Nüfusun yarısından çoğu tarımla geçimini sağlayan Türkiye'de üretilen sebze ve meyve, çiftçinin kendisi başta olmak üzere tüccar, komisyoncu ve büyük marketler tarafından değişik şekillerde tüketiciye sunuluyor.
Düzenli işleyen bir sistem kurulamaması ve ilgili yasalarda oluşanboşluklar, bir yılda üretilen yaklaşık 60 milyon ton sebze ve meyvenin kayıt altına alınmasını adeta imkansız hale getiriyor.
Şeker pancarı ya da çay gibi üretim planlaması yapılamayan sebze ve meyve üretiminin, hava şartları gibi değişken unsurlar nedeniyle anormal artış ya da azalış göstermesi ise en başta fiyatlarda istikrasızlığa neden oluyor.
Bir sözcük, bir katrilyon lira
Yüzde 60'ı kayıt dışı piyasada eriyen sebze ve meyvenin, 552 sayılı Haller Yasası'nda yapılacak küçük bir değişiklik ve mevcut denetim mekanizmasının ayağa kaldırılması ile kolayca kayıt altına alınabileceğini vurgulayan Gürbüz, şunları söyledi:
"1998 yılından önce sebze ve meyve sektöründe dönen paranın yüzde 90'ı kayıt altındaydı. Ancak 1998'de, nedeni anlaşılamayan yasa değişikliği ile piyasa bir keşmekeşin içine sokuldu. Çünkü yasadaki, (Perakende satış yapanlar, o yerin sebze halinden başka yerden alış veriş yapamaz) ifadesindeki "O yer" sözcüğü kaldırılmıştı. Şimdi, pazarda sebze satanlardan tutun da büyük marketlere kadar hiç kimsenin nereden sebze alıp nerede sattığı belli değil. Bu durum bir kilo ürünü bile faturalandırarak satma durumunda olan sebze-meyve hali esnafını, korsan satıcılar karşısında adeta ölüme terk ediyor. Yasadaki "O yer" ifadesi değiştirilerek devlet, hem bize (can suyu) vermiş olacak hem de yılda 1 katrilyon kara geçecek."
Düzenli işleyen bir sistem kurulamaması ve ilgili yasalarda oluşanboşluklar, bir yılda üretilen yaklaşık 60 milyon ton sebze ve meyvenin kayıt altına alınmasını adeta imkansız hale getiriyor.
Şeker pancarı ya da çay gibi üretim planlaması yapılamayan sebze ve meyve üretiminin, hava şartları gibi değişken unsurlar nedeniyle anormal artış ya da azalış göstermesi ise en başta fiyatlarda istikrasızlığa neden oluyor.
Bir sözcük, bir katrilyon lira
Yüzde 60'ı kayıt dışı piyasada eriyen sebze ve meyvenin, 552 sayılı Haller Yasası'nda yapılacak küçük bir değişiklik ve mevcut denetim mekanizmasının ayağa kaldırılması ile kolayca kayıt altına alınabileceğini vurgulayan Gürbüz, şunları söyledi:
"1998 yılından önce sebze ve meyve sektöründe dönen paranın yüzde 90'ı kayıt altındaydı. Ancak 1998'de, nedeni anlaşılamayan yasa değişikliği ile piyasa bir keşmekeşin içine sokuldu. Çünkü yasadaki, (Perakende satış yapanlar, o yerin sebze halinden başka yerden alış veriş yapamaz) ifadesindeki "O yer" sözcüğü kaldırılmıştı. Şimdi, pazarda sebze satanlardan tutun da büyük marketlere kadar hiç kimsenin nereden sebze alıp nerede sattığı belli değil. Bu durum bir kilo ürünü bile faturalandırarak satma durumunda olan sebze-meyve hali esnafını, korsan satıcılar karşısında adeta ölüme terk ediyor. Yasadaki "O yer" ifadesi değiştirilerek devlet, hem bize (can suyu) vermiş olacak hem de yılda 1 katrilyon kara geçecek."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.



























































































