(dünden devam…)
"Atatürk'ün Korumalarından Mustafa Öztürk'ün Oğlu Kenan Öztürk'ün Anlattıkları:
Mustafa Öztürk Nevşehir'in Özkanak kasabasında doğmuştur. Askerî Rüştiye'yi bitirdikten sonra, Rüştiye'nin müdürü Hafız Kerim'den ders alarak hafız olmuştur. Rüştiye'den sonra polis olarak vazifeye başlar.
"Okkanın Hafız" olarak bilinen Nevşehir bölgesinin meşhur hafızının tavsiyesi üzerine Atatürk'ün koruması olur. 1936-1938 yılları arasında Atatürk'ün koruması olarak görev yapmıştır.
Dolmabahçe Sarayı'nın merdivenlerinden inen Atatürk merdivende karşılaştığı Mustafa Öztürk'e adını sorar. Korkudan kaskatı kesilen Mustafa Bey sessiz ve ürkek bir tonla "Mustafa" diye cevap verir.
Atatürk tekrar tekrar sorar ve üçüncüde cevabı duyar. Sonra korumasının kendisine benzeyen mavi gözlerine bakıp "soyadın ne?" der. "Öztürk" cevabından sonra Atatürk, "İyi ki Atatürk değil" diyerek gülümser. "Oğlun olunca adını Kemal koy ki Mutafa Öztürk oğlu Kemal olsun" diyerek ayrılır.
Burada paylaşacağımız anılar Mustafa oğlu Kemal Öztürk'ün, babasından ve köylerindeki Çanakkale gazilerinden dinlediği anılardır: "Babam Atatürk'ün 3 yıl korumalığını yapan Mustafa Öztürk'tür. Dolmabahçe Sarayı'nda bir ağacın arkasında namaz kılarken Atatürk onu görüyor ve yanına geliyor. Bakıyor ki babam Mustafa Öztürk üzerinde yabancı yazılar yazan bir kartonun üstünde kılıyor namazını. Atatürk, 'Neden burada kılıyorsun? Kartonun üstünde yabancı yazılar var, bu kartonda namaz kılınmaz.
Namazını neden mescitte kılmıyorsun?' diye sorunca, babam mescidin kapalı olduğunu söylemiş. Atatürk hemen yaverini çağırıp namaz kılan korumasına seccade getirttirmiş. Babam seccadenin üstünde tamamlamış namazını.
Atatürk o gün, 'Bundan sonra Dolmabahçe Sarayı'nın mescidi açık tutulacak' diyor yaverlerine. Babam 'Atatürk dindar bir insandı' derdi. Bektaşî olduğunu söylerdi.
Babam Atatürk'ün çok güzel Kur'an okuduğunu da söyler ve şunu anlatırdı: 'Kurban Bayramı'nın birinci günü Dolmabahçe Sarayı'ndan bir nida yükseldi: Euzübillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim… Biri içeride muazzam bir sesle Kur'an okuyordu. Bu ses nedir diye merak ediyorlar ama orada nöbette olan polisler bir anda içeriye girip bakamıyorlardı. O anda orada nöbette 10-11 asker ile başlarında da bir komutan var. En sonunda komutan Dolmabahçe Sarayı'na giriyor ve gözyaşlarını silerek çıkıyor saraydan.
Askerler ne olduğunu sorunca komutan, Atatürk Kur'an okuyor. Ben ömrümde böyle güzel bir ses duymadım, diyor. Orada bulunanların hepsi duygulanıyor.' Babam Atatürk'ün çarşafa karşı olmadığını söylerdi. Hatta Atatürk'ün hem annesinin hem de eşinin çarşaflı olduğunu anlatırken, 'Korumasıydım ve benim eşim de çarşaflıydı. Atatürk'ün bir gün olsun buna karşı bir hareketini görmedim' diye anlatırdı. 'Beni koruması olarak almasında da hafız olmam etkili oldu' derdi.
Özkonaklı Zekeriya Çavuş elinde mavzer Çanakkale'de mevzide uyukluyor. Atatürk'ün kolcusu Mustafa (Ulus'taki Atatürk heykelinin önündeki heykel Özkonaklı Kolcu Mustafa'nın heykelidir) Atatürk'ün mevzie yaklaştığını görünce, 'Zekeriya, Zekeriya' diye bağırıyor. Atatürk sus işareti yapıp Zekeriya Çavuş'un yanına yaklaşıyor ve kendi üzerindeki kabanını çıkarıp Zekeriya Çavuş'un üzerine atıyor.
Atatürk alkolik değildi. Cephede, savaş alanlarında içki içtiğini gören kimse yoktu. Özkonaklı gaziler Ata'yı cephede hiç içki içerken görmediklerini söylerlerdi. Atatürk Çankaya'da Dolmabahçe'de sadece dış ülkelerden gelen misafirlere, heyete eşlik etmek için yemekte bir kadeh içermiş."
(devam edecek…)
- Büyük Ortadoğu Projesi’nin Türkiye ayağı / 24.10.2024
- Mustafa Kemal ile beraber hareket dönemi-II / 10.12.2020
- Mustafa Kemal ile beraber hareket dönemi-I / 09.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-VI / 08.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-V / 07.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-IV / 04.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-III / 03.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-II / 02.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-I / 01.12.2020