Bu vatanın asıl sahipleri, hemen her cephede bir yakınını şehit vermiş olan şehit torunları, olup-bitenleri sabır makamında izliyor. Televizyonlarda laf ebeliği yapan, gazetelerde kalem oynatan ama ilk cümlelerinde zalimlerin, zorbaların, sözcüleri olduklarını hemen ele veren sivri dilli ve kara vicdanlıları da şehit torunları acı tebessümlerle seyrediyor, takip ediyor.İslam coğrafyasında halen kan döken, yuva yıkan, cami, türbe, minare bombalayan zalimler adına konuşarak, yazıp-çizerek diğer Müslümanların yüreklerine korku salmaya çalışan satılmış vicdanlara, hasseten Müslüman Türk Milleti, dönüp tarihe bakmalarını tavsiye ediyor. Bu milletin istiklal mücadelesini iyi incelemelerini ve boş hayallere kapılıp maceraya atılmamalarını öneriyor.Şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleri ile birleştirmiş olan yöneticilerin de zalimlere dayanarak bir adım atmamalarını tavsiye ediyor.Zalimlerin, zorbaların planladıkları hedeflerine erişinceye kadar kullandıkları koltuk değneklerini, ulaşır ulaşmaz fırlatıp attıklarına dair hem tarihten, hem de günümüz dünyasından çokça örnekler olduğunu hatırlatıyor.Bu toprakların asıl sahipleri, her cephede en az bir yakınını kanlı elbiseleri ile bu toprağın bağrına gömmüş olan şehit torunlar; izzetleri ile, vakarları ile hele hele yüce dinleri, yüce kitapları ile oynanmasından son derece rahatsızlar.Bütün düzenlemelerin harici ve dâhili düşmanların arzuları istikametinde yapılmasından, böylelikle meydanların millet ve mukaddesat düşmanlarının emrine verilmesinden son derece tedirgin durumdadırlar. Yine yerli ve yabancı tefecilerin istekleri doğrultusunda yasalar yapılmasından, çaresiz insanların tefecilerin kucağına atılmasından ve faiz atağından ötürü yıkılan yuvaların artmış olmasından milletimiz bizardır, huzursuzdur.On beş asırdır baş tacı ettiği, gece-gündüz aşkla, şevkle okuduğu yüce kitabına, diyalog uğruna, muharref İncil'den, Tevrat'tan notlar karıştırılmasından son derece huzursuzdur.Sessiz çoğunluk, bu vatanın asli sahipleri, şehit torunları; yapılması gerektiği halde yapılmayanları, asla yapılmaması gerektiği halde yapılanları sabır makamında izliyor ve bir tara not ediyor.Bu millet, ecdadına iftira edenlerin toplantılarına, şu meşhur ermeni konferansına, hem de yargıya müdahale pahasına müsaade edilmesini not ettiği gibi, iftiracı Orhan Pamuk'un mahkemeye çıkarılmadan berat ettirilmesini not ettiği gibi, dört-beş milyonluk İsrail'in Ankara Büyükelçisi tarafından yetmiş milyonluk Türk devletinin istiskal edilmesini ve bunu sineye çekenleri de bir köşeye büyük harflerle not etmiştir.Şehit torunları çok iyi bilmektedir ki; adı ne olursa, şanı, şöhreti nasıl olursa olsun tüm zalimleri, zorbaları bitirmek, onların içimizdeki uzantılarından desteği çekmekle mümkün olacaktır ve merak edilmesin işbirlikçilerin maskeleri indikçe tüm destekler çekilecektir.Görenler için, işitenler için sessiz çoğunluğun gür sesi yankılanmaya başlanmıştır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Üç aylardan biri bitti kaldı ikisi / 22.01.2026
- Bu kırmızı ışığı ihlal edenlerin vay haline / 21.01.2026
- Neden niçin nasıl? / 20.01.2026
- İktidar sözcüleri pot kırma yarışındalar / 19.01.2026
- Sersem mi sermesem mi? / 18.01.2026
- Dağlar gram gelir yanında senin / 12.01.2026
- Değirmende ezberlediğim Kur’an ayetleri / 10.01.2026
- Son yaprak kopacak elbet birazdan / 02.01.2026
- ‘İnen hak aşkına…’ / 30.12.2025
- Yoksulun halini onlar ne bilsin? / 26.12.2025
- Bu kırmızı ışığı ihlal edenlerin vay haline / 21.01.2026
- Neden niçin nasıl? / 20.01.2026
- İktidar sözcüleri pot kırma yarışındalar / 19.01.2026
- Sersem mi sermesem mi? / 18.01.2026
- Dağlar gram gelir yanında senin / 12.01.2026
- Değirmende ezberlediğim Kur’an ayetleri / 10.01.2026
- Son yaprak kopacak elbet birazdan / 02.01.2026
- ‘İnen hak aşkına…’ / 30.12.2025
- Yoksulun halini onlar ne bilsin? / 26.12.2025





























































































