Mangal demek ateş demektir, kor ateş demektir, içine aldığı maddeyi yakan ya da kendi rengine büründüren ateş…
Bu manzara bilinen ve görünen mangalın hali, bir de şairin dediği gibi bu mangal haset ateşi ile kor haline gelmiş ise, böyle bir mangalda maşa olarak kullanılmak ne yaman bir talihtir, ne korkunç bir sonuçtur.
Şiir, biraz da, okuyanı ve dinleyeni ufuklara doğru kanatlandırmak değil midir?
Şiir, biraz da, kuraklıktan çatlamış olan geniş topraklara, yağmur yüklü bulutların kendi lisan-ı halleriyle yaşın yaşın ağlamaları değil midir?
Şiir, biraz da, tıpkı o yağmur yüklü bulutların çatlamış toprakları sulaması gibi, kuraklıktan, hissizlikten kaskatı kesilmiş olan iç dünyamızı, söz damlacıklarıyla ıslatıp yeşertmek değil midir?
Merhum Feyzi Halıcı, sadece şiir yazmamış, şiir yazanlarla, irticalen şiir söyleyenlerle, kendi döneminde yaşayan saz şairleri ile şiire ve söze sevdalı halk kitlelerini uzun yıllar boyunca bir araya getirmiş, yarım asrı aşkın bir süre 'Konya Aşıklar Bayramını' tertip edip yürüterek, edebiyat tarihimizde, hak ettiği yerini almıştır.
20. yüzyılın başlarına kadar yaşamış ve bu geleneği yaşatmış olan Karslı Aşık Şenlik, Erzurumlu Aşık Sümmani, Bayburtlu Aşık Celali, Sivaslı Aşık Ruhsati, Bolulu Aşık Dertli'lerden sonra bu aşıklık geleneğinin günümüze ulaşmasında ve genç aşıkların, yeni yeni saz şairlerinin yetişmesinde merhum Feyzi Halıcı'nın çok çok ayrı bir yeri vardır.
Onun organize ettiği Konya Aşıklar Bayramı, bu işin ocağı, okulu ve hatta bir fakültesi olmuştur.
Onun açtığı ocakta yetişen saz şairlerinin hemen hemen hepsinin, kendi tarzları, kendi makamları ile okudukları çok güzel bir şiirini, siz değerli Yeni Mesaj okurları ile paylaşmak isterim:
Ettiler dost nazarında,
Esir, göze, kaşa beni,
Sorgusuz can pazarında,
Yazdılar en başa beni.
Boyum yüce arşa-değin,
Gücünüz yeterse eğin!
Meyil vermiş bellemeyin,
Acı pişmiş aşa beni.
Efkârım zor gelir dile,
Sözüm, sohbetim mert ile,
Nice olunmaz dert ile,
Koydunuz baş başa beni.
Yok bu işte sayım, suyum,
Gönülce olmalı uyum,
Ben toprağın tohumuyum,
Ekmeyiniz taşa beni.
Ateş değse çam dalına,
Demir döner at nalına,
Kızgın haset mangalına,
Yapmayınız maşa beni.
Kimler düşüme girdiler,
Dal misali devirdiler,
Gam yüküydüm çevirdiler
Gözden akan yaşa beni.
- ‘İnen hak aşkına…’ / 30.12.2025
- Yoksulun halini onlar ne bilsin? / 26.12.2025
- Özetin özeti… Hayatın özeti… / 24.12.2025
- Üç aylar iklimi derman olsa derdimize / 22.12.2025
- Var mı bir gören? / 16.12.2025
- Ey insan! / 14.12.2025
- Negatif büyüme! / 12.12.2025
- Ezber bozan parti: BTP / 11.12.2025
- Her kime dokunsan ağlayası var / 04.12.2025





























































































