Ebu Cafer Muhammed b. Osman’a gelen tevkiler
Ebu Ca’fer Muhammed b. Osman’a gelen tevki’ler daha çok Ehli Beyt dostlarının dinî ve dünyevî işlerine ait soruların, müşkillerin cevaplarını kapsamaktadır
23.07.2024 08:24:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Ebu Ca'fer Muhammed b. Osman'a gelen tevki'ler daha çok Ehli Beyt dostlarının dinî ve dünyevî işlerine ait soruların, müşkillerin cevaplarını kapsamaktadır.
İshak b. Yâkub; cevabını bulamadığı bir takım soruları içeren mektubu Muhammed b. Osman'dan Muhammed el-Mehdî'ye takdim etmesini rica etmiş, gelen cevabî mektubun Muhammed el-Mehdî'nin hattıyla geldiğini söylemiştir.
Bazı tevki'ler İmamîlerin kendi aralarındaki problemlerine veya karşıt görüşlü grupların sorularına cevap olarak da gönderilmiştir. Ebu'l-Hasan Ali b. Ahmed el-Kummî'den rivâyetle; kelamî meselelerin cevap bulduğu bir tevki'de şöyle denilmektedir:
"Ehl-i Beyt dostlarından bir grup, Allah'ın Ehl-i Beyt İmamlarına yaratma ve rızık verme kudretini verip vermediği konusunda ihtilafa düşmüşlerdi.
Bir grup, 'Cisimleri Allah'tan başka kimse yaratamaz' diyerek yaratma ve rızık verme kudretinin devredilmesinin imkânsız olduğunu söylüyordu. Bir başka grup da, 'Allah'ın, İmamlara yaratma ve rızık verme kudretini verdiğini' iddia ediyordu. İhtilaf edilen bu meseleyi Muhammed b. Osman Amrî'ye sorma kararı almışlardı.
Meseleyi beraberce yazıp Muhammed b. Osman'a yolladılar. Muhammed el-Mehdî'den sorulan sorulara kendi hattı ile gelen cevapta:
'Şüphesiz ki yalnız Allah cisimleri yaratmakta ve rızıkları bölüştürmektedir. Allah ne cisimdir, ne de cisme hulûl etmiştir. İmamlar Allah'tan isterler, Allah da yaratır, rızık verir ve onların hakkını yüceltmek için dualarını kabul eder' buyurmuştur."
Ebu Ali Muhammed b. Hemmam, İmam'ın kendi hattıyla kendisine gelen bir tevki'de, "Kim bir toplulukta benim adımı söylerse Allah'ın laneti onun üzerine olsun. Zuhûr için vakit tayin edenler yalancıdırlar" şeklinde rivâyet etmiştir.
Abdullah b. Ca'fer el-Himyerî, Osman b. Said Amrî vefat ettiğinde oğlu Muhammed'in nâib olarak atandığını bildiren bir tevki'den bahsederek tevki'nin Osman b. Said Amrî zamanındaki aynı yazı ile geldiğini söylemiştir.
Ali b. Sadaka el-Kummî'den rivâyetle; Muhammed b. Osman'a bir şey sormadan Muhammed el-Mehdî tarafından İmam'ın ismini soranları aydınlatmak için bir mektup geldiğini, mektupta özetle,
"İsim konusunda ya susacak cenneti kazanacaklar, ya da konuşup cehennemi hak edecekler. Çünkü Kâim'in ismini bilseler, yayarlar; yerini bilseler, düşmanlara gösterirler" denilmektedir.
Muhammed b. Yâkub Kuleynî, İshak b. Yâkub'un şöyle dediğini rivâyet etmiştir: "Muhammed b. Osman'dan sorduğum bazı soruları ve zor meseleleri içeren mektubumu Muhammed el-Mehdî'ye takdim etmesini rica ettim. Mektubumun cevabı, mevlâmız Muhammed el-Mehdî'nin kendi hattıyla bana ulaştı" demiştir.
Sorulan sorulara cevap mahiyetinde gelen mektubun metni şöyledir:
"Beni inkâr eden akraba ve amcaoğullarım ile ilgili soruna gelince; bilmelisin ki, Allah ile hiç kimse arasında akrabalık bağı yoktur. Kim beni inkâr ederse benden değildir.
Sizin mallarınıza gelince; onları kabul etmemiz pak olmanız içindir. Öyleyse, isteyen versin, istemeyen vermesin. Allah'ın bize verdiği, size verdiğinden daha hayırlıdır.
Ferec'in gerçekleşmesine gelince; o, Allah'ın iradesine bağlıdır. Hüseyin'in öldürülmediğini sananın sözüne gelince; onun bu sözü, yalan ve sapıklıktır.
Muhammed b. Osman Amrî'ye gelince; o, benim güvendiğim şahıstır, onun yazısı benim yazım¬dır. Muhammed b. Ali b. Mehziyar el-Ahvazî'ye gelince; yakında Allah onun kalbini düzeltecek ve şüpheyi ondan giderecektir.
Bize gönderdiğin şeye gelince; biz ancak pak ve tertemiz olanı kabul ederiz. Şarkı söyleyen cariyenin aldığı ücret haramdır.
Muhammed b. Şazan b. Naim ise biz Ehl-i Beyt taraftarlarındandır, Ebu'l-Hat- tab Muhammed b. Ebi Zeyneb Ecda'ya gelince; o mel'undur; onun ashabı da mel'undur. Onunla aynı fikre sahip olanlarla oturup kalkma.
Ben onlardan berîyim. Bizim malımızı ellerinde bulunduranlara gelince; kim o mallardan bir şeyi helal bilip yerse ateş yemiştir. Allah'ın dininde şüphe eden kavmin, bize gönderdikleri şeylerden dolayı pişman olmalarına gelince; geri çevrilmesini isteyenlerin malını geri çevirdik."
Muhammed el-Mehdî kendisine sorulan Gaybet'in vukû bulması ve Gaybet döneminde kendisinden faydalanılması ile ilgili sorulara, kendi el yazısı ile cevap vererek; onlara açıklandığında hoşlarına gitmeyecek ve gereksiz olan şeyleri sormamalarını söylemiştir.
Ayrıca Gaybet' döneminde kendisinden faydalanmayı bulutlarla örtülen güneşten yararlanmaya benzetmiş ve ferec'in çabuk olması için çok dua etmelerini önermiştir.
Rivâyetlerden görüleceği üzere; Muhammed b. Osman'a gelen tevki'ler daha çok Ehl-i Beyt dostlarının müstakil sorularına, problemlerine, muhaliflerin öne sürdükleri görüşlere cevabî olarak ele alınmıştır.
Fıkha ve kelama ait meseleler, humusla ilgili taraftarlardan beklentiler de dikkatli bir şekilde tevki'lerde yer almıştır. Rivâyetlerde tevki'lerin özellikle İmam'ın elyazması olduğu vurgulanmıştır.
Böylece Muhammed el-Mehdî'nin hem sefirle olan diyaloğu, hem de Ehl-i Beyt taraftarları üzerindeki nezâreti dikkate sunulmuştur." (Prof. Dr. Haydar Baş Hasan el-Askeri ve İmam Mehdi eserinden)
İshak b. Yâkub; cevabını bulamadığı bir takım soruları içeren mektubu Muhammed b. Osman'dan Muhammed el-Mehdî'ye takdim etmesini rica etmiş, gelen cevabî mektubun Muhammed el-Mehdî'nin hattıyla geldiğini söylemiştir.
Bazı tevki'ler İmamîlerin kendi aralarındaki problemlerine veya karşıt görüşlü grupların sorularına cevap olarak da gönderilmiştir. Ebu'l-Hasan Ali b. Ahmed el-Kummî'den rivâyetle; kelamî meselelerin cevap bulduğu bir tevki'de şöyle denilmektedir:
"Ehl-i Beyt dostlarından bir grup, Allah'ın Ehl-i Beyt İmamlarına yaratma ve rızık verme kudretini verip vermediği konusunda ihtilafa düşmüşlerdi.
Bir grup, 'Cisimleri Allah'tan başka kimse yaratamaz' diyerek yaratma ve rızık verme kudretinin devredilmesinin imkânsız olduğunu söylüyordu. Bir başka grup da, 'Allah'ın, İmamlara yaratma ve rızık verme kudretini verdiğini' iddia ediyordu. İhtilaf edilen bu meseleyi Muhammed b. Osman Amrî'ye sorma kararı almışlardı.
Meseleyi beraberce yazıp Muhammed b. Osman'a yolladılar. Muhammed el-Mehdî'den sorulan sorulara kendi hattı ile gelen cevapta:
'Şüphesiz ki yalnız Allah cisimleri yaratmakta ve rızıkları bölüştürmektedir. Allah ne cisimdir, ne de cisme hulûl etmiştir. İmamlar Allah'tan isterler, Allah da yaratır, rızık verir ve onların hakkını yüceltmek için dualarını kabul eder' buyurmuştur."
Ebu Ali Muhammed b. Hemmam, İmam'ın kendi hattıyla kendisine gelen bir tevki'de, "Kim bir toplulukta benim adımı söylerse Allah'ın laneti onun üzerine olsun. Zuhûr için vakit tayin edenler yalancıdırlar" şeklinde rivâyet etmiştir.
Abdullah b. Ca'fer el-Himyerî, Osman b. Said Amrî vefat ettiğinde oğlu Muhammed'in nâib olarak atandığını bildiren bir tevki'den bahsederek tevki'nin Osman b. Said Amrî zamanındaki aynı yazı ile geldiğini söylemiştir.
Ali b. Sadaka el-Kummî'den rivâyetle; Muhammed b. Osman'a bir şey sormadan Muhammed el-Mehdî tarafından İmam'ın ismini soranları aydınlatmak için bir mektup geldiğini, mektupta özetle,
"İsim konusunda ya susacak cenneti kazanacaklar, ya da konuşup cehennemi hak edecekler. Çünkü Kâim'in ismini bilseler, yayarlar; yerini bilseler, düşmanlara gösterirler" denilmektedir.
Muhammed b. Yâkub Kuleynî, İshak b. Yâkub'un şöyle dediğini rivâyet etmiştir: "Muhammed b. Osman'dan sorduğum bazı soruları ve zor meseleleri içeren mektubumu Muhammed el-Mehdî'ye takdim etmesini rica ettim. Mektubumun cevabı, mevlâmız Muhammed el-Mehdî'nin kendi hattıyla bana ulaştı" demiştir.
Sorulan sorulara cevap mahiyetinde gelen mektubun metni şöyledir:
"Beni inkâr eden akraba ve amcaoğullarım ile ilgili soruna gelince; bilmelisin ki, Allah ile hiç kimse arasında akrabalık bağı yoktur. Kim beni inkâr ederse benden değildir.
Sizin mallarınıza gelince; onları kabul etmemiz pak olmanız içindir. Öyleyse, isteyen versin, istemeyen vermesin. Allah'ın bize verdiği, size verdiğinden daha hayırlıdır.
Ferec'in gerçekleşmesine gelince; o, Allah'ın iradesine bağlıdır. Hüseyin'in öldürülmediğini sananın sözüne gelince; onun bu sözü, yalan ve sapıklıktır.
Muhammed b. Osman Amrî'ye gelince; o, benim güvendiğim şahıstır, onun yazısı benim yazım¬dır. Muhammed b. Ali b. Mehziyar el-Ahvazî'ye gelince; yakında Allah onun kalbini düzeltecek ve şüpheyi ondan giderecektir.
Bize gönderdiğin şeye gelince; biz ancak pak ve tertemiz olanı kabul ederiz. Şarkı söyleyen cariyenin aldığı ücret haramdır.
Muhammed b. Şazan b. Naim ise biz Ehl-i Beyt taraftarlarındandır, Ebu'l-Hat- tab Muhammed b. Ebi Zeyneb Ecda'ya gelince; o mel'undur; onun ashabı da mel'undur. Onunla aynı fikre sahip olanlarla oturup kalkma.
Ben onlardan berîyim. Bizim malımızı ellerinde bulunduranlara gelince; kim o mallardan bir şeyi helal bilip yerse ateş yemiştir. Allah'ın dininde şüphe eden kavmin, bize gönderdikleri şeylerden dolayı pişman olmalarına gelince; geri çevrilmesini isteyenlerin malını geri çevirdik."
Muhammed el-Mehdî kendisine sorulan Gaybet'in vukû bulması ve Gaybet döneminde kendisinden faydalanılması ile ilgili sorulara, kendi el yazısı ile cevap vererek; onlara açıklandığında hoşlarına gitmeyecek ve gereksiz olan şeyleri sormamalarını söylemiştir.
Ayrıca Gaybet' döneminde kendisinden faydalanmayı bulutlarla örtülen güneşten yararlanmaya benzetmiş ve ferec'in çabuk olması için çok dua etmelerini önermiştir.
Rivâyetlerden görüleceği üzere; Muhammed b. Osman'a gelen tevki'ler daha çok Ehl-i Beyt dostlarının müstakil sorularına, problemlerine, muhaliflerin öne sürdükleri görüşlere cevabî olarak ele alınmıştır.
Fıkha ve kelama ait meseleler, humusla ilgili taraftarlardan beklentiler de dikkatli bir şekilde tevki'lerde yer almıştır. Rivâyetlerde tevki'lerin özellikle İmam'ın elyazması olduğu vurgulanmıştır.
Böylece Muhammed el-Mehdî'nin hem sefirle olan diyaloğu, hem de Ehl-i Beyt taraftarları üzerindeki nezâreti dikkate sunulmuştur." (Prof. Dr. Haydar Baş Hasan el-Askeri ve İmam Mehdi eserinden)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.



























































































