Kızıldeniz'deki karmaşa büyüyor
Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik yapılan saldırıların küresel tedarik zincirine etkileri artıyor. Sertrans Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Nilgün Keleş, kriz nedeniyle Ümit Burnu rotasının kullanımının arttığının, bu durumun Asya ve Avrupa arasında alternatif ticari rota ihtiyacını net bir şekilde ortaya çıkardığının altını çizdi. Mart ayında Süveyş Kanalı'ndan geçişler de geçen yıla oranla yarı yarıya azaldı.
19.03.2024 10:10:00
HASAN PARLAK
HASAN PARLAK





Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz'de İsrail, ABD ve İngiltere bandıralı ya da İsrail limanlarına giden ticari gemilere yönelik başlattığı saldırılar devam ediyor. Söz konusu saldırıların ardından denizcilik şirketleri seferlerini askıya almaya veya rotalarını değiştirmeye başladı.
Ümit Burnu'ndan geçen gemi sayısı artışta
Oxford Üniversitesi tarafından oluşturulan PortWatch verilerine göre son iki ayda Ümit Burnu'ndan gemi geçişleri artış gösterdi. Kasım 2023'te Ümit Burnu'ndan günlük 50 kargo ve tanker gemisi geçerken, bu rakam Ocak ayı sonu itibarıyla 85'e ulaştı. Mart ayında Süveyş Kanalı'ndan geçen günlük ortalama gemi sayısı da 75'ten 34'e geriledi. Ticaret hacmi de aynı şekilde artış gösterdi. Bölgedeki günlük ticaret hacmi 4.8 milyon tondan 7.2 milyon tona çıktı. Denizcilik araştırma şirketi Drewry tarafından hazırlanan Dünya Konteyner Endeksi'ne göre ise Kasım ayında 1382 dolar seviyesinde olan konteyner bileşik endeksi Şubat itibarıyla 3 bin 786 dolar seviyesinde seyrediyor. Rakamların geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 90 artış gösterdiği, Kasımdaki seviyesine göre ise yüzde 174 daha yüksek olduğu görülüyor.
Üretimi Çin dışına kaydırmak kolay değil!
Dünyadaki siyasi belirsizliklerin artarak devam edeceği de dikkate alındığında, pandemi döneminde sıklıkla tartışılan, üretim üstlerinin Çin'den daha yakın coğrafyalara taşınması fikrinin özelikle Avrupalı şirketler için tekrar ana gündem maddelerinden biri haline geleceğini söyleyen Keleş şu yorumlarda bulundu: "Kızıldeniz'de yaşanan deniz taşımacılığı krizi Türkiye için birkaç noktada fırsat barındırıyor ve bu fırsatlar bazı taşları yerinden oynatmaya gebe. Bunlardan ilki, pandemi döneminde sıklıkla tartışılan üretim hatlarının Çin'den Avrupa'ya daha yakın coğrafyalara taşınması fikri. Bölgelerin siyasi hassasiyetleri göz önüne alındığında, gerek Rusya-Ukrayna savaşının, gerekse de Gazze'deki İsrail işgalinin benzerlerinin ilgili coğrafyalarda önümüzdeki dönemde de yaşanması muhtemeldir. Bu durum ulaşım ağlarında Kızıldeniz'de yaşanan sorunun benzerlerinin önümüzdeki dönemlerde tekrar etme ihtimalini sürekli canlı tutacaktır. Dünyanın üretimde yüksek oranda Çin bağımlılığını daha fazla taşıyamayacağı ve alternatif üretim ağlarına eninde sonunda geçiş yapacağına inanıyorum. Bu noktada doğru yatırım fırsatları yaratabilirsek, üretim hattının Çin'den Avrupa'nın daha yakın coğrafyasına kayma sürecinde ülkemiz önemli bir üretim üssü haline gelebilir. İş gücü maliyetleri ve güçlü üretim altyapısı dikkate alındığında bu elbette hızlı ve kolay bir çıkış süreci olmaz. Ancak Türkiye atacağı doğru adımlarla yaşanması kuvvetle muhtemel çıkış sürecinden avantajlı çıkacak ülkelerin başında gelecektir."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.

























































































