımızı refüze ederken, bazı partilerde dini ve dindarı sömürenleri gösterip, dini ve dindarı ezmek hakkımdır politikasını uygulamış ve böylece millet maalesef bütün haklarından mağdur edilmiştir. Bağımsız Türkiye Partisi ise, bu oyuna son demiştir. Dine ve dindara ancak hizmet edileceğini ve gerekli hakların istenmeden verileceğini ilan etmiştir.
Artık Türk siyasi hayatının parlayan güneşi olan BTP programı ile, mağdur olan, ezilen bütün dünya devletleri için de bir model olacaktır.
Türk milleti Prof. Dr. Haydar Baş bey gibi bir lidere sahip olduğu için ne kadar gururlansa azdır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi / diğer yazıları
- Yeni dünya düzeni: Arka bahçeler çağı / 10.01.2026
- İç cepheyi tanımlayalım mı? / 09.01.2026
- Para imparatorluğu çökerken / 08.01.2026
- Emekli ve asgari ücretlinin gücü görmezden gelinemez / 05.01.2026
- Güven çökmeden devlet çökmez, güven çökerse her şey çöker / 04.01.2026
- Ortadoğu’da parçalanan devletler ve Türkiye’ye biçilen rol / 03.01.2026
- 2025’in zifiri karanlığından 2026’nın şafağına: Çözüm var! / 01.01.2026
- Kürt meselesi kimin meselesidir? / 26.12.2025
- DEM açık, AKP-MHP çelişkili, CHP kararsız / 25.12.2025
- Asgari ücret değil, asgari hayat / 21.12.2025
- İç cepheyi tanımlayalım mı? / 09.01.2026
- Para imparatorluğu çökerken / 08.01.2026
- Emekli ve asgari ücretlinin gücü görmezden gelinemez / 05.01.2026
- Güven çökmeden devlet çökmez, güven çökerse her şey çöker / 04.01.2026
- Ortadoğu’da parçalanan devletler ve Türkiye’ye biçilen rol / 03.01.2026
- 2025’in zifiri karanlığından 2026’nın şafağına: Çözüm var! / 01.01.2026
- Kürt meselesi kimin meselesidir? / 26.12.2025
- DEM açık, AKP-MHP çelişkili, CHP kararsız / 25.12.2025
- Asgari ücret değil, asgari hayat / 21.12.2025






















































































