George Bush'un başkan seçilmesinde dindar seçmenin desteği önemli rol oynamıştı. Demokratların Başkan adayı Barack Obama da her fırsatta inanç sahibi bir Hıristiyan.. George Bush'un başkan seçilmesinde dindar seçmenin desteği önemli rol oynamıştı. Demokratların Başkan adayı Barack Obama da her fırsatta inanç sahibi bir Hıristiyan olarak yetiştirildiğini vurguluyor.Demokrat ya da Cumhuriyetçi, hangi partiden olursa olsun ABD Başkanı halka hitap ettiğinde konuşmasını "Tanrı Amerika'yı korusun" ya da "Tanrı sizi korusun" sözleriyle bitirir. Santa Barbara'daki Kalifornya Üniversitesi'nden Sosyolog ve Din Bilimleri Uzmanı Prof. Roger Friedland, dinin Amerikan siyasetindeki önemini şu sözlerle açıklıyor: "Bir ateistin bu ülkede herhangi bir makama gelmesi mümkün değil. Halkın büyük bir bölümü yalnızca Tanrıya inanmakla kalmıyor, Hıristiyanlık geleneği ve İsa Peygamber ile kişisel bir bağ da kuruyor. Bu insanlar Tanrıya inanmayanın ahlaki açıdan iyi insan olamayacağını düşünüyor."Evanjelistlerin gücüProf. Friedland, siyasetçiler için vatandaşların dini tercihlerinin belirleyici olmadığını belirtiyor. Ancak bu, dini grupların siyaset üzerinde etki sahibi olmadığı anlamına gelmiyor. Örneğin Amerika'daki sağ Evanjelist kesim, George Bush'un seçimleri kazanmasında büyük rol oynamıştı. Uzmanlar, Kasım 2008'deki seçimlerde de bu kesimin oylarının daha da önem kazanacağı görüşünde. Avrupa-ABD farkıABD ve Avrupa'yı karşılaştıran uzmanlar, şu sonuçlara varıyorlar: Dini inanç Amerika'da bireysel bir unsur iken, Avrupa'da daha çok aile ve geleneklerle ilgili. Ancak, devlet ve din işlerinin ayrılığı ilkesine bağlı kalınan Avrupa ülkelerinde önde gelen devlet adamlarının konuşmalarını "Tanrı sizi korusun" sözleriyle bitirmesi de pek alışılageldik bir durum değil. Uzmanlar, özellikle Amerika'da dinin siyaset üzerindeki etkisinin ekonomik şartlardan bağımsız düşünülemeyeceği düşüncesinde.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.



























































































