Atatürk'ün resmine bile fotomontaj!.. İşte sözde Ermeni soykırımını kanıtlamak için, akla gelmedik yalana başvurmaktan ve tarihi belgeleri tahrif etmekten çekinmeyen Ermenilerin en son marifeti: Tarihçi Prof. Ataöv, bilimsel bir konferans için gittiği Los Angeles California Üniversitesi'nde 'İnkárın yüzü yalan söylemez' başlığı ile Atatürk'ün Köşk'te çekilmiş bir fotoğrafının tahrif edildiğini gördü. Ermeni diasporası, insanı dehşete düşürecek bir tarihi tahrifata daha imza koydu. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün, hayvan sevgisinin bir kanıtı olan ve kendisini dört köpek yavrusuyla birlikte gösteren fotoğrafı, fotomontaj tekniğiyle değiştirip, üstüne, 'İnkarın yüzü yalan söylemez' diye yazdılar. Köpek fotoğrafının yerine ise İkinci Dünya Savaşı görüntülerini çağrıştıran ve barsakları dışarı fırlamış bir 'Ermeni çocuğun' cesedini monte ettiler. Sonra da bunu afişe dönüştürerek, dünyaya yaymaya çalıştıkları sözde davalarını anlatmak üzere yalan propagandanın parçası haline getirdiler. Tarihçi bilim adamı Prof. Dr. Türkkaya Ataöv, bilimsel bir konferans için gittiği ABD'nin Los Angeles California Üniversitesi'nde (UCLA) gördüğü bu sahtekarlık karşısında büyük şaşkınlık yaşadı. (Hürriyet)Basına yansıyan bu haber şahsen benim için hiç de sürpriz olmadı. Geçmişte millet-i sadıka diye adlandıran ataları ile şimdiki ermeni diasporasını aynı kefeye koyma gafletinden artık uyanma zamanı gelmiştir. Geçenlerde Türk basınından Ermenistan'a gidip araştırma yapan bir gazetecinin tüyler ürperten yazısını okudum. "Ermenistan'da 1915 tarihi size neyi hatırlatıyor diye sorsanız hemen herkes sözde soykırımı anlatıyor. Hemen hemen her Ermeni, Büyük Ermenistan hayaliyle avunuyor". "Ermenistan'da her çocuk, kendini bilir bilmez 'sözde soykırım hikayeleri' duymaya başlıyor ve bununla büyüyor. İstisnasız her evde 'sözde soykırım köşesi' var. Tarih dersleri neredeyse bunun üzerine bina edilmiş. Bu eğitim sisteminde ve bu sosyolojik altyapıda yetişen birinin başka bir düşünce tarzına sahip olması mümkün değil. Dolayısıyla alternatif bir anlayışın konuşulması ve tartışılması, yakın gelecekte bu ülke için olanaksız görünüyor " (Turhan Çömez/ Akşam).Yine basından takip ettiğimiz ilginç haberler bizi derinden üzüntüye ve de düşünceye sevk ermektedir: "Türkiye topraklarına gözünü dikmekten bir türlü vazgeçmeyen Ermenistan'ın devlet armasında, özgürlük bildirgesinde ve anayasasında, Türkiye'nin toprak bütünlüğüne yönelik ifadeler bulunuyor. Ermenistan Özgürlük Bildirgesi'nde ve anayasasında, Doğu Anadolu, Batı Ermenistan olarak tanımlanırken, Ağrı Dağı'na ise Ermenistan devlet armasında yer veriliyor. Ayrıca, Ermenistan'da bastırılan haritaların ilk sayfasında Ağrı Dağı'nın fotoğrafına yer verilirken, Doğu Anadolu Bölgesi'nin büyük bölümünün Batı Ermenistan olarak gösterilmektedir"(Akşam /online).Ermeniler kendi vatandaşlarına Türk milletini düşman ilan ederken bizim onları dost gibi göstermeye çalışmamız ancak Türk milletinin tarih bilincini ve tehlikelere karşı koyma refleksini ortadan kaldırır. Kimseyle düşman olalım, savaş tutalım demiyorum. Ancak düşman gibi davranana da, bağrımızı açmayalım diyorum.Devlet büyüklerimiz: "Ermenilerle olan sorunlarımızı tarihçilerden kurulan bir kurul tartışsın, belgeler üzerinde çalışma yapılsın, haklı haksız tarih önünde meydana çıksın" demişlerdi. Şimdi bu son foto montaj hadisesinden sonra düşünsünler bakalım. Teknoloji, parasal güç, birde üstüne üstlük Türk düşmanlığı gelince bak neler olur. Sahte belgeleri, sahte raporları önüne koyarlar. Sen istedin, işte belgeler; siz suçlusunuz, derler. Ayıkla ondan sonra pirincin taşını, ayıklaya bilirsen..İşte ondan dolayıdır ki, Türk Ermeni ilişkileri çok hassas bir dengede tutulmalıdır. İlişki kuralım ama onların bizim topraklarımız üzerinde gözlerinin olduğunu hiçbir zaman unutmayalım. Sadece Ermeniler mi; tabii ki hayır. Dost gibi görünse bile devletimize ve milletimize kastı olabilecek herkese karşı çok ama çok uyanık olmalıyız. Devlet idaresi öngörü ister, feraset ister, basiret ister, cesaret ister. Günübirlik politika ile devlet idare edilmez. Devlete sahip çıkmak ancak kainat devleti hayaliyle olur. Bağımsızlığı kendine şiar edinmekle olur. Yoksa tarihin derinliklerinde kaybolur gideriz Allah korusun.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Umre nasihatleri -3- / 15.01.2026
- Umre nasihatleri -2- / 14.01.2026
- Umre nasihatleri -1- / 13.01.2026
- Kibirden tevazua: İnsan olmanın imtihanı / 12.01.2026
- Rahman ve Rahim olan Allah / 11.01.2026
- Asıl gündem: Açlık ve yoksulluk / 10.01.2026
- Ey iman edenler zannın çoğundan kaçının -3- / 09.01.2026
- Ey iman edenler zannın çoğundan kaçının -2- / 08.01.2026
- Ey iman edenler zannın çoğundan kaçının -1- / 07.01.2026
- Hucurât Suresi’nden hayat ölçüleri -8- / 06.01.2026
- Umre nasihatleri -2- / 14.01.2026
- Umre nasihatleri -1- / 13.01.2026
- Kibirden tevazua: İnsan olmanın imtihanı / 12.01.2026
- Rahman ve Rahim olan Allah / 11.01.2026
- Asıl gündem: Açlık ve yoksulluk / 10.01.2026
- Ey iman edenler zannın çoğundan kaçının -3- / 09.01.2026
- Ey iman edenler zannın çoğundan kaçının -2- / 08.01.2026
- Ey iman edenler zannın çoğundan kaçının -1- / 07.01.2026
- Hucurât Suresi’nden hayat ölçüleri -8- / 06.01.2026

























































































