Alerji hastalarına sonbahar uyarısı
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Necla Songür, "Sonbaharda da alerjik rahatsızlıklara sıkça rastlanabiliyor. Alerjik bünyeye sahip kişiler bu mevsimde de sokağa çıkamayacak hale gelebiliyor" diye konuştu
07.09.2017 00:00:00
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Necla Songür, alerjik hastalıkların sadece ilkbahar aylarında yaşanmadığını belirterek, "Sonbaharda da bu tür rahatsızlıklara sıkça rastlanabiliyor. Birtakım risk faktörleri nedeniyle alerjik bünyeye sahip kişiler sonbaharda da sokağa çıkamayacak hale gelebiliyor" uyarısında bulundu.
Prof. Dr. Necla Songür, alerji denince akıllara ilk olarak ilkbaharın geldiğini hatırlattı. Prof. Dr. Songür, sonbaharda da bu tür rahatsızlıklara sıkça rastlanıldığına dikkat çekerek, "Birtakım risk faktörleri nedeniyle alerjik bünyeye sahip kişiler sonbaharda da sokağa çıkamayacak hale gelebiliyor. Ancak alınacak önlemler ve tedavi yöntemleri kişilerin bu süreci konforlu bir şekilde atlatmasına yardımcı oluyor" dedi.
'Dışarıda zaman geçirin'
Sonbahar ayında dışarıda zaman geçirmenin faydalı olacağına işaret eden Songür, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Mevsim sonbahar olsa da dışarıda zaman geçirmek hem güneşten daha fazla yararlanmaya, hem de mevsimsel depresyondan korunmaya yardımcı olur. Çünkü bazı hormonlar, bu mevsimde güneşin azalmasıyla birlikte daha çok salgılanır. Bu da kişiyi daha depresif bir duygu durumuna sokar. Ancak bu dönemde özellikle solunum yolu alerjisi olan kişilerin çevresel faktörlere karşı kendilerini korumaları gerekmektedir.
Sonbaharda alerjik reaksiyonların ortaya çıkmasını tetikleyen başlıca alerjenler ev tozu akarlarıdır. Bir diğer neden de nem faktörüdür. Yağmurların artıp, özellikle de dökülen yaprakların nemli ortamda kalması küf mantarı sporlarının ortaya çıkmasına yol açar. Bu mantarlar rüzgarla yayıldığından, açık havada bulunmak küf mantarı alerjisi olan kişilerin şikayetlerini artırabilir. Ayrıca bu dönmede alerjik reaksiyonları tetikleyen bir diğer önemli alerjen ise yabani otlardır.
Ağustos ayı ortasından başlayan ve kasım ayı sonlarına kadar devam eden yabani otlardan yayılmaya başlayan polenler, yağışlarla birlikte artan küf mantarı sporları ve kapalı mekanda oluşan ev tozu akarları çevresel faktörler ile buluşarak üst solunum yolu alerjilerini ve astımı tetikler."
Korunmak için yapılması gerekenler
Prof. Dr. Songür, alerjik rahatsızlıklardan korunmak için ise şu önerilerde bulundu: "Vücut direncini güçlendirmek için balık, süt, yumurta, kırmızı ve beyaz et gibi proteinden zengin gıdaların tüketilmesine özen gösterin. Protein grubunun yanı sıra yeşil yapraklı mevsim sebzeleri, süt ve yoğurt gibi kalsiyum ağırlıklı besinlerin ihmal etmeyin. Depolarda bekletilmiş ve dondurulmuş gıdalardan mümkün olduğu kadar uzak durun.
Mevsimine uygun meyve-sebzelerden tüketin. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek için probiyotik, vitamin ve mineral takviyeleri alın. Günde en az 6-7 saat uyumaya çalışın. Gün içinde fırsat buldukça açık havada temiz havadan ve güneşten faydalanın. Haftada en az 5 gün spor yapın. Özellikle alerjik kişiler için tavsiye edilen yüzmeyi tercih edin. Sonbaharda da hava şartlarına uygun kıyafet seçin, ısı değişimlerinin olduğu süreçte ne çok kalın ne de çok ince giyinin." İHA
Prof. Dr. Necla Songür, alerji denince akıllara ilk olarak ilkbaharın geldiğini hatırlattı. Prof. Dr. Songür, sonbaharda da bu tür rahatsızlıklara sıkça rastlanıldığına dikkat çekerek, "Birtakım risk faktörleri nedeniyle alerjik bünyeye sahip kişiler sonbaharda da sokağa çıkamayacak hale gelebiliyor. Ancak alınacak önlemler ve tedavi yöntemleri kişilerin bu süreci konforlu bir şekilde atlatmasına yardımcı oluyor" dedi.
'Dışarıda zaman geçirin'
Sonbahar ayında dışarıda zaman geçirmenin faydalı olacağına işaret eden Songür, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Mevsim sonbahar olsa da dışarıda zaman geçirmek hem güneşten daha fazla yararlanmaya, hem de mevsimsel depresyondan korunmaya yardımcı olur. Çünkü bazı hormonlar, bu mevsimde güneşin azalmasıyla birlikte daha çok salgılanır. Bu da kişiyi daha depresif bir duygu durumuna sokar. Ancak bu dönemde özellikle solunum yolu alerjisi olan kişilerin çevresel faktörlere karşı kendilerini korumaları gerekmektedir.
Sonbaharda alerjik reaksiyonların ortaya çıkmasını tetikleyen başlıca alerjenler ev tozu akarlarıdır. Bir diğer neden de nem faktörüdür. Yağmurların artıp, özellikle de dökülen yaprakların nemli ortamda kalması küf mantarı sporlarının ortaya çıkmasına yol açar. Bu mantarlar rüzgarla yayıldığından, açık havada bulunmak küf mantarı alerjisi olan kişilerin şikayetlerini artırabilir. Ayrıca bu dönmede alerjik reaksiyonları tetikleyen bir diğer önemli alerjen ise yabani otlardır.
Ağustos ayı ortasından başlayan ve kasım ayı sonlarına kadar devam eden yabani otlardan yayılmaya başlayan polenler, yağışlarla birlikte artan küf mantarı sporları ve kapalı mekanda oluşan ev tozu akarları çevresel faktörler ile buluşarak üst solunum yolu alerjilerini ve astımı tetikler."
Korunmak için yapılması gerekenler
Prof. Dr. Songür, alerjik rahatsızlıklardan korunmak için ise şu önerilerde bulundu: "Vücut direncini güçlendirmek için balık, süt, yumurta, kırmızı ve beyaz et gibi proteinden zengin gıdaların tüketilmesine özen gösterin. Protein grubunun yanı sıra yeşil yapraklı mevsim sebzeleri, süt ve yoğurt gibi kalsiyum ağırlıklı besinlerin ihmal etmeyin. Depolarda bekletilmiş ve dondurulmuş gıdalardan mümkün olduğu kadar uzak durun.
Mevsimine uygun meyve-sebzelerden tüketin. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek için probiyotik, vitamin ve mineral takviyeleri alın. Günde en az 6-7 saat uyumaya çalışın. Gün içinde fırsat buldukça açık havada temiz havadan ve güneşten faydalanın. Haftada en az 5 gün spor yapın. Özellikle alerjik kişiler için tavsiye edilen yüzmeyi tercih edin. Sonbaharda da hava şartlarına uygun kıyafet seçin, ısı değişimlerinin olduğu süreçte ne çok kalın ne de çok ince giyinin." İHA
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.




























































































