logo
22 ŞUBAT 2026


Gazze'de öldürülen Filistinli sayısı 18 bine yaklaştı

İsrail'in 7 Ekim'den bu yana saldırılarını sürdürdüğü Gazze Şeridi'nde son 24 saatte öldürülenlerin sayısı 213 artarak 17 bin 700'e yükseldi

10.12.2023 11:38:00 / Güncelleme: 10.12.2023 11:48:04
AA
Gazze'de öldürülen Filistinli sayısı 18 bine yaklaştı
Gazze'de öldürülen Filistinli sayısı 18 bine yaklaştı
Gazze'deki Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref el-Kudra, yaptığı yazılı açıklamada, İsrail'in devam eden saldırılarına ilişkin bilgi verdi.

İsrail'in saldırılarında son 24 saatte 213 Filistinlinin öldürüldüğünü aktaran Kudra, 210 cenaze ile 2 bin 300 yaralının hastanelere sevk edildiğini kaydetti.

Kudra, 7 Ekim'den bu yana hayatını kaybedenlerin sayısının 17 bin 700'e, saldırılarda yaralananların sayısının ise 48 bin 780'e çıktığını belirtti.

"Son saatlerde, işgal (İsrail) güçleri 20 korkunç katliam gerçekleştirdi ve aileleri bütünüyle yok etti. İşgalcilerin korkunç bir katliam gerçekleştirdiği Gazze'deki Halife Okulu dahil olmak üzere yerleşim bölgelerindeki ve okullardaki vatandaşlardan çok sayıda çağrı aldık." ifadelerini kullanan Kudra, İsrail'in Gazze Şeridi halkına yönelik suçlarının ve soykırımın, açıklamaların ve mantığın ötesine geçtiğini belirterek, ABD ve Avrupa'nın desteğiyle Filistin varlığının sona erdirilmesinin insanlık dışı olduğunu vurguladı.

Kudra, Gazze Avrupa Hastanesi bölgesinde yaralıları tahliye etmeye çalışan bir ambulansın hedef alınması sonucu 2 sağlık görevlisinin yaralandığını, ambulansta hasar meydana geldiğini ifade ederek, şu ana kadar 57 ambulansın hedef alındığını aktardı.

'Gazze'nin kuzeyinde yaşayanlar ev ev, okul okul imhaya maruz kalıyor'

Kudra, İsrail askerlerinin, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Kemal Advan ve El-Avde Hastanesi'ni kuşatmaya devam ettiğini, İsrail keskin nişancılarının iki sağlık personelini öldürdüğünü, çok sayıda hamile kadını da öldürdüğü veya yaraladığını belirtti.

Gazze'nin kuzeyindeki hamile kadınların, El-Avde Hastanesi'ndeki doğum hizmetine erişemediğini, bunun hem onlar hem bebekleri için tehlike teşkil ettiğini vurgulayan Kudra, "Gazze'nin kuzeyinde yaşayanlar ev ev, okul okul imhaya maruz kalıyor. Hastanelerin kuşatılması ve hizmet dışı kalması sonucu yaralılar ölüme terk ediliyor." ifadelerini kullandı.

İsrail 36 sağlık personelini alıkoymaya devam ediyor

Kudra, İsrail güçlerinin Şifa Hastanesi Genel Müdürü Muhammed Ebu Silmiyye başta olmak üzere 36 sağlık personelini hala alıkoyduğuna dikkati çekti.

İsrail'in bilinçli olarak 132 sağlık kuruluşunu hedef aldığını, 22 hastane ve 46 sağlık merkezini hizmet dışı bıraktığını aktaran Kudra, İsrail'in sağlık sistemine yönelik saldırganlığının 295 sağlık personelinin ölümüne, yüzlercesinin de yaralanmasına yol açtığını kaydetti.

Gazze Şeridi'ne sağlık desteği verilmesi çağrısında bulunan Kudra, yaralıları tahliye etmek için kullanılan mekanizmaların hala kısıtlı olduğunu ve yüzlerce yaralının ölüme terk edildiğini aktardı.

İsrailli keskin nişancılar, Gazze'de ilaç temin etmeye çalışan sağlık yetkilisini yaraladı

Gazze Şeridi'ndeki Sağlık Bakanlığı Eczacılık Genel Müdürü Eşref Ebu Mehadi, hastaneye ilaç ve tıbbi malzeme temin etmeye çalıştığı sırada İsrailli keskin nişancıların açtı ateş sonucu yaralandı.

Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Ebu Mehadi'nin Gazze kentinde Şifa Hastanesi için ilaç ve tıbbi malzeme temin etmeye çalışırken İsrail ordusunun konuşlandırdığı keskin nişancıların saldırısına uğradığı belirtildi.

Tıbbi malzeme depolarına yakın binaların tepesine konuşlanan İsrailli keskin nişancıların Ebu Mehadi'ye ateş açtığı vurgulanan açıklamada, keskin nişancıların hedef aldığı Ebu Mehadi'nin yanı sıra aracı kullanan şoför ve üçüncü bir kişinin yaralandığı aktarıldı.

Açıklamada, Ebu Mehadi ve diğer yaralıları almak için bölgeye intikal eden ambulansa da ateş açıldığı ifade edildi.

Konuyla ilgili İsrail ordusundan herhangi bir açıklama yapılmadı.


Cibaliya Mülteci Kampı'nda boş alanlar 'toplu mezarlara' dönüştü

İsrail'in yoğun saldırıları altındaki Gazze Şeridi'nin güneyindeki Cibaliya Mülteci Kampı'nda sokak, meydan ve boş alanlar "toplu mezarlara" dönüştü.

İsrail ordusunun havadan ve karadan saldırılarını sürdürdüğü Gazze'de bulunan Cibaliya Mülteci Kampı'nda kabristanların dolması ve yoğun saldırılar nedeniyle mezarlıklara ulaşılamadığı için halk, saldırılarda hayatlarını kaybeden yakınlarını çarşıda defnediyor.

Cibaliya Mülteci Kampı çarşısında yaşamını yitirenler, yakınları tarafından kazılan mezarlarda bazen topluca bazen ayrı ayrı toprağa veriliyor.

Kampta hayatını kaybedenler, çarşının birçok noktasında meydan ve dükkan önlerindeki boş alanlarda en yakın yerde İsrail savaş uçaklarının saldırıları ve patlama sesleri altında hızlıca gömülmeye çalışılıyor.

Kime ait olduğunun bilinmesi için mezarların başına konulan levhalarda el yazısıyla tüm cenazelerin isimleri sıralanıyor.

Gazze'deki hükümet daha önce birçok kez İsrail'in saldırıları nedeniyle kabristanların dolduğu, cenazelerin topluca defnedildiği yönünde açıklamalar yapmıştı.

İsrail'in Gazze'nin güneyindeki bir eve düzenlediği saldırıda 10 sivil öldürüldü

İsrail ordusunun abluka altındaki Gazze Şeridi'nin güneyinde bir evi bombalaması sonucu 10 sivilin hayatını kaybettiği, onlarcasının yaralandığı bildirildi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA'da yer alan haberde, İsrail ordusuna ait savaş uçaklarının, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Ham Yunus kentinde bir evi bombaladığı belirtildi.

Han Yunus'ta Filistinli bir aileye ait eve düzenlenen hava saldırısı sonucu çoğu çocuk 10 sivilin yaşamını yitirdiği ve onlarcasının yaralandığı aktarılan haberde, İsrail topçu birliklerinin de Han Yunus'taki Avrupa Hastanesi'nin çevresini top atışına tuttuğuna işaret edildi.

İsrail savaş uçaklarının Gazze Şeridi'nin orta kesimlerindeki Deyr el-Balah bölgesinin yanı sıra Nusayrat, el-Magazi, ez-Zavayide kamplarına yoğun saldırılar düzenlediği ifade edilen haberde, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin kuzeyinde de saldırılarını sürdürdüğüne dikkat çekildi.

İsrail ordusu, Batı Şeria'da düzenlediği baskınlarda 3 Filistinliyi yaraladı

İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria'nın Nablus kentinde düzenlediği baskınlarda 3 Filistinli genci yaraladı.

Filistin resmi haber ajansı WAFA'da yer alan habere göre, İsrail güçleri, Nablus'taki Asker El-Cedid Filistin Mülteci Kampı'na baskın düzenledi.

İsrail askerleri, kendilerine tepki gösteren kamp sakinlerine karşı gerçek mermi kullanarak Filistinli 2 genci yaraladı, Esad Nasrallah isimli genci de gözaltına aldı.

Nablus'a bağlı Asira eş-Şimaliye beldesine de baskın düzenleyen İsrail güçleri, tepki gösteren belde sakinlerine gerçek mermi ve gaz bombası kullanarak müdahale etti.

İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu 21 yaşındaki Filistinli bir genç yaralandı.

İşgal altındaki Batı Şeria'nın Tubas kentinde de birkaç mahallede geniş çaplı baskınlar yapan İsrail ordusu, arama gerekçeleriyle Filistinlilerin evlerine girdi.

Tubas kentindeki baskınlar sırasında İsrail ordusuna ait insansız hava araçları (İHA) bölgede yoğun uçuşlar yaptı.

Filistin yerel medyasındaki haberlerde ise İsrail ordusunun Tubas'taki bir evi roketle hedef almasının ardından ambulansların bölgeye doğru hareket ettiği ifade edildi.

İsrail güçlerinin Gazze'ye saldırılara başladığı 7 Ekim'den bu yana Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de Filistinlilere yönelik gözaltı ve baskınlarda artış yaşanıyor.

Dünya Gıda Programı: Gazze'deki kıtlık tehlikesini ortadan kaldırmanın tek yolu ateşkes

Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Gıda Programı (WFP), Gazze'de meydana gelen kıtlık tehlikesini ortadan kaldırmanın tek yolunun, geniş kapsamlı gıda girişini sağlayacak bir ateşkes olduğunu belirtti.

WFP Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Doğu Avrupa Bölge Direktörü Corinne Fleischer, programın X sosyal medya platformundan, Gazze'ye gerçekleştirdiği ziyaret ve izlenimleriyle ilgili açıklamada bulundu.

Fleischer, "20 yıl boyunca acil durumlarda çalıştım ancak hiçbir şey bugün Gazze'de gördüklerim, duyduklarım ve hissettiklerimle karşılaştırılamaz." ifadesini kullandı.

Gazze halkının, umutsuzluk, korku, açlık ve kıtlık tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu, ailelerin dağılıp gittiğini kaydeden Fleischer, Gazze'deki kıtlık tehlikesini ortadan kaldırmanın tek yolunun, geniş kapsamlı gıda girişini sağlayacak bir ateşkes olduğunu vurguladı.

Fleischer, WFP İcra Direktörü Yardımcısı Carl Skau ve WFP'nin Filistin temsilcisi Samir Abdulcabir ile dün Refah Sınır Kapısı'ndan Gazze'ye girmişti.

Filistinli gruplar, İsrail askerlerini ve araçlarını hedef aldıklarını duyurdu

Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları ile İslami Cihad Hareketinin askeri kanadı Kudüs Seriyyeleri, Gazze Şeridi'nin farklı bölgelerinde İsrail askeri araçlarını ve askerlerini hedef aldıklarını açıkladı.

Kassam Tugayları ile Kudüs Seriyyeleri, Telegram hesaplarından yaptıkları açıklamalarda, İsrail güçlerine karşı yürüttükleri direniş faaliyetlerine ilişkin bilgi verdi.

Kudüs Seriyyelerinin açıklamasında, Gazze'nin batısındaki Şeyh Rıdvan'da İsrail askeri personel aracının iki Tandum roketiyle hedef alındığı belirtildi.

Kassam Tugaylarının açıklamasında da Gazze'nin güney eksenindeki İsrail komuta odalarının ağır kalibreli havan toplarıyla hedef alındığı aktarıldı.

Han Yunus'ta İsrail'e ait bir Merkava tankının Yasin-105 roketleriyle vurulduğu belirtilen açıklamada, İsrail askerlerinin yoğunlaştığı bir noktanın da havan toplarıyla hedef alındığı kaydedildi.

Açıklamada, Gazze Şeridi yakınındaki Magen yerleşim birimindeki İsrail'e ait birliklere roket saldırısı düzenlendiği belirtildi.

İsrail'in hava saldırısında Gazze'de 2 kadın gazeteci daha hayatını kaybetti

İsrail'in abluka altındaki Gazze Şeridi'nin Han Yunus ve Gazze kentlerine düzenlediği hava saldırılarında 2 kadın gazeteci daha hayatını kaybetti.

Gazze'deki hükûmetin basın ofisinden yapılan yazılı açıklamada, Filistinli kadın gazeteci Ula Atallah'ın, İsrail savaş uçaklarının Gazze kentinin doğusundaki Ed-Derc Mahallesi'nde düzenlediği saldırıda bir akrabasının evinde yaşamını yitirdiği duyuruldu.

Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, aynı evde bulunan Atallah'ın ailesinden bazı kişilerin de hayatını kaybettiği aktarıldı.

Daha önce Anadolu Ajansı (AA) muhabiri olarak da görev yapan Atallah, çeşitli yerli ve uluslararası basın kuruluşlarında çalışmıştı.

Öte yandan Filistin Gazeteciler Sendikasından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Han Yunus kentine düzenlediği hava saldırısında gazeteci Dua el-Cebbur'un eşi ve çocuklarıyla beraber hayatını kaybettiği belirtildi.

Filistinli Gazeteciler Sendikası Başkan Yardımcısı Ömer Nezzal, yaptığı açıklamada, Cebbur'un yerel "Medya Gözü Ağı"nda görev yaptığını aktardı.

Buna göre İsrail'in 7 Ekim'den bu yana düzenlediği saldırılarda ölen basın mensubu sayısı 9'u kadın 84'e yükseldi.

Gazze'deki hükumet, dün yaptığı açıklamada, İsrail'in saldırılarında 7 Ekim'den bu yana 82 gazetecinin hayatını kaybettiğini duyurmuştu.

İsrail'in Gazze'yi işgalinde 7 Ekim sonrası

Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, "Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme" gerekçesiyle İsrail'e 7 Ekim'de kapsamlı saldırı düzenledi.

İsrail'de 7 Ekim'deki saldırılarda 310'dan fazlası asker olmak üzere 1200 İsraillinin öldüğü, 5 bin 132 kişinin yaralandığı duyuruldu.

İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırılarında en az 7 bin 112'si çocuk, 4 bin 885'i kadın olmak üzere 17 bin 487 Filistinli öldü. Enkaz altında binlerce ölü olduğu bildiriliyor.

İsrail ordusu halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumlarını hedef alarak sivil altyapıyı tahrip ederken, karadan işgal sürecinde 93 askeri öldü.

Çatışmalara 24 Kasım'da 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan "insani arada" 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs'te de İsrail güçleri ve yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 274 Filistinli hayatını kaybetti.

İsrail ordusu ile Lübnan Hizbullahı'nın sınır hattındaki düşük yoğunluklu çatışmalarında ise 23 Lübnanlı sivil, 97 Hizbullah mensubu ve 6 İsrail askeri öldü.

DSÖ: Gazze'deki El-Avde Hastanesi'nde iki sağlık personeli görevi başında öldürüldü

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Gazze Şeridi'nin kuzeyinde yer alan El-Avde Hastanesi'ndeki iki sağlık personelinin görevdeyken öldürüldüğünü bildirdi.

DSÖ'nün X sosyal medya platformundan yapılan paylaşımda, "Gazze Şeridi'nde sağlık hizmetlerine yönelik devam eden saldırılardan dehşete düşmüş durumdayız." ifadesi yer aldı.

El-Avde Hastanesi'nin 5 Aralık'tan bu yana kuşatma altında olduğu aktarılan açıklamada, burada iki sağlık personelinin hastane içinde görevi başında öldürüldüğü belirtildi.

Açıklamada, "Hastaların, sağlık çalışanlarının ve El-Avde Hastanesi'nde kalan diğer kişilerin acil güvenliğinin yanı sıra Gazze Şeridi'ndeki sağlık tesislerinin, personelin ve hastaların güvenliğinden de ciddi şekilde endişe duyuyoruz. Sağlık hizmetleri hedef değil." ifadeleri kullanıldı.

DSÖ'nün, uluslararası insancıl hukuka saygı gösterilmesi, sivillerin ve sağlık hizmetlerinin aktif olarak korunması talebine de yer verilen açıklamada, Gazze için ateşkes çağrısı yapıldı.

İsrail ordusu, Gazze'de yerinden edilen Filistinlilerin sığındığı okula baskın düzenledi

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin kuzeyinde yerinden edilmiş binlerce Filistinlinin sığındığı okula baskın düzenleyerek kadın ve çocukları dışarı çıkardıktan sonra erkekleri alıkoydu.

Görgü tanıkları ve yerel medya kaynaklarından alınan bilgiye göre, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Beyt Lahya bölgesinde binlerce Filistinlinin saldırılardan kaçarak sığınmak zorunda kaldığı Halife bin Zayid Al Nahyan Okulu, İsrail güçleri tarafından baskına uğradı.

Yüksek noktalara konuşlanan İsrailli keskin nişancılar da okulda hareket eden herkesi hedef alıyor.

Okula sığınanlardan adını açıklamak istemeyen Filistinli bir kadın, yerel medyayla paylaştığı ses kaydında, "İsrail ordusu, 9 Aralık Cumartesi günü okula baskın düzenleyerek kadın ve çocukların yakınlardaki meydana gitmelerini istedi. Askerler daha sonra erkekleri okuldan alarak alıkoydu." ifadelerini kullandı.

Okula sığınan 15 yaş ve üstü erkeklerin İsrail askerleri tarafından alıkonulduğunu aktaran Filistinli kadın, meydana sürülen kadın ve çocukların aç ve susuz olarak soğukta bekletildiklerini belirtti.

Filistinli İbrahim Ebu Riyaş isimli vatandaş da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail ordusunun Halife bin Zayid Al Nahyan Okuluna baskın düzenlediğine ve okula sığınan anne babası ile 2 kardeşinden haber alamadığına dikkati çekti.

Söz konusu okulda 7 binden fazla yerinden edilmiş Filistinli arasında kadın, çocuk ve yaralıların olduğuna işaret eden Ebu Riyaş, İsrailli güçlerin okulu birkaç gün kuşatma altında tuttuktan sonra baskın yaptığını belirtti.

Okula sığınan Filistinlilerin günlerden beri aç susuz ve tedaviden mahrum bırakıldıklarına vurgu yapan Ebu Riyaş, bu süre zarfında ölenlerin okul yerleşkesinde defnedildiğini aktardı.

Ebu Riyaş, bölgedeki yapıların bombalanmasının ardından okula bu baskının yapıldığını belirtti.

Gazze'deki Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref el-Kudra, dünkü basın açıklamasında, "İşgalcilerin korkunç bir katliam gerçekleştirdiği Gazze'deki Halife Okulu dahil olmak üzere yerleşim bölgelerindeki ve okullardaki vatandaşlardan çok sayıda çağrı aldık. Okuldaki insanlar gıda, su ve tedaviden mahrum durumdalar" ifadelerini kullanmıştı.

"Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi

"Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi

22.02.2026 00:10:00
Ahmet Turan Yiğit
 "Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi
 "Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi
Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Süheyl Batum, "mutlak butlan" iddiaları ve Cumhuriyet Halk Partisi içindeki olası gelişmelere dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Akın Gürlek Mutlak Butlan için mi Adalet Bakanı oldu? CHP'ye Kılıçdaroğlu operasyonu mu geliyor? gibi sorulara yanıt veren Prof. Dr. Süheyl Batum, Türkiye'de "mutlak butlan" kararının hukuken mümkün olup olmadığını, mahkemeler ve seçim süreçleri üzerinden yaşanan tartışmaları,
olası bir yargı kararının CHP yönetimini nasıl etkileyebileceğini, böyle bir kararın Türkiye'de seçim güvenliği ve hukuk devleti açısından ne anlama geleceğini değerlendirdi.
Batum, olası bir butlan kararının sadece parti içi dengeleri değil, seçim sistemine duyulan güveni de etkileyebileceğini ifade etti.

Süheyl Batum'un konuşmasını izleyin:

"PKK, Öcalan ve DEM'in Kürtlere hesap vermesi lazım" diyen Hukukçe Bülent Yücetürk, "DEM ve Erdoğan karşılıklı satranç oynuyor" ifadelerini kullandı

"PKK, Öcalan ve DEM'in Kürtlere hesap vermesi lazım" diyen Hukukçe Bülent Yücetürk, "DEM ve Erdoğan karşılıklı satranç oynuyor" ifadelerini kullandı

22.02.2026 00:06:00
Ahmet Turan Yiğit
 "PKK, Öcalan ve DEM'in Kürtlere hesap vermesi lazım" diyen Hukukçe Bülent Yücetürk, "DEM ve Erdoğan karşılıklı satranç oynuyor" ifadelerini kullandı
 "PKK, Öcalan ve DEM'in Kürtlere hesap vermesi lazım" diyen Hukukçe Bülent Yücetürk, "DEM ve Erdoğan karşılıklı satranç oynuyor" ifadelerini kullandı
"PKK, Öcalan ve DEM'in Kürtlere hesap vermesi lazım" diyen Hukukçe Bülent Yücetürk, "DEM ve Erdoğan karşılıklı satranç oynuyor" ifadelerini kullandı.
Yücetürk, "Türkiye'de bir demokrasi sorunu var. Hukuk sorunu var. Evet doğru ve bunun uygulanma problemi var. Yani anayasada, yasalarda aslında çok büyük bir eksiklik yok. Yani çokça
eleştirilen o darbe anayasasında bile birçok demokratik hak ve özgürlük orada düzenlenmiş. Ama siz buna uymazsanız, uygulamada bunlara uymazsanız, o zaman ortaya bir demokrasi meselesi çıkıyor. Yani kayyum uygulamasını, aslında daha önceden şöyle bir uygulama vardı Türkiye'de. Bir
belediye başkanı suç işlerse eğer bu suç görevden el çektirilmesini gerektiren yoğunlukta, açık delilleri olan bir suçsa o kişi yerine belediye meclislerinden seçimle birileri geliyordu. Ne
yaptılar bunu? kaldırdılar. İşte terör kapsamındaki belediye başkanlarının görevden alınması halinde
oraya kayyum atadılar. Peki ne yaptılar? Bunu 2014'ten sonra kalıcılaştırdılar" dedi.

Hukukçu Bülent Yücetürk'ün konuşmasını izleyin:

Otel yangınında mahsur kalan 8 kişi kurtarıldı

Karabük'ün Safranbolu ilçesinde bir otelde çıkan yangında mahsur kalan 8 kişi itfaiye ekiplerince kurtarıldı

21.02.2026 18:19:00 / Güncelleme: 21.02.2026 18:24:01
İHA
Otel yangınında mahsur kalan 8 kişi kurtarıldı
Otel yangınında mahsur kalan 8 kişi kurtarıldı
Olay, Yeni Mahalle Ünsal Tülbentçi Sokak üzerinde bulunan bir otelde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, otelin zemin katında henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede yoğun dumanın binayı sarması üzerine durum 112 Acil Çağrı Merkezine bildirildi.



İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye, AFAD ve 112 Acil Servis ekipleri sevk edildi. Oteli saran duman nedeniyle içeride mahsur kalan 8 kişi, itfaiye ekipleri tarafından merdiven yardımıyla bulundukları yerden çıkarıldı.



Dumandan etkilenen 1 kişi ise tedbir amacıyla hastaneye kaldırıldı.



Yangın, ekiplerin hızlı müdahalesi sonucu kontrol altına alınarak söndürülürken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.

AKP Boğaz Köprülerini satacak geçiş ücretleri katlanacak CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz anlattı

AKP Boğaz Köprülerini satacak geçiş ücretleri katlanacak. Normalde 4 lira olması gereken köprü geçişini 59 TL yaptılar, peki özelleştirilince kaç TL olacak? CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz anlattı

21.02.2026 16:18:00
Ahmet Turan Yiğit
AKP Boğaz Köprülerini satacak geçiş ücretleri katlanacak CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz anlattı
AKP Boğaz Köprülerini satacak geçiş ücretleri katlanacak CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz anlattı
CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Boğaz köprülerinin 25 yıllığına özelleştirileceği iddiasını kamuoyuna taşıdı. Yavuzyılmaz'a göre; 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nün yıllık geliri: 53,9 milyon dolar. Gideri ise 1,7 milyon dolar. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün yıllık geliri 63 milyon dolar, gideri ise 3,5 milyon dolar. İki köprünün toplam yıllık net gelirinin yaklaşık 112 milyon dolar olduğunu belirten Yavuzyılmaz, bu gelirlerin 25 yıllığına devredilmesi halinde kamu adına milyarlarca dolarlık bir kayıp oluşabileceğini savundu. Ayrıca olası bir özelleştirme sonrası köprü geçiş ücretlerinin artabileceği ve Boğaz geçişlerinde rekabet ortamının ortadan kalkabileceği yönünde değerlendirmelerde bulundu.

CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz'ın konuşmasını izleyin:

Tunceli'de polis kalbine yenik düştü


 
Tunceli'de evinde kalp krizi geçiren polis memuru yaşamını yitirdi.

21.02.2026 15:09:00
AA
Tunceli'de polis kalbine yenik düştü
Tunceli'de polis kalbine yenik düştü

Tunceli'de evinde kalp krizi geçiren polis memuru yaşamını yitirdi.
İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü kadrosunda görevli polis memuru Erhan Orhan, evinde aniden fenalaşınca Tunceli Devlet Hastanesine kaldırıldı.

Kalp krizi geçirdiği belirlenen Orhan, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Orhan'ın cenazesinin, Özel Harekat Şube Müdürlüğünde yapılacak törenin ardından memleketi Bolu'ya gönderileceği öğrenildi.

Sahte ilan ve oltalama yöntemiyle dolandırıcılık...

21.02.2026 11:00:00 / Güncelleme: 21.02.2026 11:03:49
İhlas Haber Ajansı
Sahte ilan ve oltalama yöntemiyle dolandırıcılık...
Sahte ilan ve oltalama yöntemiyle dolandırıcılık...
Kocaeli merkezli 17 ilde, sahte ilanlar ve oltalama yöntemiyle dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan 30 şüpheliden 21'i tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, sanal ortamda sahte ilanlar düzenleyerek vatandaşları mağdur eden şüphelilerin yakalanmasına yönelik geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Yapılan teknik ve fiziki takipler sonucunda, şüphelilerin açık hatlar üzerinden kurdukları sözde "çağrı merkezi" (call center) aracılığıyla mağdurlarla görüşmeler yaptıkları ve oltalama yöntemiyle 23 kişiyi dolandırdıkları tespit edildi.

Hesaplarında 22 milyon liralık hareketlilik tespit edildi



Soruşturmayı derinleştiren polis ekipleri, suç örgütü üyelerinin banka hesaplarında toplam 22 milyon 3 bin 10 lira para giriş çıkışı olduğunu belirledi. Suç unsurlarının elde edilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 17 Şubat'ta Kocaeli merkezli 17 farklı ilde 33 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Baskınlarda hedefteki 30 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.



Adreslerde yapılan aramalarda, suçta kullanıldığı değerlendirilen 55 cep telefonu, 32 SIM kart, 7 hard disk ve 6 USB belleğe el konuldu. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 30 şüpheli, bugün adliyeye sevk edildi. Operasyon sırasında çekilen görüntülerde, çok sayıda cep telefonunun çamaşır makinesinin içine gizlenmiş olarak ele geçirildiği görüldü.

21 şüpheli tutuklandı

Olaya ilişkin gözaltına alınan 30 şüphelinin ifadesi alındı. İfadeleri sonrasında adliyeye sevk edilen şüphelilerden 9'u adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılırken, 21'i ise tutuklanarak ceza evine gönderildi.

Uyuşturucu soruşturmasında Murat Dalkılıç, İsmail Hacıoğlu ve Kaan Tangöze'nin ifadeleri ortaya çıktı

İstanbul'da yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında şarkıcı Murat Dalkılıç, oyuncu İsmail Hacıoğlu ve Duman grubunun solisti Kaan Tangöze'nin ifadesi ortaya çıktı. Murat Dalkılıç, hayatının hiçbir döneminde asla uyuşturucu madde kullanmadığını iddia ederken, İsmail Hacıoğlu ise uyuşturucu kullandığı için pişman olduğunu söyledi. Kaan Tangöze ise ifadesinde, "Ben evli ve 3 çocuk sahibi, işleri yoğun bir kişiyim. Uyuşturucu kullanma sıklığım ise bu nedenle azdır" dedi

20.02.2026 14:21:00
İHA
Uyuşturucu soruşturmasında Murat Dalkılıç, İsmail Hacıoğlu ve Kaan Tangöze'nin ifadeleri ortaya çıktı
Uyuşturucu soruşturmasında Murat Dalkılıç, İsmail Hacıoğlu ve Kaan Tangöze'nin ifadeleri ortaya çıktı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından ünlü isimlere yönelik yürütülen 'uyuşturucu' soruşturması sürüyor. Soruşturma kapsamında Savcılığa ifade veren ve işlemlerinin ardından serbest bırakılan şarkıcı Murat Dalkılıç, oyuncu İsmail Hacıoğlu ve Duman grubunun solisti Kaan Tangöze'nin ifadeleri ortaya çıktı.

"Uyuşturucu madde kullanmam söz konusu değildir''

Şüpheli Murat Dalkılıç ifadesinde, hayatının hiçbir döneminde asla uyuşturucu madde kullanmadığını söyleyerek, ''Uyuşturucu madde ile ilişkim de olmaz. Yurt dışında da uyuşturucu madde kullanmadım'' dedi. Dalkılıç'a gizli tanık 'G..02'nin ifadesi okundu. Gizli tanığın ifadesinde, 'Murat Dalkılıç, Burak Altındağ, Özge E., Sezer Ç., İhsan A. ve Sergen Yalçın ile yakın arkadaş olup birlikte uyuşturucu madde kullanırlar. Bu şahıslar kendi aralarında borsa alış satışları yaparlar. Murat Dalkılıç da yakın arkadaş olup uyuşturucu madde kullanır' ifadeleriyle ilgili Dalkılıç'a diyecekleri soruldu. Dalkılıç ise, ''Bu şahısları tanırım, benim bu şahıslarla uyuşturucu madde kullanmam söz konusu değildir. Sergen ve Sezer uyuşturucu madde kullanacak insanlar değildir. Borsada bir kez hisse aldığım doğrudur ancak bu kişilerin tavsiyesiyle işlem yapmadım'' diye söyledi.

Katılmadığını söylediği parti listesinde adının yer aldığı tespit edildi

İfadesine devam eden Dalkılıç, Kasım Garipoğlu'nu çevreden bildiğini ancak kendisinin partilerine katılmadığını söyledi. Bunun üzerine Savcılık, Garipoğlu'nun şoförü İsmail Ahmet Akçay'ın telefonunda yapılan inceleme sonucu parti listelerinin tespit edildiğini ve katılanlar listesinde kendisinin adının da yer aldığını belirtti. Dalkılıç ise, ''Sorduğunuz isimlerle bir kez partiye katıldım. Partiye beni Burak A. davet etmişti. Burada yaklaşık 1 saat kaldım. Gittiğim yer müstakil bir villaydı. Burada uyuşturucu madde kullanmadım'' ifadelerini kullandı.

''Madde kullandığım için pişmanım"

Şüpheli İsmail Hacıoğlu ise ifadesinde, aylık gelirinin 1 milyon olduğunu söyleyerek "Yaklaşık 27 yıldır aktörlük yaparım. Bana sormuş olduğunuz Melisa Ş. isimli kişiyi tanımıyorum. Daha önce Hollanda'da bulunduğum bir zamanda merakımdan uyuşturucu bir madde kullandım. Bu şekilde ilk kez bu maddeyi deneyimledim. Zaman zaman bu maddeyi kullandığım dönemler oldu. Maddeyi telegram isimli internet sitesinde bulunan uyuşturucu satış gruplarından temin ettiğim numaralardan sipariş ediyordum. Bu kişileri yüz yüze hiçbir zaman görmedim. Genellikle ikamet adresimde bulunan posta kutusuna maddeyi bırakırlar ve benim daha önceden buraya bıraktığım nakit paraları alırlar. Kamuoyunca tanınan bir kişi olduğum için bu hususa dikkat edip hiç kimseden yüz yüze madde alışverişi yapmadım. Madde kullandığım için pişmanım. Aktörlük mesleği gereği stresli dönemler geçirmem sebebiyle rahatlamak amacıyla bu maddeye yönelmiştim'' dedi.

İfadesine devam eden Hacıoğlu, ''Uyuşturucu maddenin kullanıldığı herhangi bir ortamda bulunmadım. Hiç kimseye uyuşturucu madde temin etmedim. Üzerime atılı suçlamayı bu şekilde kabul ediyorum. Gözaltına alınmadan evvel bir dizi projesi sebebiyle Ayvalık ilçesinde bulunmaktaydım. Bu sebeple ikametimde bir miktar uyuşturucu madde bulunmaktaydı. Cep telefonumu şifresiyle birlikte polis memurlarına teslim ettim. Melisa Ş.'nin hakkımda söylemiş olduğu aleyhe olan beyanları kabul etmiyorum." şeklinde konuştu.

''Türkiye'de uyuşturucu içilen herhangi bir toplantıya veya partiye katılmadım''

Şüpheli Kaan Tangöze ise ifadesinde, "Kamuoyu tarafından tanınan bir sanatçıyım. Evimde uyuşturucu madde bulunduğuna dair kolluk ekipleri tarafından yapılan arama neticesinde yaklaşık 2 sene önce sokak üzerinde tanımadığım bir torbacıdan uyuşturucu maddeyi almıştım ancak ne kadar para verdiğimi hatırlamıyorum, bu şahsı da tanımıyorum. Ben evli ve 3 çocuk sahibi, işleri yoğun bir kişiyim. Uyuşturucu kullanma sıklığım ise bu nedenle azdır. Evimde bulunan uyuşturucu belki bayatlamış bile olabilir. Yine emniyet benden kan, idrar örnekleri aldı. Uyuşturucu etken maddesinin çıkacağını düşünüyorum çünkü yaklaşık 1 ay önce Almanya turnesine konser vermek için gitmiştik. Bu sırada Almanya'da zaten yasal olarak satıldığını bildiğim için şuanda hatırlamadığım bir shoptan aldım ve içtim. Uyuşturucu maddeyi genelde gün içinde tek başıma aldığım ve gece vakti evde balkonda içmekteyim. Yurt içinde veya yurt dışında hiçbir zaman yapmış olduğum bir konserde uyuşturucu madde almadım, hakkımda neden işlem yapıldığını ben de merak ediyorum. Türkiye'de uyuşturucu içilen herhangi bir toplantıya veya partiye katılmadım. Bu yerlerde bulunmadım. Medyadan gördüğüm kadarıyla soruşturma dosyasında tanıdığım ismini duyduğum herhangi bir kişi veya bağlantılı olduğum herhangi bir eylemim yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" diye konuştu.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davası tutuksuz sanıkların savunmaları ile sürüyor

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı dava, tutuksuz sanıkların savunmaları ile devam ediyor

20.02.2026 12:39:00
İHA
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davası tutuksuz sanıkların savunmaları ile sürüyor
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davası tutuksuz sanıkların savunmaları ile sürüyor
Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanıklı davanın görülmesine devam ediliyor.

Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsünde görülen duruşma, tutuksuz sanıkların savunmaları ile devam ediyor. Yargılamada, tutuksuz sanık Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü personeli olan ve ihale komisyon üyesi Leyla Türkyaşar savunma yapıyor.

Futbolda bahis operasyonunda gözaltına alınan isimler belli oldu

İstanbul merkezli 10 ilde düzenlenen futbolda bahis operasyonunda yakalanan 32 şüphelinin kimlikleri ortaya çıktı

20.02.2026 12:11:00
İHA
Futbolda bahis operasyonunda gözaltına alınan isimler belli oldu
Futbolda bahis operasyonunda gözaltına alınan isimler belli oldu
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "Futbolda Bahis-Şike" soruşturması kapsamında profesyonel futbol liglerinde mücadele veren futbol kulüplerinin yöneticileri hakkında yapılan araştırma sonucu bahis hesabı bulunduğu belirlenen ve yöneticisi olduğu takım ile başka bir takım arasındaki futbol müsabakası sırasında rakip takıma bahis oynadığı tespit edilen şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi. İstanbul merkezli 10 farklı ilde 33 farklı adreste eşzamanlı olarak düzenlenen operasyonda 32 şüpheli yakalanırken, 1 şüpheli hakkında arama çalışmalarının devam ettiği öğrenildi.

Öte yandan soruşturma kapsamında şüphelilerin kimlikleri ortaya çıktı. Şüphelilerin Adana Demirspor'dan Abdullah Sancak, Ankaragücü'nden Adem Başbilen, Yeni Malatyaspor'dan Ahmet Topdağ, Antalyaspor'dan Aytaç Altay ve Bahadır Haktanır, Adana Demirspor'dan Burhan Serkan Kalmaz, Bodrumspor'dan Caner Tuna, Antalyaspor'dan Cem Koç ve Cesur Burak Akar, Göztepe'den Enes Memiş, Giresunspor'dan Erdinç Hıdımoğlu, Ersin Sarıkaya, Ferhat Karademir ve Gürkan Temür, Konyaspor'dan Hakan Faydaşıçok, Alanyaspor'dan Hüsamettin Akyüz, Alanyaspor'dan Hüseyin Gümrükçüler, Denizlispor'dan Hüseyin Sorudak, Giresunspor'dan İbrahim İnaç, Adana Demirspor'dan İhsan Çetinkaya, Konyaspor'dan Kamil Yücel ve Muhammet Ali Atasever, Giresunspor'dan Mustafa Tütüncü, Kocaelispor'dan Orhan Dönmez, Konyaspor'dan Osman Öztürk ve Osman Serper, Giresunspor'dan Osman Topal, Gençlerbirliği'nden Süleyman Yurtseven, Giresunspor'dan Tahsin Çoban, Antalyaspor'dan Tuncay Gülel, Sivasspor'dan Yasin Ocak Denizlispor'dan Yavuz Cinkaya ve Konyaspor'dan Yunus Emre Demirkol olduğu öğrenildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı konu hakkında yaptığı açıklamada "Türk futbolunda şike iddiaları ve toplumun kanayan yarası olan yasadışı bahis suçlarına karşı kararlı mücadele doğrultusundaki titiz çalışma aralıksız bir şekilde sürdürmektedir" ifadelerine yer verdi.

ANAHTAR Parti AK Parti, tarafından mı destekleniyor? 2. Sinan Oğan Vakası benzetmesi

Anahtar Parti, AK Parti, tarafından mı destekleniyor? Yavuz Ağıralioğlu'na ikinci Sinan Oğan Vakası benzetmesi yapıldı

20.02.2026 11:20:00 / Güncelleme: 20.02.2026 11:24:43
Ahmet Turan Yiğit
ANAHTAR Parti AK Parti, tarafından mı destekleniyor? 2. Sinan Oğan Vakası benzetmesi
ANAHTAR Parti AK Parti, tarafından mı destekleniyor? 2. Sinan Oğan Vakası benzetmesi
Anahtar Parti, AK Parti, tarafından mı destekleniyor? Yavuz Ağıralioğlu'na ikinci Sinan Oğan Vakası benzetmesi yapıldı. Erdoğan'ın her seçim bir düşmana ihtiyacı olduğunu dile getiren siyasi analistler, bu seçimde dış güçler yok, o yüzden iktidarın farklı formüller geliştirerek seçimi kazanmak istediğine vurgu yaptı.

O analizleri izlemek için tıklayın:

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.