25 Mayıs'tan önceki bir hafta Erzurum'un cadde ve sokakları, dükkanların camları Prof. Dr. Haydar Baş'ın o tarihte Erzurum'da olacağını bildiren afişlerle süslendi. Rengarenk Türk bayraklarından oluşan bir fotoğrafın, bir gelincik bahçesinin yanıbaşında mütebessim bir çehre ile, eli havada herkesi selamlıyordu.
25 Mayıs yaklaştıkça, BTP Erzurum il teşkilatı olarak heyacanımız, telaşımız artıyordu ama, Yakutiye Medresesinin karşısındaki il binamıza gelip giden, afişlerin önünde toplanıp inceleyen, sesli anons yapan arabalarımıza el sallayan, sevgi gösterisinde bulunan hemşehrilerimizin heyecanı bizden bir adım daha öndeydi.
Cemal Gürsel Kapalı Spor Salonu verilen saatten çok önce dolmaya başladı, heyecan dorukta, coşku, sevinç doruktaydı. Genel Başkanımız Ali Gedik beyin ifadesiyle şimdiye kadar yapılan programlarda en coşkulu salonlardan biriydi.
Bağımsızlık sevdamızdan asla vazgeçmeyiz diyenler bayrağını alıp, çevresi ile beraber gelmişti.
Bu vatan bizimdir bizim kalacak cümlesinde tereddütsüz ittifak edenler koşup gelmişti.
Yakın geçmişte "ya istiklal ya ölüm" diyerek cennet vatanı düşmanlardan temizleyen Kâzım Karabekirlerin, Halit Paşaların torunları aynı azimle, aynı vatan gayretleriyle ayyıldızlı bayraklarını dalgalandırarak gelmişlerdi.
"Ben ezelden beridir hür yaşadım hür yaşarım/Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım" diye haykıran, Olurlu, Oltulu, Tortumlu, Narmanlı, Hınıslı, Horasanlı, Aşkaleli, Şenkayalı hemşehrilerimiz müthiş bir heyecan, müthiş bir coşku içinde salonu doldurmuşlardı.
"Benim kolum sizin kolunuzdur" diyen ve vatanın bir çakıl taşını dahi dava eden millet ve bayrak sevdalısı Prof. Dr. Haydar Baş Bey salona girdiğinde, tüm salon ayaktaydı ve kubbesi çınlıyordu. Salon görevlileri yıllardır bu salonda görev yaptıklarını ama böyle bir heyecan, böyle bir coşku görmediklerini ifade ediyorlardı.
Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in:
"Dadaş namus demektir, Dadaş vatan demektir, Dadaş bayrak demektir" cümleleri salonu çınlatan tezahüratlarla kesildi. Ekonomi ile ilgili tespitlerini, AB ile ilgili, IMF ile ilgili düşüncelerini can kulağıyla dinleyen hemşehrilerimizden bir yaşlı amcamız kendinden geçmiş bir şekilde şöyle haykırıyordu:
"Hay canan kurban Haydar Hoca, dillerine kurban, Allah seni varetsin, umutlarımızı yeşerttin. Allah senin fikirlerini yeşertsin, Sen ne güzel insansın, çoluk-çocuğumla son nefesime kadar yanındayım."
Salonu dolduran on bin civarındaki hemşehrimizin bu coşkusunu görünce, programdan sonra muhterem Haydar Baş Beyin memnuniyetini görünce, haftalardır süren uykusuzluğumuzu, yorgunluğumuzu unuttuk, bizi başarıya eriştiren Rabbimize şükrettik.
Bütün hemşehrilerimize, bu organizede görev alan bütün kardeşlerimize candan teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Erzurum'da 25 Mayıs 2002 tarihi hiç unutulmayacak.
25 Mayıs yaklaştıkça, BTP Erzurum il teşkilatı olarak heyacanımız, telaşımız artıyordu ama, Yakutiye Medresesinin karşısındaki il binamıza gelip giden, afişlerin önünde toplanıp inceleyen, sesli anons yapan arabalarımıza el sallayan, sevgi gösterisinde bulunan hemşehrilerimizin heyecanı bizden bir adım daha öndeydi.
Cemal Gürsel Kapalı Spor Salonu verilen saatten çok önce dolmaya başladı, heyecan dorukta, coşku, sevinç doruktaydı. Genel Başkanımız Ali Gedik beyin ifadesiyle şimdiye kadar yapılan programlarda en coşkulu salonlardan biriydi.
Bağımsızlık sevdamızdan asla vazgeçmeyiz diyenler bayrağını alıp, çevresi ile beraber gelmişti.
Bu vatan bizimdir bizim kalacak cümlesinde tereddütsüz ittifak edenler koşup gelmişti.
Yakın geçmişte "ya istiklal ya ölüm" diyerek cennet vatanı düşmanlardan temizleyen Kâzım Karabekirlerin, Halit Paşaların torunları aynı azimle, aynı vatan gayretleriyle ayyıldızlı bayraklarını dalgalandırarak gelmişlerdi.
"Ben ezelden beridir hür yaşadım hür yaşarım/Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım" diye haykıran, Olurlu, Oltulu, Tortumlu, Narmanlı, Hınıslı, Horasanlı, Aşkaleli, Şenkayalı hemşehrilerimiz müthiş bir heyecan, müthiş bir coşku içinde salonu doldurmuşlardı.
"Benim kolum sizin kolunuzdur" diyen ve vatanın bir çakıl taşını dahi dava eden millet ve bayrak sevdalısı Prof. Dr. Haydar Baş Bey salona girdiğinde, tüm salon ayaktaydı ve kubbesi çınlıyordu. Salon görevlileri yıllardır bu salonda görev yaptıklarını ama böyle bir heyecan, böyle bir coşku görmediklerini ifade ediyorlardı.
Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in:
"Dadaş namus demektir, Dadaş vatan demektir, Dadaş bayrak demektir" cümleleri salonu çınlatan tezahüratlarla kesildi. Ekonomi ile ilgili tespitlerini, AB ile ilgili, IMF ile ilgili düşüncelerini can kulağıyla dinleyen hemşehrilerimizden bir yaşlı amcamız kendinden geçmiş bir şekilde şöyle haykırıyordu:
"Hay canan kurban Haydar Hoca, dillerine kurban, Allah seni varetsin, umutlarımızı yeşerttin. Allah senin fikirlerini yeşertsin, Sen ne güzel insansın, çoluk-çocuğumla son nefesime kadar yanındayım."
Salonu dolduran on bin civarındaki hemşehrimizin bu coşkusunu görünce, programdan sonra muhterem Haydar Baş Beyin memnuniyetini görünce, haftalardır süren uykusuzluğumuzu, yorgunluğumuzu unuttuk, bizi başarıya eriştiren Rabbimize şükrettik.
Bütün hemşehrilerimize, bu organizede görev alan bütün kardeşlerimize candan teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Erzurum'da 25 Mayıs 2002 tarihi hiç unutulmayacak.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Üç aylardan biri bitti kaldı ikisi / 22.01.2026
- Bu kırmızı ışığı ihlal edenlerin vay haline / 21.01.2026
- Neden niçin nasıl? / 20.01.2026
- İktidar sözcüleri pot kırma yarışındalar / 19.01.2026
- Sersem mi sermesem mi? / 18.01.2026
- Dağlar gram gelir yanında senin / 12.01.2026
- Değirmende ezberlediğim Kur’an ayetleri / 10.01.2026
- Son yaprak kopacak elbet birazdan / 02.01.2026
- ‘İnen hak aşkına…’ / 30.12.2025
- Yoksulun halini onlar ne bilsin? / 26.12.2025
- Bu kırmızı ışığı ihlal edenlerin vay haline / 21.01.2026
- Neden niçin nasıl? / 20.01.2026
- İktidar sözcüleri pot kırma yarışındalar / 19.01.2026
- Sersem mi sermesem mi? / 18.01.2026
- Dağlar gram gelir yanında senin / 12.01.2026
- Değirmende ezberlediğim Kur’an ayetleri / 10.01.2026
- Son yaprak kopacak elbet birazdan / 02.01.2026
- ‘İnen hak aşkına…’ / 30.12.2025
- Yoksulun halini onlar ne bilsin? / 26.12.2025


























































































