Küresel ısınma neticesinde önümüzdeki yıllarda 'kuraklık miktarı' önemli ölçüde artacak. 2100'de kurak alanların oranı yüzde 3'ten yüzde 30'a çıkacak Dünyayı tehdit eden en büyük çevre sorunlarından birisi olan küresel ısınmanın son yıllarda daha da belirginleştiğine dikkat çekilirken, küresel ısınmanın etkilerine yönelik bir çok araştırma yapılıyor. Oluşan tehdidin ardından birçok bilim adamının yaptığı araştırmalarda çeşitli konulara dikkat çekilerek, gelecek endişeleri dile getiriliyor. Küresel ısınmanın tarım üretiminde ve içme suyunda ani düşüşe neden olacağı, bunun ise milyonlarca insan için bulaşıcı hastalık riskini beraberinde getireceğine dikkat çekiliyor. 100 yıl önce başladıKüresel yüzey sıcaklıklarında 19. yüzyılın sonlarında başlayan ısınmanın, son yıllarda daha da belirginleşerek hemen her yıl bir önceki yıla göre daha sıcak olmak üzere, küresel sıcaklık rekorlarının kırıldığı ve ortalama hava sıcaklıklarının geçen yüzyılda 0.4 ila 0.8 santigrat derece arasında arttığı belirtiliyor. Yağmurun azalması ve hayvancılık önem taşıyan otlak alanların kuruması, hayvanların ölmesine ve hayvancılıkla geçinen insanların açlıkla karşı karşıya kalmasına yol açacağıtahmin ediliyor. Özellikle Etiyopya, Somali ve Tanzanya'da 11 milyon insan yeniden açlık riskiyle karşı karşıya ifade ediliyor.Küresel ısınmanın etkisi yağmur rejimine etkisini ve sıcaklığın artışı gibi iki ayrı parametre olarak alınıyor. Bu sayede küresel ısınmanın farklı etkilerinin birbirlerine bütünleşik etkisi hesaba katılıyor. Aşırı kuraklığa maruz kalacak alan 2100 yılında şuan etki yüzde 3'ten yüzde 30'a çıkıyor. Küresel ısınmadan özellikle fakir ülkelerin daha çok etkilenmesi bekleniyor.Sulanabilir tarım alanları arttırılmalıKüresel ısınmanın kuraklık tehdidine dikkat çeken TEMA Vakfı Samsun Şube Başkanı Ömer Faruk Sönmez, tüm dünyada kuraklıkla birlikte tarım sektöründe büyük ölçüde düşüş yaşanacağını, bununda dünya üzerinde çatışmalara dahi neden olacağını ifade etti. Sönmez, "Dünyanın bazı bölgelerinde kasırgalar, seller ve taşkınlar gibi hava olaylarının şiddetlerinde ve sıklıklarında artışlar olurken, bazı bölgelerde uzun süreli ve şiddetli kuraklıklar ve bunlarla ilişkili çölleşme olayları daha fazla etkili olabilmektedir. Artık tehlikenin görülmesi ve önlemlerin alınması gerekmektedir. Türkiye'de, teknik ve ekonomik ölçütlere göre sulanabilir 8.5 milyon hektar tarım alanının, ancak 4.5 milyon hektarı sulanabilmektedir. Başka bir deyişle, 4 milyon hektar alan, su beklemektedir. Türkiye, önümüzdeki 10 yıllık dönemde, her yıl 400 bin hektar sulama yatırımı gerçekleştirerek, toprağını su ile buluşturmalıdır. Su olmayınca üretimde olmaz" diye konuştu.v
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.






























































































