İslam; adaletin temini ve tesisi için iktisadi hayatın hakkaniyet ve adalet esasları üzerine oturtulmasını sağlamıştır Hayatın bütününü kuşatan, kulluk gayesi istikametinde onu düzenleyen İslam, iktisadi hayatı da kendi haline bırakmamıştır; bir takım temel esaslar koymuştur. Zira, iktisadi hayat geçim kaynağıdır. Geçim, hayatın devamına sebeptir. Hayatın devamı ise, kulluk yolunda ve ila-yı kelimetullah uğrunda çalışabilmek için şarttır.Aslında dünya, içindeki mal ve servet, insan için kulluk yolunda fitne sebebi de olabilir. İnsan, fitneye götüren bu menfi meyli, gayeden kopmamak, niyeti Allah rızası doğrultusuna oturtmak suretiyle ile aşabilir. Nitekim, teşvik edilen ve güzel görünen dünya ve servet, Allah için olan ve Allah uğruna tasarruf edilendir. Bir mal ve servet esasen ebedi hayatın sermayesidir. Bu anlamda servetin korunması ve emniyeti büyük önem taşır.İslam muamelatı adaletin temini ve tesisi için iktisadi hayatın hakkaniyet ve adalet esasları üzerine oturtulmasını sağlamıştır.Herşeyden evvel servetin tek elde toplanmasına, İslam hoş bakmaz. Allah yolunda cihad uğrunda tasadduk etmek, fakire ve yetime mali destek vermek, zekat, sadaka vermek, miras yoluyla servetin toplumda intikalini temin etmek gibi esaslarla İslam muamelatı, iktisadi sahada tekelleşmeyi önlemiştir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.

















































































