2. Halife döneminde Hz. Ali’nin çözümlediği bazı meseleler
Adamın birini Ömer’in yanına getirdiler. ‘Nasıl sabahladın’ diye sordular. Adam şöyle dedi: ‘Fitneyi sevdiğim, haktan hoşlanmadığım Yahudi ve Hristiyanları tasdik ettiğim, görmediğim şeye iman ettiğim, yaratılmamış şeyi itiraf ettiğim halde sabahladım
18.02.2023 20:44:00





İbn Sabbağ, El-Fusul'ul-Muhimme'nin 3. bölümünde, 18. sayfada şöyle yazıyor:
"Adamın birini Ömer'in yanına getirdiler. 'Nasıl sabahladın' diye sordular. Adam şöyle dedi: 'Fitneyi sevdiğim, haktan hoşlanmadığım Yahudi ve Hristiyanları tasdik ettiğim, görmediğim şeye iman ettiğim, yaratılmamış şeyi itiraf ettiğim halde sabahladım.'
Ömer, Hz. Ali'yi çağırdı. Olayı kendisine anlattı. Hz. Ali şöyle buyurdu:
'Doğru söylemiştir. Fitneyi sevmesinden maksat, Allah'ın Kur'an'da buyurduğu gibi çocukları ve malı sevmektir. Zira Allah şöyle buyurur: 'Şüphesiz mallarınız ve evlatlarınız sizin için birer fitnedir.'
Haktan hoşlanmamasındaki maksat ise fitnedir. Kur'an şöyle buyuruyor: 'Ölüm sarhoşluğu hak ve hakikat olarak gelmiştir.'
Yahudi ve Hristiyanları tasdik etmesinden maksat ise Allah'ın şu sözüdür:
'Yahudiler, Nasraniler bir şey üzere değildir, Nasraniler de, Yahudiler bir şey üzere değildir, dediler.' Yani Yahudiler, Hristiyanların, Hristiyanlar da Yahudilerin hak olmadığını ifade ediyor ve birbirlerini yalanlıyorlar. Bu adam da her ikisini tasdik ederek, onları bu konuda doğruluyor.
Görmediği şeye iman etmesinden maksat, görmediği Allah'a iman etmesidir. Yaratılmamış şeyi itiraf etmesi ise kıyamettir ki, henüz yaratılmamıştır.'
Bunun üzerine Ömer şöyle dedi: Ali'nin olmadığı sorulardan Allah'a sığınırım."
Bu olayı Muhammed b. Yusuf, Kifyet'ut-Talib'in 57. bâbında geniş bir şekilde Huzeyfe b. Yeman'dan o da Ömer'den rivayet ediyor.
Hamidi, Cem'un Beyn'es-Sahihayn'da şöyle rivayet ediyor:
"Ömer zamanında beş adamı getirip bunların bir kadınla zina ettiğini söylediler. Ömer, o beş kişinin hemen recmedilmesini emretti. O sırada camiye gelen Hz. Ali hükmü duyunca, Ömer'e burada Allah'ın hükmü, senin hükmünden farklıdır" dedi.
Ömer, "Ey Ali, zina ettikleri sabittir, hükümleri de recmdir" dedi. Hz. Ali, "Zina hükmü insanlara göre farklıdır. Bu da farklı olan yerlerden biridir" buyurdu.
Ömer, "O halde Allah'ın ve Resulü'nün hükmünü beyan et. Çünkü Peygamber defalarca, 'Ali en bilgili olanınız ve en iyi hüküm vereninizdir' buyurmuştur" dedi.
Hz. Ali, o beş kişinin getirilmesin istedi. Birincisinin boynunun vurulmasını, ikincisinin recmedilmesini, üçüncüsünün yüz kırbaç, dördüncüsüne elli kırbaç, beşincisine de yirmi beş kırbaç vurulmasını emretti.
Ömer şaşkınlık içinde şöyle dedi: "Ey Ali! Bu nasıl iş, bir mesele hakkında beş ayrı hüküm verdin?"
Hz. Ali Şöyle buyurdu: "Birincisi zımmi idi. Müslüman kadınla zina ettiği için İslam zimmetinden çıkmıştı. İkincisi evliydi bu yüzden onu taşladık. Üçüncüsü bekârdı yüz kırbaç vurduk. Dördüncüsü köleydi. Haddin yarısını uyguladık. Beşincisi de akılsızdı bu yüzden yirmi beş kırbaç vurduk."
Ömer şöyle dedi: "Ali olmasaydı Ömer helak olurdu. Ey Ali, senin olmadığın ümmet arasında bir gün yaşamak istemem."
Yine bir gün Ömer'in yanına hamile bir kadın getirdiler. Kadın zina ettiğini itiraf etti. Ömer de bunun üzerine recmedilmesini emretti.
Hz. Ali, Ömer'e şöyle dedi: "Senin hükmün kadın hakkında geçerlidir. Ama rahmindeki çocuk hakkında geçerli değildir."
Hz. Ali'nin bu sözü üzerine kadını bıraktılar. Ömer şöyle dedi: "Kadınlar, Ali gibi birini doğurmaktan acizdir. Eğer Ali olmasaydı, Ömer helak olurdu. Allah'ım Ali'nin hayatta olmadığı hiçbir karmaşık sorunda beni hayatta bırakma."
Rivayetlere göre Hz. Ömer hilafeti döneminde 70 kere "Ali olmasaydı Ömer helak olurdu" demiştir.
Hatta Hz. Ali'nin bir numaralı düşmanı Muaviye bile Hz. Ali'nin şahadetini duyunca şöyle dedi: "Ali b. Ebi Tâlib'in ölümüyle ilim ve fıkıh da öldü." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali eserinden)
"Adamın birini Ömer'in yanına getirdiler. 'Nasıl sabahladın' diye sordular. Adam şöyle dedi: 'Fitneyi sevdiğim, haktan hoşlanmadığım Yahudi ve Hristiyanları tasdik ettiğim, görmediğim şeye iman ettiğim, yaratılmamış şeyi itiraf ettiğim halde sabahladım.'
Ömer, Hz. Ali'yi çağırdı. Olayı kendisine anlattı. Hz. Ali şöyle buyurdu:
'Doğru söylemiştir. Fitneyi sevmesinden maksat, Allah'ın Kur'an'da buyurduğu gibi çocukları ve malı sevmektir. Zira Allah şöyle buyurur: 'Şüphesiz mallarınız ve evlatlarınız sizin için birer fitnedir.'
Haktan hoşlanmamasındaki maksat ise fitnedir. Kur'an şöyle buyuruyor: 'Ölüm sarhoşluğu hak ve hakikat olarak gelmiştir.'
Yahudi ve Hristiyanları tasdik etmesinden maksat ise Allah'ın şu sözüdür:
'Yahudiler, Nasraniler bir şey üzere değildir, Nasraniler de, Yahudiler bir şey üzere değildir, dediler.' Yani Yahudiler, Hristiyanların, Hristiyanlar da Yahudilerin hak olmadığını ifade ediyor ve birbirlerini yalanlıyorlar. Bu adam da her ikisini tasdik ederek, onları bu konuda doğruluyor.
Görmediği şeye iman etmesinden maksat, görmediği Allah'a iman etmesidir. Yaratılmamış şeyi itiraf etmesi ise kıyamettir ki, henüz yaratılmamıştır.'
Bunun üzerine Ömer şöyle dedi: Ali'nin olmadığı sorulardan Allah'a sığınırım."
Bu olayı Muhammed b. Yusuf, Kifyet'ut-Talib'in 57. bâbında geniş bir şekilde Huzeyfe b. Yeman'dan o da Ömer'den rivayet ediyor.
Hamidi, Cem'un Beyn'es-Sahihayn'da şöyle rivayet ediyor:
"Ömer zamanında beş adamı getirip bunların bir kadınla zina ettiğini söylediler. Ömer, o beş kişinin hemen recmedilmesini emretti. O sırada camiye gelen Hz. Ali hükmü duyunca, Ömer'e burada Allah'ın hükmü, senin hükmünden farklıdır" dedi.
Ömer, "Ey Ali, zina ettikleri sabittir, hükümleri de recmdir" dedi. Hz. Ali, "Zina hükmü insanlara göre farklıdır. Bu da farklı olan yerlerden biridir" buyurdu.
Ömer, "O halde Allah'ın ve Resulü'nün hükmünü beyan et. Çünkü Peygamber defalarca, 'Ali en bilgili olanınız ve en iyi hüküm vereninizdir' buyurmuştur" dedi.
Hz. Ali, o beş kişinin getirilmesin istedi. Birincisinin boynunun vurulmasını, ikincisinin recmedilmesini, üçüncüsünün yüz kırbaç, dördüncüsüne elli kırbaç, beşincisine de yirmi beş kırbaç vurulmasını emretti.
Ömer şaşkınlık içinde şöyle dedi: "Ey Ali! Bu nasıl iş, bir mesele hakkında beş ayrı hüküm verdin?"
Hz. Ali Şöyle buyurdu: "Birincisi zımmi idi. Müslüman kadınla zina ettiği için İslam zimmetinden çıkmıştı. İkincisi evliydi bu yüzden onu taşladık. Üçüncüsü bekârdı yüz kırbaç vurduk. Dördüncüsü köleydi. Haddin yarısını uyguladık. Beşincisi de akılsızdı bu yüzden yirmi beş kırbaç vurduk."
Ömer şöyle dedi: "Ali olmasaydı Ömer helak olurdu. Ey Ali, senin olmadığın ümmet arasında bir gün yaşamak istemem."
Yine bir gün Ömer'in yanına hamile bir kadın getirdiler. Kadın zina ettiğini itiraf etti. Ömer de bunun üzerine recmedilmesini emretti.
Hz. Ali, Ömer'e şöyle dedi: "Senin hükmün kadın hakkında geçerlidir. Ama rahmindeki çocuk hakkında geçerli değildir."
Hz. Ali'nin bu sözü üzerine kadını bıraktılar. Ömer şöyle dedi: "Kadınlar, Ali gibi birini doğurmaktan acizdir. Eğer Ali olmasaydı, Ömer helak olurdu. Allah'ım Ali'nin hayatta olmadığı hiçbir karmaşık sorunda beni hayatta bırakma."
Rivayetlere göre Hz. Ömer hilafeti döneminde 70 kere "Ali olmasaydı Ömer helak olurdu" demiştir.
Hatta Hz. Ali'nin bir numaralı düşmanı Muaviye bile Hz. Ali'nin şahadetini duyunca şöyle dedi: "Ali b. Ebi Tâlib'in ölümüyle ilim ve fıkıh da öldü." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali eserinden)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
























































































