Montrö Sözleşmesi'nin şifreleri
Montrö Sözleşmesi; Karadeniz'e kıyısı olan Ukrayna, Rusya, Bulgaristan, Romanya ve Gürcistan'ı yakından ilgilendiriyor. Bir bakıma bu ülkelerin ve onlarla ticari ve askeri irtibatta olan ülkelerin İstanbul ve Çanakkale boğazlarından nasıl yararlanacağını açıklığa kavuşturuyor. Rusya hariç diğer ülkelerin tek deniz çıkışı ise Karadeniz…
05.04.2021 17:31:00





YENİ MESAJ / DETAY HABER
İstanbul Sözleşmesi'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kararıyla feshedilmesinin ardından Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi içerisinde uluslararası anlaşmalardan çıkılma yöntemiyle ilgili tartışmalar da uç vermeye başladı. Bu tartışmalar kapsamında özellikle Montrö Sözleşmesi bir süredir gündemde bulunuyor. Son olarak, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, HaberTürk TV'de katıldığı bir programda, Montrö Sözleşmesi'nin Cumhurbaşkanı tarafından feshinin mümkün olup olmadığı yönündeki bir soruya bunun 'teknik olarak yapılabileceği' cevabını vermişti. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'ndan emekli 104 amiral de haftasonu yaptıkları ortak açıklamada, Montrö Sözleşmesi'nin tartışma konusu yapılmasından kaçınılması gerektiğini söyledi. Hükümetin sert tepki gösterdiği bu bildirinin ardından soruşturma başlatıldı, 10 emekli amiral gözaltına alındı. İmzacı amirallerin lojman ve koruma tahsisi hakları ellerinden alındı.
Sözleşme ne getiriyor?
Tam adıyla Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Türkiye'nin o dönem yaptığı yoğun diplomatik temasların ardından 1936 yılının yaz aylarında haftalarca süren görüşmelerin ardından imzalandı.
Türkiye, 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması'nın parçalarından biri olan Boğazlar Sözleşmesi'nin değiştirilmesi gerektiğini savunuyor ve bunun için de çalışmalar yürütüyordu.
1923 tarihli Boğazlar Sözleşmesi ile İstanbul ve Çanakkale boğazları ile ilgili geçici düzenlemeler getirmişti. Buna göre, askeri olmayan gemi ve uçakların barış zamanı boğazlardan geçmesi, her iki yakasının da askeri güçten arındırılması ve Türk askerinin girişinin yasaklanması öngörülüyordu. Bunun için de başkanı Türk olan bir uluslararası kurul oluşturulmuştu. Türkiye ise Lozan Antlaşması'yla getirilen bu geçici düzenlemenin değiştirilmesi ve kalıcı, yeni bir düzenleme yapılmasını istiyordu.
Türkiye'nin çabaları 1930'ların ortasında karşılık buldu. Başta İngiltere olmak üzere, Balkan ülkeleri yeni bir düzenleme yapılması için İsviçre'nin Montrö kentinde bir konferans düzenlenmesini kabul etti. Konferans Haziran ayında toplandı ve haftalar süren görüşmelerin ardından 20 Temmuz 1936'da Montrö Boğazlar Sözleşmesi imzalandı. Sözleşmeye Türkiye'nin yanı sıra Bulgaristan, Fransa, İngiltere, Avustralya, Yunanistan, Japonya, Romanya, Sovyetler Birliği ve Yugoslavya imza attı.
Sözleşme neden önemli?
Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Türkiye tarafından çok önemli bir uluslararası anlaşma olarak kabul ediliyor. Kasım 2020'de Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu imzasıyla, bütçe görüşmeleri sırasında TBMM Genel Kurulu'na sunulmak üzere hazırlanan kitapçıkta Montrö Sözleşmesi 'temel bir belge' olarak tanımlanmıştı. Kitapçıkta, Türkiye'nin sözleşmeyi İkinci Dünya Savaşı, Soğuk Savaş dönemi, Gürcistan ve Ukrayna krizlerinde de 'özenle, tarafsız ve saydam bir şekilde' uyguladığı belirtilerek, "Bu çerçevede, Karadeniz'de barış, güvenlik ve istikrarın sağlanmasında asli bir unsur olan Montrö Sözleşmesi'nin aradan geçen süre zarfında başarıyla uygulanmış olması, Sözleşmeyle oluşturulan dengenin kalıcılığının bir göstergesi, aynı zamanda da teminatıdır" ifadeleri yer aldı.
Sözleşme Türkiye'ye hangi hakları tanıyor?
Montrö Sözleşmesi'nin Türkiye açısından en büyük kazanımları arasında 1923 tarihli Boğazlar Sözleşmesi'nin getirdiği kısıtlamaların kaldırılması gösteriliyor. Montrö ile birlikte her iki Boğaz ve boğazların giriş noktalarını da kapsayan bölgede Türkiye'nin egemenlik hakları tesis edildi. Montrö'nün Türkiye'ye kazandırdığı üç temel hak şöyle sıralanıyor:
1. Boğazlar bölgesi askerileştirildi. Böylece Türkiye, Boğazlar bölgesine yeniden asker konuşlandırma hakkı elde etti.
2. 1923'te kurulan Boğazlar Komisyonu'nun yetkileri Türkiye'ye devredildi. Bu da egemenliğin kurulmasını sağladı.
3. Savaş ve yakın savaş halinde Türkiye'ye yabancı savaş gemilerinin geçişine kısıtlama koyma yetkisi tanındı. Ayrıca bir seferde geçebilecek savaş gemisi, tipine, sayısına ve ağırlığına sınırlama getirildi ve önceden haber verme şartı konuldu.
Kanal İstanbul nasıl etkileyecek?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aralık 2019'da yaptığı açıklamada, "Bir İstanbul boğazımız var. Siz Independenta olayını unutuyor musunuz? Hepsinden öte Montrö Anlaşması Türkiye'ye ne kazandırmıştır ne kaybettirmiştir? Bunu hiç düşündünüz mü?" demişti. Bundan yaklaşık bir hafta sonra yaptığı bir başka açıklamada ise Erdoğan, "Montrö Sözleşmesi'nin siyasi tehdidine" dikkat çekmiş; sonrasında ise katıldığı bir televizyon programında konuyla ilgili soruya "Montrö'yü kafaya takmayın" cevabını vermişti. Bu açıklamalardan kısa bir süre sonra Ocak 2020'de 126 emekli büyükelçi Montrö'nün tartışmaya açılmaması gerektiğini belirten ortak bir açıklama yapmıştı. Büyükelçilerin ortak açıklamasında, Kanal İstanbul projesinin Montrö Sözleşmesi'ni tartışmaya açacağı ve bu durumun Türkiye'nin boğazlar ile Marmara Denizi üzerindeki mutlak egemenliğini kaybetmesine yol açacağı belirtildi.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.





















































































