logo
09 ŞUBAT 2026

Fahrettin Altun: Cumhurbaşkanımız sayesinde Türkiye küresel bir aktör

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, "Türkiye bir müttefik, bir ekonomik aktör, çekim merkezi olarak yol yürümeye devam ediyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın yürüttüğü lider diplomasisiyle krizlerin çözümü noktasında Türkiye etkin bir arabuluculukla küresel alanda bir aktör olarak varlık gösteriyor." dedi.

21.12.2023 16:48:00
AA
Fahrettin Altun: Cumhurbaşkanımız sayesinde Türkiye küresel bir aktör
Fahrettin Altun: Cumhurbaşkanımız sayesinde Türkiye küresel bir aktör
Kamu Diplomasisi Koordinasyon Kurulu, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Altun başkanlığında toplandı.

Kurulun dördüncü toplantısına bakan yardımcıları, Cumhurbaşkanlığına bağlı, ilgili ve ilişkili kurum, kuruluşların başkan ve başkan yardımcıları ile kamu kurumlarıyla bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

Burada konuşan Altun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kamu diplomasisi ve stratejik iletişimin, devletin ana stratejik yaklaşımlarından biri olması için ciddi bir gayret ortaya koyduğunu, ciddi atılımların gerçekleştirilmesine imkan sağladığını söyledi.

Kamu Diplomasisi Koordinasyon Kurulunun bu anlamda kamu diplomasisinin kurumsallaşması ve devletin bütün kademelerinde etkin şekilde uygulanabilmesi için bir çatı kuruluş olarak hayata geçtiğini belirten Altun, kurulun, kamu diplomasisi faaliyetlerinin daha sistematik şekilde hayata geçirilmesi, bütün kurum ve kuruluşların işbirliği içerisinde hareket etmesi noktasındaki önemine işaret etti.

Kamu diplomasisi çalışmalarının hedefinin "Türkiye markasını güçlendirmek" olduğunu dile getiren Altun, şöyle devam etti:

"Elbette, Türkiye markasını güçlendirmek birinci hedefimiz. Bu hedef doğrultusunda kamu diplomasisi çalışmalarımız her şeyden önce doğru ve etkin enformasyon sağlamak, iletişimi stratejik bir akılla gerçekleştirmek ve ülkemizin sahip olduğu akıllı güç potansiyelini en üst düzeyde kullanmak üzere hayata geçirilmeye çalışılmaktadır. Bu anlamda Türkiye'nin uluslararası itibarını güçlendirmek, Türkiye aleyhine sistematik bir şekilde sürdürülmeye çalışılan kara propaganda ve dezenformasyon kampanyalarına karşı güçlü şekilde, etkili iletişim yol ve yöntemleriyle karşı stratejiler üretmek ve bu bağlamda da bir bütün olarak Türkiye Cumhuriyeti devletinin menfaatlerini gözetmek bizim en temel hedefimizdir."

Türkiye'yi ilgilendiren uluslararası ve bölgesel sorunlara ilişkin de Türkiye'nin perspektifini bütün dünyaya en net, açık, şeffaf şekilde aktarmanın kamu diplomasisi faaliyetlerinin en önemli ayaklarından olduğunu vurgulayan Altun, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye'nin yürüttüğü dış politika perspektifinin önemli ayağı olan küresel barış ve istikrara katkı sunma vizyonunu da içerecek şekilde kamu diplomasisi faaliyetlerimiz geniş bir zeminde sürdürülmektedir." dedi.

"Kamu diplomasisi faaliyetleri stratejik atılım"

Altun, Türkiye'nin kültür, sanat, spor, ticaret, bilim gibi pek çok alanda elinde bulundurduğu güç potansiyelini ortaya çıkarma, gücünü artırma ve değerleri tanıtmanın da kamu diplomasisi yaklaşımının merkezinde yer aldığını belirtti.

Kamu diplomasisi alanında üstlendikleri en önemli görevlerden birinin kamu diplomasisi faaliyetlerinin koordinasyonunu sağlamak olduğunu anlatan Altun, kurulun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın genelgesiyle hayata geçtiğini, devletin bünyesinde uzun süredir var olan kamu diplomasisi müktesebatını bir koordinasyon içerisinde etkin bir stratejiyle yürütmek üzere teşekkül edildiğini hatırlattı.

Kamu diplomasisi faaliyetlerinin atılan adımlarla devletin stratejik atılımlarından birine dönüştüğünü vurgulayan Altun, Türkiye'nin kamu diplomasisi faaliyetlerinin daha etkin ve verimli şekilde sürdürülmesi için Ulusal Kamu Diplomasisi Strateji Belgesi ve Eylem Planını ve Kamu Diplomasisi İzleme Sistemini (KADİZ) içeren Kamu Diplomasisi Koordinasyon Sistemini (KADİS) oluşturduklarını anımsattı.

"Koordinasyonun güçlendirilmesi temel amacımız"

Altun, bunun yanında, Türkiye'nin kamu diplomasisi alanındaki çalışmalarının bütünlüklü bir iletişim stratejisi içinde yürütülmesini sağlamak ve bu yolla kurumlar arasındaki iş ve işlemleri koordine etmek üzere Kamu Diplomasisi Koordinasyon Kurulunu kurduklarını ifade ederek, "Türkiye markasının güçlendirilmesi hedefiyle ortaya konulan kamu diplomasisi faaliyetlerinin işbirliği içerisinde, etkin bir eşgüdümle ve herhangi bir mükerrer süreçlere yol açmadan yürütülmesi esastır." diye konuştu.

Kamu Diplomasisi Koordinasyon Kurulunun ilk toplantısını 26 Şubat 2020'de yaptıklarını ve bugüne kadar üç toplantı gerçekleştirdiklerini anımsatan Altun, şunları söyledi:

"Koordinasyon Kurulumuzun ilk toplantısında Ulusal Kamu Diplomasisi Strateji Belgesi ve Eylem Planının oluşturulmasına ve uygulanmasına katkı sağlamak üzere kültürden çevre ve iklim değişikliğine, eğitimden ekonomik ve ticari alanlara kadar 21 faklı kamu diplomasisi komitesi belirledik. İlk Kurul toplantısında aldığımız kararlarla Kurul üyelerimizin görüş ve önerileri doğrultusunda kamu diplomasisi alanında strateji belgesi hazırlama çalışmalarımıza başladık. Kurulumuzun 6 Temmuz 2021 tarihinde gerçekleştirilen ikinci toplantısında ise Cumhuriyet tarihinin ilk kamu diplomasisi politika belgesi olan Ulusal Kamu Diplomasisi Strateji Belgesi ve Eylem Planımızı ilan ettik. Türkiye'deki kamu diplomasisi aktörlerinin birlikte çalışma kültürünü geliştirecek bir çerçeve çizen 'Ulusal Kamu Diplomasisi Strateji Belgesi ve Eylem Pl'nı'nd' t'nıml'n'n projelerin takip edilmesi ve etkinliğinin ölçülmesi 'm'cıyl' ise 'Kamu Diplomasisi İzleme Sistemi'ni (KADİZ) tanzim ederek Türkiye'nin yumuşak güce dayanan uygul'm'l'rını sistemli bir biçimde koordine etmeye yönelik önemli bir adım attık."

Geçen yıl aralık ayında gerçekleştirilen Kamu Diplomasisi Koordinasyon Kurulu 3. Toplantısı'nda, 2019 yılından bu yana işbirliği halinde yapılan çalışmalar, Ulusal Kamu Diplomasisi Strateji Belgesi ve Eylem Planı kapsamında gelinen nokta ve sonraki süreçlere ilişkin planları ele aldıklarını aktaran Altun, bu toplantıda aynı zamanda KADİZ'e girilen proje ve faaliyetlere ilişkin istatistiki veriler ve analizleri içeren KADİZ İlerleme Raporu'nu Kurul üyeleriyle paylaştıklarını söyledi.

"KADİZ çok önemli işlev gördü"

Kamu Diplomasisi alanında bugüne kadar gerçekleştirdikleri çalışmalara ilişkin bilgi veren Altun, şunları kaydetti:

"Kitap ve dergi formatında geçen yıl 63 basılı yayınımız varken, bu yıl bu sayı 106'ya ulaşmış durumda. 2023 yılı içerisinde 27 panel, sempozyum ve yuvarlak masa toplantısı yaptık ve 1 uluslararası forum organize ettik. Bağlı kurum ve kuruluşlarla toplamda 200'e yakın bu bağlamda uluslararası toplantı hayata geçirdik. Kamu diplomasisi bağlamında somut, etkin toplantılar, faaliyetler hayata geçirmiş olduk. 2023 yılı içerisinde 3 ülke ile uluslararası anlaşma imzaladık ve uluslararası işbirliği sayımızı 16'dan 19'a çıkardık. Yine bu kapsamda ABD, Katar ve Suudi Arabistan'a çalışma ziyaretleri gerçekleştirdik. KADİZ'de ise bugüne kadar 59 kurumdan 320 moderatör ve 594 kullanıcı olmak üzere 914 kayıt oluşturulmuştur. KADİZ sistemine toplamda 6 bin 150 proje girişi yapılmıştır. Geçen sene KADİZ'e girişi yapılan proje sayısı 2 bin 172 iken bu sene yaklaşık yüzde 200 oranında bir artışla sayının 6 bin 150'ye ulaştığını görüyoruz. Ulusal Kamu Diplomasisi Strateji Belgesi ve Eylem Planı kapsamında kurumlarımızın 156 farklı ülkede kamu diplomasisi faaliyeti gerçekleştirdiğini görüyoruz."

Altun, KADİZ'in kamu diplomasisi faaliyetlerinin farklı boyutlarıyla kayıt altına alınması ve değerlendirilmesi, kamu diplomasisine ilişkin bilgi, birikim ve tecrübe paylaşımının artması, kurumlarda kamu diplomasisine ilişkin farkındalığın geliştirilmesi bağlamında çok önemli bir işlev gördüğünün altını çizdi.

"İşbirliğine açığız"

Sisteme dair bilgi ve tecrübe aktarımı konusunda paydaş kurum ve kuruluşlarla her düzeyde etkin bir koordinasyon içinde çalıştıklarını belirten Altun, ulusal düzeyde kamu diplomasisi faaliyetlerinin profilinin çıkarılabilmesi ve geleceğe dönük daha başarılı bir strateji oluşturulması için KADİZ'in kullanımını hayati gördüklerini vurguladı.

KADİZ'e bugüne kadar veri girişi gerçekleştiren tüm kurumlara teşekkür eden Altun, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz, Türkiye markasının hak ettiği yerde olması, daha da güçlü bir marka haline gelebilmesi için etkin bir şekilde çalışmalarımıza devam edeceğiz. Burada bu çalışmaları koordine etmek suretiyle, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin uluslararası alanda hak ettiği konumda yer alması için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Biz, tüm paydaş kurum ve kuruluşlarımızın faaliyet görünürlüklerinin arttırılması, Türkiye'nin tanıtım siyasetine katkı sunulması ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi noktasında sonuna kadar işbirliğine açığız. Bu noktada kurumlarımızı desteklemek için de elimizden gelen her türlü gayreti ortaya koyuyoruz, koymaya da devam edeceğiz. Önümüzdeki yıl yine tüm paydaş kurum ve kuruluşlarımızla birlikte hazırlayacağımız yeni strateji belgemiz rehberliğinde kamu diplomasisi faaliyetlerimizi ileriye taşıyacağız. Kamu diplomasisi alanında vatandaşlarımızı etkin birer aktöre dönüştüreceğine inandığımız, deprem nedeniyle ertelediğimiz 'Vatandaş Diplomat' projemizi bu yıl içerisinde hayata geçireceğiz."

"İstişare mekanizmasını işleteceğiz"

Kamu Diplomasisi Koordinasyon Kurulu olarak yılda bir defa bir araya gelmeye devam edeceklerini ifade eden Altun, böylelikle hem Strateji Belgesinin uygulama sürecinin takip edileceğini hem de kamu diplomasisi alanında istişare mekanizmasını işleteceklerini söyledi.

Altun, kamu diplomasisinin önemine işaret ederek, şunları kaydetti:

"Kamu diplomasisi alanının, bütün kurum ve kuruluşlarımızın mevcut potansiyelleriyle, kabiliyetleriyle, imkanlarıyla katkı verdikleri sürece, çok daha güçlü bir alan olacağını, büyük ve güçlü Türkiye'nin küresel konumunu pekiştireceğini düşünüyoruz. Bu doğrultuda biz, koordinasyon vazifemiz çerçevesinde bu süreci izleme vazifemizi sürdüreceğiz. Umuyorum bu süreçte devletimizin kamu diplomasisi faaliyetleri daha da kökleşecek, kurumsallaşacak."

Altun'un konuşmasının ardından, kurul üyeleri de söz alarak kamu diplomasisi alanda yaptıkları çalışmaları aktardı.

"Türkiye küresel alanda bir aktör"

Toplantı sonunda konuşan Altun, kamu diplomasisi alanında eşgüdüm halinde hareket etmenin yürünen yolu nitelikli, üretilen işleri daha güçlü hale getireceğini söyledi.

Türkiye'nin uluslararası alanda ve kamu diplomasisinde güçlü bir kabiliyete sahip olduğunu belirten Altun, bu kabiliyeti daha öteye taşıma ve potansiyeli geliştirme noktasında daha fazla gayret ve işbirliğine ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Türkiye'nin krizlerle, aynı zamanda da fırsatlarla dolu bir coğrafyada bulunduğunu ifade eden Altun, şunları dile getirdi:

"Bugün Türkiye'nin son 21 yıldan beri sürdürdüğü dış politikada bir yandan ekonomik entegrasyon kuşağı oluşturma, diğer yandan çevresindeki krizlerin çözümüne katkıda bulunurken aynı zamanda da bu krizlerden Türkiye adına istifade etme gayretleri devam ediyor. 2020 yılından itibaren çevremizde, dünyada yaşanan krizler Türkiye'nin önemini bütün dünya kamuoyuna çok açık ve net bir şekilde göstermiş durumda. Türkiye, bütün meydan okumalara, güçlü sınamalara rağmen ekonomisinde doğru adımlarla yürümeye devam ediyor. Bu noktada Türkiye bir müttefik, bir ekonomik aktör, çekim merkezi olarak yol yürümeye devam ediyor. Öte taraftan Sayın Cumhurbaşkanımızın yürüttüğü lider diplomasisiyle krizlerin çözümü noktasında Türkiye etkin bir arabuluculukla küresel alanda bir aktör olarak varlık gösteriyor. Burada birçok uluslararası aktörle Cumhurbaşkanımızın diyaloğunu sürdürebilmesi, etkin bir diplomasi faaliyeti yürütebilmesi en önemli imkanlarımızdan bir tanesi. Türkiye'nin genel anlamda sahip olduğu güçlü liderlik ve siyasi istikrarla birlikte biz, bu krizli bölgede ve dünyada bir etkin varlık gösterebilme imkanına sahip oluyoruz. Bu imkan, hiç kuşkusuz bizim kamu diplomasisi faaliyetlerimizde kendisine referans verdiğimiz en güçlü kaynağımız."

"Stratejik iletişim kampanyaları önemli"

Türkiye'nin akıllı güç potansiyelini kullanma noktasında bütün kurumların faaliyetlerini ve vizyonlarını daha da uluslararası hale getirmesinin önemine işaret eden Altun, "Çünkü Türkiye artık lokal bir aktör değil, artık küresel bir aktör olma noktasında, etkin bir bölgesel güç olmanın ötesinde küresel bir oyuncu olma noktasında güçlü adımlar atan bir ülke. Bize fırsatlarını sunan, bu noktada daha cömert davranan bölgelerde, Asya, Afrika, Kafkasya, Balkan coğrafyalarında kurumsallaşma adımları atmak, daha kalıcı faaliyetler ortaya koymak yapmamız gereken önemli bir iş." diye konuştu.

Altun, geçici ya da gündelik politikalarla değil, daha uzun vadede nesilden nesile aktarılacak kurumsallaştırıcı işler yapmanın önemli olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti:

"Bu çerçevede son 20 yılda birçok kurum oluştu. Bu kurumlarımızın her biri esas itibarıyla bu coğrafyalarda kalıcı kurumsallaşma özelliği olan işler yapmaya dönük kurumlar. Bu kurumların ortak paydasında kamu diplomasisi yer alıyor. Ve biz bu noktada kamu diplomasisi faaliyetlerini çok önemsiyoruz. Diğer taraftan daha çok meydan okumayla karşılaştığımız batı ülkelerinde de bizim uluslararasılaşma siyasetimize uygun olarak çok daha etkin adımlar atmamız gerekiyor. Bir yandan bu bölgedeki stratejik aktörlere yatırım yapmamız yine kamu diplomasisi bağlamında stratejik iletişim kampanyaları yürütmemiz kuşkusuz son derece önemli. Burada bütün bu faaliyetleri bütünleyecek şekilde lobi faaliyetlerine destek olmak son derece önemli. Esas itibarıyla batı dünyasında, daha çok meydan okumayla karşı karşıya kaldığımız bölgelerde, ülkelerde yapılacak olan bu çalışmalar, aslında her bir kurumumuzun katkı sunacağı çalışmalar."

"Türkiye'nin aracı haline getiririz"

Kamu diplomasisi faaliyetlerini yürütürken kamu, özel sektör ve sivil toplum işbirliğinin önemsenmesi gerektiğinin altını çizen Altun, buna yatırım yapılarak, bu yapılar arasındaki eşgüdümün sürdürülmesinin önemine değindi.

Altun, özellikle kamu kurumlarına çok fazla rol düştüğüne işaret ederek, "Bu eşgüdümü sağlama noktasında kamu kurumlarının, sivil toplumu ve özel sektörü teşviki çok daha hayati bir unsur. Bu anlamda aradaki mesafelerin kısaltılması, daha nitelikli işbirliklerinin teşvik edilmesi kamu kurumlarının doğru adımlarıyla mümkün olabilecektir. Bu da aslında bizim yine kamu diplomasisi faaliyetlerini güçlendirecek önemli bir unsur." diye konuştu.

Koordinasyon Kuruluna katkı sunanlara teşekkür eden Altun, "Eşgüdüm ve işbirliği içinde hareket edilirse, her bir kurumda güçlü bir şekilde temsil edilen kamu diplomasisi faaliyetlerini bir strateji içerisinde devletimizin menfaatleri için hayata geçirebiliriz ve uluslararası alanda etkin, güçlü ve barışı teminat altına alma noktasında önemli roller üstlenen bir Türkiye'nin aracı haline getiririz." dedi. 

 

İTEO yeni başkanı İsmet Dalcı oldu

Uzun yıllardır Eyüp Aksu’nun yönettiği İstanbul Taksiciler Esnaf Odası’nda büyük değişim! İsmet Dalcı, 2 bin 455 oyla zafer kazandı, Aksu’nun dönemi sona erdi. Esnaf odaklı şeffaf yönetim ve komisyon sınırlamaları vaadiyle yeni bir sayfa açılıyor

08.02.2026 22:00:00
Haber Merkezi
İTEO yeni başkanı İsmet Dalcı oldu
İTEO yeni başkanı İsmet Dalcı oldu
İstanbul Taksiciler Esnaf Odası (İTEO) Başkanlığı seçimlerinde İsmet Dalcı zafer kazandı. Yaklaşık 20 bin plaka sahibini temsil eden odada, iki dönemdir başkanlık yapan Eyüp Aksu'nun dönemi sona erdi. Seçim, 8 Şubat 2026 Pazar günü Haliç Kongre Merkezi'nde yoğun katılım ile gerçekleştirildi.

Seçim süreci ve adaylar

İstanbul Taksiciler Esnaf Odası'nın olağan genel kurulu, taksi sektörünün uzun süredir beklediği bir değişim fırsatı olarak görüldü. Seçime üç aday katıldı: 

- Mevcut Başkan Eyüp Aksu (yeniden aday), 

- İsmet Dalcı (değişim ve şeffaflık vurgusuyla öne çıkan aday), 

- Davut Hanoğlu. 

Seçim öncesi dönemde İsmet Dalcı, "RANT DEĞİL, ESNAF KAZANACAK" sloganıyla kampanya yürüttü. Dalcı, taksi plakalarının değer kaybı, uygulama firmalarının yüksek komisyonları, SGK mevzuatındaki mağduriyetler ve oda yönetiminin şeffaflığı gibi konuları sıkça gündeme getirdi. Eyüp Aksu ise iki dönemlik yönetiminin devamını savunmuştu.

Seçim sonuçları

Yoğun katılımlı genel kurulda kullanılan oylar sonucunda net sonuçlar şöyle açıklandı: 

- İsmet Dalcı: 2455 oy 

- Eyüp Aksu: 1471 oy 

- Davut Hanoğlu: 74 oy 

Bu sonuçlarla İsmet Dalcı, taksi esnafının büyük çoğunluğunun desteğini alarak yeni başkan seçildi. Eyüp Aksu'nun yönetimi ise genel kurulda ibra edilmedi.

Eyüp Aksu döneminin sonu

Eyüp Aksu, uzun yıllardır İstanbul taksiciliğini temsil eden odanın başında bulunuyordu. Döneminde taksi ücretlerindeki zam talepleri ve sektördeki bazı uygulamalar tartışma konusu olmuştu. Seçim sürecinde ise yönetiminin bazı kararları (örneğin taksi aplikasyonu satışıyla ilgili iddialar) ve Ticaret Bakanlığı müfettiş raporlarında belirtilen fazla maaş ödemeleri gibi konular gündeme gelmişti. Seçimin ardından Eyüp Aksu dönemi resmen sona erdi ve yönetim değişikliğiyle yeni bir sayfa açıldı.

İsmet Dalcı'dan ilk mesajlar ve beklentiler

Yeni Başkan İsmet Dalcı, Nevşehirli kökenli bir isim olarak esnaf arasında tanınıyor. Seçim zaferinin ardından tebrik mesajları yağarken, Dalcı'nın vaatleri arasında şunlar öne çıkıyor: 

- Uygulama firmalarına komisyon üst sınırı getirilmesi, 

- Taksiciye özel SGK düzenlemeleri, 

- Oda kaynaklarının şeffaf kullanımı ve esnaf odaklı projeler (örneğin İTEO'ya ait uygulama devreye sokulması), 

- Plaka değerlerinin korunması ve taksicilik itibarının yeniden yükseltilmesi. 

Dalcının "esnafın emeğini ve yatırımını koruma" odaklı vizyonu, sektörde değişim beklentisini artırıyor.

Sektör için ne anlama geliyor?

İstanbul'da taksi taşımacılığı, trafik yoğunluğu, korsan taşımacılık, dijital uygulamalar ve ücret düzenlemeleri gibi sorunlarla boğuşuyor. Yeni yönetimin bu kronik sorunlara çözüm üretmesi, hem esnaf hem de yolcu açısından kritik önem taşıyor. İsmet Dalcı'nın başkanlığı, uzun süredir devam eden Eyüp Aksu yönetiminden sonra taksi sektöründe yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.

Ağrı ve Iğdır'da tefecilik operasyonu: 19 gözaltı

Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesi ve Iğdır'da tefecilere yönelik düzenlenen operasyonda 19 kişi gözaltına alındı

08.02.2026 11:33:00
İhlas Haber Ajansı
Ağrı ve Iğdır'da tefecilik operasyonu: 19 gözaltı
Ağrı ve Iğdır'da tefecilik operasyonu: 19 gözaltı
Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesi ve Iğdır'da tefecilere yönelik düzenlenen operasyonda 19 kişi gözaltına alındı.



Ağrı Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince tefecilik suçuyla mücadele kapsamında çalışma yürütüldü.



Bu kapsamda Doğubayazıt ilçesinde 6 ikamet ve 3 iş yeri ile Iğdır'da 1 ikamet olmak üzere toplam 10 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Operasyonlarda 1 milyon lira nakit para ve 2 ruhsatsız tabanca ele geçirildi. Gözaltına alınan 19 şüpheli hakkında adli makamlarca tahkikat başlatıldı.

Hatay'da zeytinyağı tenekelerinden 100 bin uyuşturucu hap çıktı

Hatay'da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında durdurulan araç içerisindeki zeytinyağı tenekelerinden 100 bin adet uyuşturucu hap çıktı

08.02.2026 11:04:00
İhlas Haber Ajansı
Hatay'da zeytinyağı tenekelerinden 100 bin uyuşturucu hap çıktı
Hatay'da zeytinyağı tenekelerinden 100 bin uyuşturucu hap çıktı
Hatay'da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında durdurulan araç içerisindeki zeytinyağı tenekelerinden 100 bin adet uyuşturucu hap çıktı.



İl Emniyet Müdürlüğü, Kırıkhan Narkotik Suçlarla Mücadele Büro Amirliği ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında, Kırıkhan ilçesinde bir araç durduruldu.

Durdurulan araçta narko köpek eşliğinde yapılan aramada, zeytinyağı tenekeleri içerisinde gizlenmiş halde toplam 15 kilo 772 gram ağırlığında captagon hap bulundu.



Olayla ilgili olarak K.K. ve A.K. isimli şüpheliler gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şahıslar, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Trabzonspor otobüsünü taşladıkları iddiasıyla 6 kişi gözaltına alındı

Trendyol Süper Lig'in 21. haftasında Samsunspor ile karşılaşan Trabzonspor'un takım otobüsünü taşladıkları iddia edilen yaşları küçük 6 kişi gözaltına alındı

08.02.2026 00:25:00
AA
Trabzonspor otobüsünü taşladıkları iddiasıyla 6 kişi gözaltına alındı
Trabzonspor otobüsünü taşladıkları iddiasıyla 6 kişi gözaltına alındı

Trabzonspor, Trendyol Süper Lig'in 21. haftasında deplasmanda Samsunspor'u 3-0 yendi.

Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Spor Güvenliği Şubesi ekipleri, maç öncesi Samsun Yeni 19 Mayıs Stadyumu'na gelen Trabzonspor takım otobüsünün taşlanmasıyla ilgili çalışma başlattı.

Takım otobüsünü taşladıkları iddiasıyla maçın ardından stat çıkışında yaşları küçük 6 kişi gözaltına alındı.

Şüpheliler, kimlik tespiti ve ifade işlemleri için Çocuk Şube Müdürlüğüne götürüldü.

Japonya'nın en çok satan romanı nihayet Türkçede


 
Klasik Japon edebiyatını geniş kitlelerle buluşturan eserleri ve özgün romanlarıyla yüzyılın en önemli yazarları arasında yer alan Eiji (Eici) Yoshikawa’nın (Yoşikava) klasik epiğinin ilk cildi "Musashi: Kılıç ve Delikanlı" insanın kendine rağmen mükemmelin peşinden koşmasını anlatırken aynı zamanda Japonya’nın içsavaşlarla sarsıldığı Sengoku döneminin de çarpıcı bir portresini sunuyor. Eser, Japonya’da tüm zamanların en çok satan romanı konumunda.

07.02.2026 19:50:00
AHMET TURAN YİĞİT
Japonya'nın en çok satan romanı nihayet Türkçede
Japonya'nın en çok satan romanı nihayet Türkçede

Can Yayınları şubat ayı yayın programını açıkladı. Bu ayın programında da çağdaş, modern ve klasik edebiyattan nitelikli eserler yer alıyor. Yayınevinden bu ay çıkacak bazı kitaplar şunlar:

Laszlo Krasznahorkai, Yeşaya Geldi (çev. Leyla Önal)

2025 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi László Krasznahorkai imzalı "Yeşaya Geldi", yazarın insanlığın hiç bitmeyen savaşını ve yıkımı Savaş ve Savaş'ın başkahramanı György Korin'in iç sesiyle birleştirerek sarsıcı bir bekleyiş duygusuyla anlattığı karanlık bir eşik.

Gaye Keskin, İçimdeki Kilitleri Tek Tek

Gaye Keskin, ilk kitabında insanın kimi zaman kendiyle, kimi zaman yakın çevresiyle arasındaki girift ilişkileri, yabancılaşmayı ve yoksunluğu ele alıyor. İçimdeki Kilitleri Tek Tek, Madam Violet'ten Mümtaz'a, Eleni'den Neriman'a uzanan yolculukta okura yoğun, içten ve güçlü öyküler vaat ediyor.

Guido Morselli, İnsanlığın Sonu (çev. Leyla Tonguç Basmacı)

Guido Morselli'nin kendi hayatına son vermeden hemen önce tamamladığı ve insansız bir dünyayı tasvir ettiği romanı "İnsanlığın Sonu", modern insanın yalnızlık, varoluş, anlam ve özgürlük karşısındaki kırılganlığını sorgulayan sarsıcı bir kıyamet tablosu.

Jacqueline Harpman, Erkek Nedir Bilmeyen Ben (çev. S. İpek Ortaer Montanari)

Jacqueline Harpman, "Erkek Nedir Bilmeyen Ben" romanında uygarlığın çöküşünü, iktidarın doğasını ve cinsiyetler arasındaki görünmez sınırları yalın ama ürpertici bir dille sorgularken, distopyayla felsefi anlatıyı ustalıkla birleştiriyor.

Eiji Yoshikawa, Musashi: I. Kitap - Kılıç ve Delikanlı (çev.   Fatma Çelik İto)

Klasik Japon edebiyatını geniş kitlelerle buluşturan eserleri ve özgün romanlarıyla yüzyılın en önemli yazarları arasında yer alan Eiji (Eici) Yoshikawa'nın (Yoşikava) klasik epiğinin ilk cildi "Musashi: Kılıç ve Delikanlı" insanın kendine rağmen mükemmelin peşinden koşmasını anlatırken aynı zamanda Japonya'nın içsavaşlarla sarsıldığı Sengoku döneminin de çarpıcı bir portresini sunuyor. Eser, Japonya'da tüm zamanların en çok satan romanı konumunda.

Atiq Rahimi, Sakalar (çev. Soner Sezer)

Atiq Rahimi, Bamyan'daki Budaların yıkıldığı gün iki farklı şehirde iki Afgan erkeğinin kesişen hikâyesi üzerinden sürgünü, belleği ve inancı çağrışımlarla örülü, şiirsel bir dille anlatıyor. Sakalar'ın geçmişten kaçan karakterleri suyun doğasına benzer biçimde dönüp dolaşıp kendi özlerine varıyor. 

Viyana’da iktisat tarihi yeniden şekilleniyor

 
 
Prof. Dr. Haydar Baş'a ait Milli Ekonomi Modeli, Viyana Teknik Üniversitesi'nde düzenlenen uluslararası kongre ile 11. kez dünya gündeminde… İki gün sürecek kongrenin ilk gününde 7 ayrı oturumda tebliğ sunan 36 akademisyen, dünya ekonomisinde yaşanan daralma ve büyük krize karşı Milli Ekonomi Modeli'nin getirdiği çözüm ve önerileri masaya yatırdı.

07.02.2026 19:38:00 / Güncelleme: 07.02.2026 19:46:33
ÖNDER YILMAZ
Viyana’da iktisat tarihi yeniden şekilleniyor
Viyana’da iktisat tarihi yeniden şekilleniyor

11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi Avusturya'nın Başkenti Viyana'da gerçekleştiriliyor. Prof. Dr. Haydar Baş'a ait olan model için düzenlenen uluslararası kongreye Viyana Teknik Üniversitesi ev sahipliği yapıyor. Uluslararası Bağımsız Ekonomi Modeli Birliği (UBEM) tarafından düzenlenen kongre Avusturya Viyana Teknik Üniversitesi ve Viyana Bilim Kulübü, Malezya Taylor Üniversitesi ve Bosna - Hersek Zenica Üniversitesi katkılarıyla gerçekleştiriliyor.

MEM insan merkezli bir sistem

21 ülkeden 50'yi aşkın iktisatçı ve akademisyenin katıldığı kongre sinevizyon gösterisi ve UBEMB Başkanı Harun Kayacı'nın açış konuşmasıyla başladı.
Kayacı şunları söyledi: "Küresel sistem, sistemin içinde kalmak koşuluyla yapılan her türlü eleştiriye ve çözüme açıktır. Tek istenen günün sonunda mevcut geminin içinde bulunarak yerini almaktır. Tam da bu noktada Prof. Dr. Haydar Baş, küresel sistemin dışına çıkarak, tüm insanlığın barış ve esenlik içinde yaşayabileceği bir model, yeni bir gemi inşa etmiştir.
Sayın Baş'ın Sistemi (MEM) insan merkezli bir sistemdir. Sayın Baş'a göre insan, ekonominin temelini oluşturur. Onun için ekonomi ve devlet insana hizmet etmek için vardır. Sayın Baş'a göre ekonomik başarının kriteri, insanın onurlu yaşamına sağladığı katkı oranındadır. Haydar Baş'ın sisteminin matematiği, insanın/bireyin ekonomik bağımsızlığı üzerine
inşa edilmiştir. Sayın Baş'ın sosyal devlet tanımı, vatandaşından topladığı vergilerden daha fazlasını hizmet olarak verebilendir.
MEM; kaynaklara, devlete, paraya, makro ve mikro ekonomiye getirdiği özgün yaklaşımlarıyla, gelir dağılımında adaleti sağlayacak, tam istihdamı gerçekleştirecek, milli paraları devreye koyarak borçlanmadan sürekli büyümeyi ve bireyin ekonomik bağımsızlığını sağlayacak sistemdir."

Milli Ekonomi Modelinin sosyal devlet projelerinden biri olan "vatandaşlık maaşı" Avrupa'da "basic income" veya "temel gelir" başlığı altında uygulama alanı bulmuştur.
Bugün burada XI. Uluslararası MEM kongresinde "Sürdürülebilir Büyüme ve Ekonomik İstikrar için Milli Ekonomi Modeli" başlığı altında, insanın/bireyin ekonomik özgürlüğüne, onurlu yaşamına katkıda bulunmak için çözümler üretilecektir.



Sıradaki kongre için Özbekistan daveti

Azerbaycan Devlet Üniversitesi'nde Ruşen Guliyev ve Buhara Devlet Üniversitesi'nden Prof. Juraev Abror Turobovich da kongrenin açılış konuşmasını yapan isimlerden oldu.
Milli Ekonomi Modeli'nin Türk dünyasının ekonomik bağımsızlığı açısından önemli bir model olduğunu belirten Abror Turobovich bir sonraki kongrenin Özbekistan Buhara Devlet Üniversitesinde yapılmasını önerdi.
Turobovich Milli Ekonomi Modeli'nin geleceği savunmak anlamına geldiğini de ifade etti.

Konoflacher: Prof. Dr. Haydar Baş'ın modeli gelirin daha adil dağıtılmasını sağlıyor

Kongreye ev sahipliği yapan Viyana Teknik Üniversitesi ve Viyana Bilim Kulübü adına da Prof. Hermann Knoflacher de açılışta konuşan akademisyenler arasındaydı.
Dünyanın içinde bulunduğu ekonomik çıkmaza ilişkin değerlendirmeler yapan Knoflacher, Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nin gelirin daha adil dağıldığı bir ekonomi modeli geliştirdiğini ifade ederek bu modelin aranan çözümleri içerdiğini belirtti.

"İnsanlığa huzuru getirecek model"

Kongre açılışında konuşan Birleşik Arap Emirlikleri Al Ain Üniversitesi'nden Prof. Mosab Tabash ve Portekiz Évora Üniversitesi'nden Prof. Soumodip Sarkar da ekonomi analizi yaptı.
Prof. Tabash Milli Ekonomi Modeli'nin milli para projesinin ülkelere bağımsızlık yolunu açtığını ifade ederek, " Neden bu model ihtiyaç var. 2026 yılındaki durum 2015'e benzemiyor. Geleceğe daha umutlu bakmak için bir model ihtiyacı var. O nedenle de adalete dayalı, insanlığa huzuru getirecek bir ekonomi modeli arıyoruz ve bu model Milli Ekonomi Modeli'dir" dedi.

Teknolojiyle birlikte ile birlikte kaynaklar sınırsız hale geliyor

Soumodip Sarkar ise "Milli Ekonomi Modeli heyecan verici. Teknolojiyle birlikte, yapay zeka ile birlikte kaynaklar sınırsız hale geliyor. Ben Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaynaklar sınırsızdır diyen modelinden çok şey öğreniyorum" dedi. ABD Boston Üniversitesinden Prof. Dr. Veysel Ulusoy da kongreye video konferans yoluyla mesaj gönderdi.

İlk gün 7 oturumda 36 akademisyen tebliğ sundu

11. MEM kongresinin ilk gününde 2 ayrı salonda eş zamanlı olarak 7 ayrı oturum düzenlendi.
Bu oturumlarda toplam 36 akademisyen ve iktisatçı tebliğ sundu.
Yarın da devam edecek olan kongrenin kapanış konuşmasını BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş yapacak.
Kongreyi Türkiye'den giden çok sayıda basın mensubu gazeteci ve iktisatçı da takip ediyor.
11. MEM kongresi akademisyenlere verilecek katılımcı belgesi ve plaket töreninin ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erecek.

Kanserde tanı hızlandı, tedavi kişiselleşti


 
Kanserde tanı süreçleri artık günlerle değil, dakikalarla ölçülüyor. Yeni nesil moleküler ve genetik testler sayesinde, normalde yaklaşık bir ay süren analizler çok kısa sürede tamamlanarak tümörün temel biyolojik özellikleri ortaya konabiliyor.

07.02.2026 19:33:00 / Güncelleme: 07.02.2026 19:36:15
AHMET SAFA TERZİ
Kanserde tanı hızlandı, tedavi kişiselleşti
Kanserde tanı hızlandı, tedavi kişiselleşti

Yeni gelişen teknolojiler sayesinde kanserde teşhis (tanı) süresi oldukça kısaldı. Tanı süreçlerindeki bu hız kazanımı, özellikle cerrahi sırasında alınan kararlar açısından hayati önem taşıyor. Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, tanıya hız kazandıran bu teknolojilerin klasik patoloji anlayışını kökten değiştirmekte olduğunu belirtiyor. Tanı süreçlerinde gelinen bu ileri noktanın en çarpıcı örneklerinden biri beyin tümörleri alanında yaşanıyor. Artık yalnızca mikroskop altında görülen hücre yapıları değil, tümörün moleküler ve epigenetik imzası da tanının merkezine yerleşiyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) güncel sınıflamalarında da bu yaklaşımın benimsendiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, beyin tümörlerinde tanının artık tek bir test ya da tek bir görüntüye dayanmadığını vurguluyor. Tümörün mikroskopik özellikleri, genetik yapısı, hastanın klinik bulguları ve MR görüntüleri birlikte değerlendiriliyor; böylece tanı doğruluğu artıyor ve hastaya en uygun tedavi planı oluşturulabiliyor.

Tümörün temel moleküler profili ortaya çıkarılıyor

Tanı hızlandıkça tedavi yaklaşımı da değişiyor. "Kansere dakikalar içinde tanı" ifadesi, tüm DNA'nın baştan sona analiz edilmesinden ziyade, hastalık açısından kritik genetik bilgilerin çok kısa sürede elde edilebilmesini ifade ediyor. Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, "Yürütmekte olduğumuz projelerde, 'frozen-dondurulmuş' yöntemiyle ameliyat sırasında tümörden alınan doku örneklerinin anında dondurulup incelenmesiyle, dakikalar içinde tümörün temel moleküler profilini elde edebiliyoruz. Bu yaklaşım, günler sürebilen klasik testlere kıyasla klinik karar süreçlerinde büyük bir dönüşüm anlamına geliyor" dedi.

Hangi alanlarda kullanılıyor?

Moleküler testler bugün en yaygın olarak beyin tümörleri, akciğer kanseri, meme ve kolorektal kanserler ile hematolojik kanserlerde kullanılıyor. Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, mikroskop altında birbirine çok benzeyen iki tümörün moleküler olarak tamamen farklı olabildiğini ve bunun hastanın alacağı tedaviyi kökten değiştirebildiğini belirterek, "Mikroskop altında aynı görünen tümörler biyolojik olarak çok farklı davranabiliyor. Bu fark bilinmeden uygulanan bir tedavi, hastayı yanlış bir yola sürükleyebilir. Özellikle akciğer kanseri gibi bazı tümörlerde, belirli genetik mutasyonlar saptandığında kemoterapi yerine hedefe yönelik akıllı ilaçlarla çok daha etkili sonuçlar elde edilebiliyor" dedi. Genetik testler artık yalnızca "Bu tümör nedir?" sorusuna değil, "Bu hastada hangi tedavi işe yarar?" sorusuna da cevap veriyor. Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, "Bazı genetik değişiklikler, belirli ilaçlara duyarlılığı ya da direnç riskini önceden gösterebiliyor. Bu sayede hastalar etkisiz tedavilerden korunurken, en uygun tedaviye daha baştan yönlendirilebiliyor" ifadelerini kullandı. 

Yıl 2026... Esnafı haraca bağlayan 'Dönmezler' örgütüne operasyon

Hatay'da esnafı haraca bağlayan, iş yerlerini dağıtan ve silah kaçakçılığı başta olmak üzere çeşitli suçlara karışan 'Dönmezler' suç örgütüne yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 12 şüpheli tutuklandı

07.02.2026 10:45:00
İhlas Haber Ajansı
Yıl 2026... Esnafı haraca bağlayan 'Dönmezler' örgütüne operasyon
Yıl 2026... Esnafı haraca bağlayan 'Dönmezler' örgütüne operasyon
Hatay'da esnafı haraca bağlayan, iş yerlerini dağıtan ve silah kaçakçılığı başta olmak üzere çeşitli suçlara karışan 'Dönmezler' suç örgütüne yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 12 şüpheli tutuklandı.

İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerince; yürütülen soruşturma kapsamında, örgütün alacak-verecek konularında tahsilatçılık yaptığı, haraç vermeyen eğlence mekanlarını tehdit ederek yağma ve mala zarar verme eylemlerinde bulunduğu, ayrıca çek ve senet tahsilatı, tefecilik ve silah kaçakçılığı faaliyetleri yürüttüğü tespit edildi.



Şüphelilerin bu kapsamda 11 ayrı suça karıştığı belirlendi. Soruşturmanın önceki aşamalarında, suç örgütü lideri ve yöneticileri ile birlikte 4 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. 'Dönmezler' suç örgütü yöneticisi ve üyeliği tespit edilen 35 şüpheliden 2'sinin yurt dışında bulunduğu, 7'sinin ise halen ceza infaz kurumunda tutuklu olduğu tespit edildi.



Özel Harekat polis ekiplerinin de yer aldığı operasyonla; 2 Şubat günü saat 06.30'da Hatay, İstanbul ve Kocaeli'de eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 23 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilere ait ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda 17 ruhsatsız tabanca ve şarjörleri, 91 fişek, 2 ruhsatsız av tüfeği, 34 av tüfeği kartuşu, 74 boş senet, 1 yazılı senet, 1 hesap ajandası, 22 cep telefonu, 1 bilgisayar ve başkasına ait 1 kimlik ele geçirildi.



Gözaltına alınan şüphelilerden 16'sı adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 4'ü adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 12 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Balıkesir'de 4.1 büyüklüğünde deprem

Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi

07.02.2026 10:30:00
İhlas Haber Ajansı
Balıkesir'de 4.1 büyüklüğünde deprem
Balıkesir'de 4.1 büyüklüğünde deprem
Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.



Sabah 09.41'de meydana gelen depremin merkez üssü Alakır kırsal mahallesi olarak tespit edildi.

Yerin 9 kilometre altında meydana gelen deprem kısa süreli paniğe neden oldu.

Bursa'da 13 yabancı uyruklu şahıs yakalandı

Bursa Emniyet Müdürlüğü ekipleri, göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında Mudanya ilçesinde faaliyet gösteren bir iş yerine operasyon düzenledi

06.02.2026 10:26:00
İhlas Haber Ajansı
Bursa'da 13 yabancı uyruklu şahıs yakalandı
Bursa'da 13 yabancı uyruklu şahıs yakalandı
Bursa Emniyet Müdürlüğü ekipleri, göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında Mudanya ilçesinde faaliyet gösteren bir iş yerine operasyon düzenledi.

Yapılan denetimlerde, iş yerinde çalıştırılan yabancı uyruklu şahıslardan 11'inin kimliksiz, 2'sinin ise çalışma izninin bulunmadığı belirlendi.



Kaçak olarak çalıştırıldığı tespit edilen toplam 13 yabancı uyruklu şahıs, deport edilmek üzere gerekli işlemlerin yapılması amacıyla İl Göç İdaresi Müdürlüğü'ne sevk edildi.

Öte yandan, yabancı uyruklu şahısları temin ederek çalıştırdığı belirlenen şüphelilerden 1 kişi yakalanarak adli makamlara sevk edilirken, diğer şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.