Karadeniz alarm veriyor
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, küresel ısınmanın etkilerinin Karadeniz’de her yönüyle görüldüğüne işaret ederek, doğaya kontrolsüz müdahaleler neticesinde gelecekte bölgede su kaynaklarının azalacağını ya da kirleneceğini söyledi.
24.08.2020 13:15:00





Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, küresel iklim değişikliği ile Karadeniz Bölgesi'nde doğaya yapılan bilinçsiz ve kontrolsüz müdahalelerin son günlerde bölgede yaşanan sel felaketlerinde etkili olduğunu söyledi. Demir, "Küresel iklim değişikliği ve buna bağlı kuraklığın etkisi güneyden kuzeye doğru yayılmakta, Karadeniz Bölgesi'nde son yıllarda karasal iklimin yansımaları daha sık ve net görülmektedir" şeklinde konuştu. İklim değişikliğinin buharlaşmayı artırdığını, bunun da ani yağış ve sellere sebep olduğunu söyleyen Prof. Dr. Demir, "İklimin olumsuz etkilerine karşı önlem alınmaması halinde gelecekte daha büyük problemleri yaşamamız kaçınılmaz olacaktır. Ülkemiz de iklim değişikliğinden ciddi anlamda etkilenmektedir. İklim değişikliği Türkiye'de kendini ani yağış ve kuraklık olarak göstermektedir. Karadeniz Bölgesi Türkiye'nin ve dünyanın göz bebeği olmasına rağmen, kontrolsüz yapılan HES'ler, dere yataklarında yapılan yetersiz ve yanlış ıslah çalışmaları ve betonlaşma bölgenin tabiatında tahribatlar meydana getirmektedir. Son yıllarda Karadeniz'de deniz suyu sıcaklığının yükselmesiyle deniz suyu yüzeyinde oluşan buharlaşma; deniz üzerinden gelen hava hareketi ile dağlara çarparak ani ve kısa süreli şiddetli yağış ve akabinde selleri meydana getirmektedir" ifadelerini kullandı.
Bölgede sorunlar artacak
Prof. Dr. Demir, gelecekte yaşanabilecek problemleri ise şöyle özetledi: "Halk sağlığının olumsuz etkilenmesi, bakteriyel hastalıkların artması, kanser ve kalp krizi gibi sağlık sorunlarındaki artış yaşanması, yapılaşma ve azalan kar yağışı ve doğaya yapılan kontrolsüz müdahaleler neticesinde su kaynaklarının azalması ve kirlenmesi, kar yağışının azalması sonucu yaylalardaki su kaynaklarında düşme ve aynı zamanda yer altı sularında azalma görülmesi, kaynak sularının kuruması bölgenin bugün ve gelecekteki önemli problemleridir."
Yapılması gerekenler
Prof. Dr. demir, etkilerin en aza indirilmesi için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:
• Bölgede ekosistemin korunması için çalışmalar artırılmalı.
• HES yapılacak bölgelere karar verilirken bütüncül havza planlaması zorunlu hale getirilmeli.
• Selleri önlemek için ıslah projeleri ekosistemi yok etmektedir. Buna karşın yatak işgali kesinlikle önlenmelidir. Kanala konulmuş dere ıslahı değil, doğa ve ekolojiye uygun dere ıslahı çalışmaları yaygınlaştırılmalıdır.
• Tarım arazilerinde erozyonu önleyici bitkiler yetiştirilmeli, tarım dışı amaçlarla kullanılmamalıdırlar.
• Toprak işleme erozyona göre yapılmalı, arazilerde teraslamaya gidilmeli.
• Orman köylülerine, ormanları tahrip etmeyecek şekilde yeni ekonomik faaliyetler ve arıcılık faaliyetleri yaratılmalıdır.
• Yollar ve altyapı yatırımları sel ve heyelan göz önünde bulundurularak yapılmalıdır. Buna göre planlamalar yapılmalıdır.
• Yeşil Yol'un doğaya etkisi göz önünde bulundurulmalıdır. Dolayısıyla bundan sonraki sürecin çok iyi kontrol edilmesi gerekmektedir. İHA
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.



























































































