İstismarcılar ve toplum mühendisleri, Türk toplumunun hassasiyetlerini bilir ve onu kullanmak için çeşitli oyunlar sahneye koyar. Alkol yasağı da bunlardan biridir. Hükümet; alkolün, satış saatinin, içilen mekânların ve satılan yerlerin kapsamının daraltılmasına ilişkin bir düzenleme yaptı. Muhalefet, önüne atılan bu yemi maalesef yuttu ve oyuna geldi. Vay efendim: “Sen bizim içkimize karışamazsın!”, “Yasakçı zihniyet!” sevsinler sizin muhalefet anlayışınızı!Alkol her yönden zararlıdır. Alkolün; ne dini, ne ahlaki, ne insani açıdan, faydalı olduğunu ispat edemezsiniz. Yüce Peygamberimizin “İçkiden uzak durun! Çünkü içki, kötülüklerin anasıdır.” Şeklinde bir buyruğu varken, Onun sözü üstüne söylenen her sözü de boş söz sayarız. Ancak bütün haramlar ve yasaklar gibi alkol tüketiminin de önüne geçemezsiniz. Bu konuda zaten zorlayıcı bir hüküm de koyamazsınız. Kanunlar, kanun koyucu tarafından konur; uymayanlar gerek hukuki, gerek vicdani, gerekse de dini bedelini öderler. AKP alkol yasağında da muhalefeti oyuna getirmiştir. Ne zaman önemli bir gündemi gizlemek ya da toplumu başka yerlere çekmek isterlerse, toplum mühendisleri istediği bir gündemi belirliyor ve kamuoyu da bu konuda top koştururken bir de bakıyor ki kendi kalesine gol yemiş. AKP’nin bu yasaklamayla ne elde etmek istediğinin ipucunu Sayın Bülent Arınç vermiştir. “Bu yasaklama toplumun genel yararınadır ve oylarımızı artırır.” Evet, bu tartışma AKP’nin oyunu artırmaya yönelik ve oluşan gerçek gündemi örtmek içindir. AKP milletimize dönecek ve “işte bunlar alkolü savunuyorlar” diyerek yasağı savunacak. AKP’nin toplumda kan kaybeden dindarlık görüntüsü gene zirve yapacak. Sonra da vatandaşa dönüp; “Vay dinsizler, alkolü savunuyorlar. İşte bunlar geçmişte de şu dinsizlikleri yaptılar. Yaşasın AKP” diyecekler.Toplumun değer yargılarını anlamaktan yoksun ve beceriksiz bir muhalefet anlayışıyla maalesef AKP’nin işi kolaylaşmaktadır. Aslında AKP’nin dindarlıkla falan alakası yoktur. Onlar, dinin istismarını çok iyi yaparlar. Zina yasası, domuz etinin kasaplık etler sınıfına alınışı, kiliselerin, havraların restorasyonu, binlerce kilise evlerinin açılışı, dinler arası diyalog fitnesinin önünü açışları, haçlıyla omuz omuza Ortadoğu’nun kan gönüne dönmesine sebep oluşları, satılan topraklar, yerüstü yeraltı madenlerin yabancılara peşkeş çekilmesi, milli ve dini konuda gerçek kimliklerini ortaya koymaktadır. Alkol yasağı bahane, milletimizi oyalama tiyatroları şahane!
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Umre hakkında bir muhasebe -8- / 29.01.2026
- Umre hakkında bir muhasebe -7- / 27.01.2026
- Umre hakkında bir muhasebe -6- / 26.01.2026
- Umre hakkında bir muhasebe -5- / 25.01.2026
- Umre hakkında bir muhasebe -4- / 24.01.2026
- Umre hakkında bir muhasebe-3- / 23.01.2026
- Umre sonrası bir muhasebe -2- / 22.01.2026
- Umre sonrası bir muhasebe -1- / 21.01.2026
- Ölmeden evvel ölmek ne demek? / 19.01.2026
- Umre nasihatleri -5- / 17.01.2026
- Umre hakkında bir muhasebe -7- / 27.01.2026
- Umre hakkında bir muhasebe -6- / 26.01.2026
- Umre hakkında bir muhasebe -5- / 25.01.2026
- Umre hakkında bir muhasebe -4- / 24.01.2026
- Umre hakkında bir muhasebe-3- / 23.01.2026
- Umre sonrası bir muhasebe -2- / 22.01.2026
- Umre sonrası bir muhasebe -1- / 21.01.2026
- Ölmeden evvel ölmek ne demek? / 19.01.2026
- Umre nasihatleri -5- / 17.01.2026


























































































