Rıza, kapıların en yücesidir
Gazali Hazretleri buyurdu ki: “Şunu iyi bil, rıza hali, Hakk’a açılan kapıların en yücesidir. Kim ona bir yol bulabilirse, en yüksek rütbe ve dereceyi bulmuş sayılır”
20.11.2023 11:25:00
Hakan Akkuş
Hakan Akkuş





İmam Gazali Hazretleri şöyle anlatıyor:
Bir gün Peygamber Efendimiz, bazı ashabı ile otururken şöyle sorar: "Siz nesiniz?"
Ashab, buna karşılık, "Biz mü'min kişileriz" deyince, Peygamber Efendimiz tekrar sorar: "Mümin olduğunuza dair alâmet nedir?"
Bunun üzerine ashab şöyle der: "Belâ gelince sabırlı oluruz. Bolluğa şükürle mukabele ederiz. İlâhî hükümlere razı oluruz."
Bu cevap Peygamber Efendimizi sevindirir ve şöyle buyurur: "Kâbe'nin Rabbına yemin olsun, bunlar mü'mindir."
Bir gün Musa Peygamber (a.s.), münacaatı sırasında Cenab-ı Hakk'a şu niyazda bulundu: "Ya Rabbi, razı olduğun bir işi bildir ki, yapıp rızana ereyim."
İlâhî vahiy şöyle oldu: "Rızam, hoş görmediğin işte. O işe, sabredip, devam etmiyorsun, hâlbuki rızam ondadır."
Bunun üzerine tekrar, "Ya Rabbi o şeyi bana göster" deyince şöyle buyrulur: "Rızam, kazama razı olmanda."
Şunu iyi bil, rıza hali, Hakk'a açılan kapıların en yücesidir. Kim ona bir yol bulabilirse, en yüksek rütbe ve dereceyi bulmuş sayılır.
Ulaşan rivayetlere göre Allah Teâlâ bazı peygamberlerine şöyle vahyetmiştir: "Dostluğuma seçtiğim kimse odur ki, Beni anmaktan bir an bile geri kalmaz. Onun için Benden gayrı varlık olamaz. O, Bana karşı kimseyi tercih etmez. Bu kimseyi ateşte yakacak olsam, ateşin yakışındaki sızıyı duymaz. Ve o kimse, demir testere ile biçilse ondan hâsıl olacak elemi duymaz."
Sevginin, yani İlâhî muhabbetin bu hadde getirmediği kimse, ondan sonra gelecek keşif, keramet hallerini nasıl anlasın? Bu haller sevgiden sonra başlar. Sevgi ise, imandan sonra...
Bir hadis-i şerifte şöyle buyurulur: "Allah Teâlâ'nın benimsediği üç yüz huy vardır. Onlardan birini hal edinme şerefine eren kimse, tevhid haline de ermiş ise, Cennete girer."
İmam Şiblî Hz. diyor ki: "Sevgi, lezzet için bir dehşettir ve tazim içinde bir hayret..."
Devam ediyor: "Şevk bir ateştir. Allah onu, evliya kullarının kalbinde yaktı. Ta ki, kalplerinde mevcut yabancı hatıra, irade, ihtiyaç ve arız olan çeşitli yersiz şeyleri yaksın."
Anla, ganimet bulursun. Doğruyu en iyi bilen Allah'tır.
(El-Mürşidü'l-Emîn ilâ Mev'izeti'l-Mü'minîn'den…)
Bir gün Peygamber Efendimiz, bazı ashabı ile otururken şöyle sorar: "Siz nesiniz?"
Ashab, buna karşılık, "Biz mü'min kişileriz" deyince, Peygamber Efendimiz tekrar sorar: "Mümin olduğunuza dair alâmet nedir?"
Bunun üzerine ashab şöyle der: "Belâ gelince sabırlı oluruz. Bolluğa şükürle mukabele ederiz. İlâhî hükümlere razı oluruz."
Bu cevap Peygamber Efendimizi sevindirir ve şöyle buyurur: "Kâbe'nin Rabbına yemin olsun, bunlar mü'mindir."
Bir gün Musa Peygamber (a.s.), münacaatı sırasında Cenab-ı Hakk'a şu niyazda bulundu: "Ya Rabbi, razı olduğun bir işi bildir ki, yapıp rızana ereyim."
İlâhî vahiy şöyle oldu: "Rızam, hoş görmediğin işte. O işe, sabredip, devam etmiyorsun, hâlbuki rızam ondadır."
Bunun üzerine tekrar, "Ya Rabbi o şeyi bana göster" deyince şöyle buyrulur: "Rızam, kazama razı olmanda."
Şunu iyi bil, rıza hali, Hakk'a açılan kapıların en yücesidir. Kim ona bir yol bulabilirse, en yüksek rütbe ve dereceyi bulmuş sayılır.
Ulaşan rivayetlere göre Allah Teâlâ bazı peygamberlerine şöyle vahyetmiştir: "Dostluğuma seçtiğim kimse odur ki, Beni anmaktan bir an bile geri kalmaz. Onun için Benden gayrı varlık olamaz. O, Bana karşı kimseyi tercih etmez. Bu kimseyi ateşte yakacak olsam, ateşin yakışındaki sızıyı duymaz. Ve o kimse, demir testere ile biçilse ondan hâsıl olacak elemi duymaz."
Sevginin, yani İlâhî muhabbetin bu hadde getirmediği kimse, ondan sonra gelecek keşif, keramet hallerini nasıl anlasın? Bu haller sevgiden sonra başlar. Sevgi ise, imandan sonra...
Bir hadis-i şerifte şöyle buyurulur: "Allah Teâlâ'nın benimsediği üç yüz huy vardır. Onlardan birini hal edinme şerefine eren kimse, tevhid haline de ermiş ise, Cennete girer."
İmam Şiblî Hz. diyor ki: "Sevgi, lezzet için bir dehşettir ve tazim içinde bir hayret..."
Devam ediyor: "Şevk bir ateştir. Allah onu, evliya kullarının kalbinde yaktı. Ta ki, kalplerinde mevcut yabancı hatıra, irade, ihtiyaç ve arız olan çeşitli yersiz şeyleri yaksın."
Anla, ganimet bulursun. Doğruyu en iyi bilen Allah'tır.
(El-Mürşidü'l-Emîn ilâ Mev'izeti'l-Mü'minîn'den…)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.




























































































