Türkiye'de iktidar koltuğunda oturan siyasilerimizin IMF ve AB aklıyla yıllardan beri para basma hakkımızı kullanmaması, piyasaları kredi kartları ve ferdi krediler gibi sanal unsurlarla ayakta tutma çabaları artık SOS veriyor.Bir taraftan ödenemeyen krediler sebebiyle sistem büyük bir strese doğru girerken, diğer taraftan da siyasi nedenlerle para akışının sağlanamaması büyük finansal sorunları doğuruyor.Öncelikle ödenemeyen kredilerden bahsedelim.Ülkemizde 57 milyon kredi kartı kullanılıyor. Kredi kartı borcunu ödeyemeyenlerin sayısı Mart ayında Şubat ayına göre yüzde 63 oranında arttı. Son beş yıl toplamında 3 milyon kişi kredi kartı borcunu ödeyemedi. Her yıl bu sayı ivmeli bir şekilde artıyor.Başbakan Erdoğan halka yönelik söylemlerinde sık sık faiz lobilerine çatsa da kredi kartı kullanımı ve de ferdi kredi cazibesi en çok AKP iktidarı döneminde arttı.Yani kredi kartı ve kredi arzını Başbakan'ın ifadesiyle faiz lobisi yaptığına göre, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde faiz lobisine en çok hizmet eden, önünü açan, imkan tanıyan kişi Başbakan, parti de AKP oldu.Yıllarca Batı lobileriyle uyum içinde al gülüm ver gülüm muhabbetiyle yaşayan iktidar, gelinen son noktada, para kaynakları olan ABD ve AB ülkeleri de finansal krizin içinde olması, Milli Ekonomi Modeli'ni hayata geçiren Rusya'nın dünyadaki para dengelerini değiştirmesi ve de siyasilerimizin ABD ve AB'den gelen siyasi taviz taleplerine artık cevap verememesi sebebiyle artık değirmenini döndürecek taşıma ABD doları suyu bulamamaya başladı.Zaten borçlarla, kredilerle sanal bir şekilde ayakta duran ekonominin gerçek tablosu yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı.Türkiye'nin reel ekonomisi AKP iktidarı döneminde hiçbir zaman rahat nefes almadı ama ülkemize akan milyarlarca dolar yabancı para ekonomiyi tozpembe gösteriyordu.Bugün bu akış yavaşladı ve durma noktasında?İktidar, bu sefer bir manevra yaparak kredi kartlarına ve kredilere sınırlandırma getirme yoluna gitti. Bu sefer de ekonomide sanal bir büyüme, tozpembe tablo görüntüsü veren kredi kartı ve ferdi kredi unsuru devre dışı kalıyordu.Aşağıya tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık? Kredi kartını serbest bıraksan vatandaş borç batağına gidiyor, kısıtlasan ekonomi daralıyor, tüketim azalıyor.AKP iktidarının bu tabloyu düzeltecek hiçbir çözümü bulunmuyor; zaten bu tablonun sebebi de uyguladığı IMF politikaları?Bu tabloyu değiştirecek ve ülkemizin ekonomisini düzlüğe çıkartacak tek çıkış yolu her zaman ifade ettiğimiz gibi Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli'nin milli para politikasıdır.Olması gereken, yıllık Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) karşılığı milli para basılması ve de basılan bu paranın adil bir şekilde vatandaşa pay edilmesidir.Böylece devlet dışarıdan borç almak zorunda kalmayacaktır, bağımsız bir ekonomiye sahip olacaktır, siyasi tavizler vermek zorunda kalmayacak ve dünyada yaşanan ekonomik tsunamilerden etkilenmeyecektir; diğer taraftan da milli gelirden pay alan vatandaş kredi kartlarına, ferdi kredilere artık ihtiyaç duymayacaktır.Başka hiçbir yol çözüm değildir.Prof. Dr. Baş 2001 yılından bu yana Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı olarak bu gerçeği defalarca ifade etmesine rağmen, üstelik çözümünün ispatı Rusya örneğinde ortaya konmasına rağmen, milletimiz bu çözüme hep sırtını dönmüştür.Bu açıdan da bakıldığında, ekonomide karanlık tablonun sorumlusu elbette ki hükümettir ama bu çözümsüz hükümetle "durmak yok yola devam" diyen de hep milletimiz olmuştur. Vatandaşlarımız borç batağındaysa bunun asıl nedeni kendileridir. Kimse topu taca atmasın.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Bayrağımıza saldırı, milli değerlerin tartışmaya açılmasının sonucudur / 24.01.2026
- Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez / 22.01.2026
- Suriye’de ABD’nin çıkarına olan, bizim çıkarımıza mıdır? / 21.01.2026
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026
- ‘Yargılanan, Türk siyasetinin ifade hürriyetiydi’ / 17.01.2026
- Suriye'deki çatışmalar, bütünlüğün olmayacağının bir göstergesi / 15.01.2026
- Emekli için kaynak yok diyenlere / 14.01.2026
- Trump, deliliğe vuruyor ama işin aslı öyle değil! / 13.01.2026
- Emeklinin talebi 20 bin lira mıydı? / 10.01.2026
- Vekil transferleri ve Meclis aritmetiği / 09.01.2026
- Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez / 22.01.2026
- Suriye’de ABD’nin çıkarına olan, bizim çıkarımıza mıdır? / 21.01.2026
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026
- ‘Yargılanan, Türk siyasetinin ifade hürriyetiydi’ / 17.01.2026
- Suriye'deki çatışmalar, bütünlüğün olmayacağının bir göstergesi / 15.01.2026
- Emekli için kaynak yok diyenlere / 14.01.2026
- Trump, deliliğe vuruyor ama işin aslı öyle değil! / 13.01.2026
- Emeklinin talebi 20 bin lira mıydı? / 10.01.2026
- Vekil transferleri ve Meclis aritmetiği / 09.01.2026




























































































